auro

  • 2646
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

cem karaca

televizyon makinasında yeni albümünün tanıtımı vesilesiyle hatırladığım ve onun hakkında ne düşündüğümü ekşiyle paylaşmak istediğim müzisyen.

özal'a müteşekkir olması, onu ülkesine kavuşturduğu içindir. (daha iyi bir sebep olamazdı)

starın reklamına sesini vermesi, paraya ihtiyacı olduğundandır. (iyi müzisyen olması onun karnını doyuramamıştır.)

süleyman demirel 'i en iyi siyasetçi ilan etmesi, süleyman demirel'in gerçekten iyi bir siyasetçi olmasındandır. (bkz: siyasetçi)

öldüğünde alkışı değil, tekbiri tercih etmesi; onun inançlarından ve sadece müzik icra ettiği zaman alkışlanmayı istediğindendir. (kimse inançlarından veya vasiyetinden ötürü aşağılanamaz)

dönmüştür, çünkü hayatının "izm" lerden ya da "tutarlı" sıfatından daha önemli olduğunu anlamıştır. (çünkü hayatın provası yoktur, herkes hayatını istediği gibi yaşama hakkına sahiptir. )

dönmüştür, çünkü kadere inanan bir insan olarak, gençlikte coşkuyla ve her şeyi göze alarak savunduğu fikirlerin, zaman içinde ne kadar işlevsiz kaldığını, aslında hayatta başka yasaların işlediğini aynı kader ona göstermiş ve onu ne pahasına olursa olsun ülkesine döndürmüştür.

ve ne yazıktır ki, onun düştüğü bu durum acımasızca eleştirilmesine neden olmuş, bu eleştiriler onu çok acıtmış ve belki de bu acıya ve aşağılanmaya sadece alkolle katlanır duruma gelmesine neden olmuştur. (hızla yaşlanmasının nedeni muhtemelen bütün gün içtiği ucuz şaraplar, gün boyu neredeyse hiç bir şey yememesi ve çok az uyumasıdır.)

kendisinin ağzından duyma ayrıcalığına sahip olduğum "mutluluğun tanımı" şöyledir. (cem karaca'dan önce başkaları söylediyse bilemem, ben onun yalancısıyım): mutluluk sürekli değildir. mutlu hayat yoktur. sadece pause'a basılan anlar vardır.

devamını okuyayım »
12.02.2006 02:23