ayfonkullanansosyalist

  • 278
  • 4
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

batı'nın doğu'ya üstünlüğünün sebebi

avrupa ortaçağda şuan ki türkiyeden bile beter durumdaydı. peki nasıl sıyrıldılar buradan?
matbaa diyerek geçiştiren tarihçileri bir kenara bırakmak gerekirse;

ortaçağda baronlar, lordlar, krallar gibi soylu aileler vardı. bu soylu ailelerin tamamının toprakları ve köylüleri vardı. bu toprak ve köyler onların malıydı.
halk mistik ve dini şeylerin içinde kaybolmuş durumdaydı. zaten vasat bir yaşam yaşıyorlardı. sabahtan akşama kadar çalışıp 3 parça ekmek yapıp onunda yarısını lordlara kaptıran, kalan yarısı ile geçinen tipik tarım toplumlarıydı. yani 30-40 yıl öncesine kadar doğunun durumundan farksızdı sizin anlayacağınız.

herşeyi tetikleyen iki başlangıç noktası olmuş bir tanesi roma dönemi eserlerinin tekrar keşfedilmesi, diğer ise yeni ticaret yolları arayışı.
bu arayış yeni kıtaların keşfinden tutun, yeni teknolojilerin üretilmesine kadar birçok kapıyı aralayan reaktif etki yaratmış.

avrupanın batı kıyılarından ayrılan gemilerle yeni yerlere giden misyonerler, maceraperestler bişey keşfetmişler.. her bölgede birşeylerin bol oluşunu.. bu sayede yeni bir materyal yada gıda maddesi dünyanın dört bir yanında keşfedilerek avrupa kıtasına akmış.
örneğin güney amerikanın altınları..
şeker, kahve, mısır ve diğer gıda maddeleri..
hatta verimli volkanik toprak...
keresteler..
ve daha nice yeni ürün.

bunların en önemli sonuçlarından birisi tüccar sınıfının doğuşu olmuş. ticaret insanoğlu tarihi boyunca hep olsa da bizim bildiğimiz anlamda şuan ki ticaretin temeli bu dönemde ortaya çıkar.
bu dönemin bir adı da var: marcantilism. türkçe deyimi ile ticaretçilik. yani tüccarcılık dönemi. ticaretin muazzam geliştiği, zenginliğin ve sermayenin avrupaya aktığı dönem.

bu dönem neyi takip etti peki?
önemli birşeyi.. birincisi avrupa halklarının refahını arttırdı. ikincisi ise soylu sınıfı kadar güçlü yeni bir sınıfın doğuşunu: burjuva sınıfı.
halktan olan ama ticaretle zenginleşen, soyluların yaşamını kıskanan halk bir anda ticaret ile soylular gibi yaşamaya başlar.
çocuklarına piyano dersleri vermeye,
3,4 dil öğrenmeye,
tarih, bilim gibi özel dersler almaya, tiyatroyla, operayla ilgilenmeye başlar..

entelektüelizm ağır şartlarda çalışan, gelecek ve yaşam kaygısı içindeki işçi sınıflarında baş gösteremez.. işte bu burjuva sınıfları ile entelektüel bir hareket doğmuş aslında. rasyonalizm ilk kez avrupada bu dönemde ortaya çıkıyor.
çocuklarına dil öğreten, kültür öğreten, soylu gibi yaşamaya çalışan bu sınıf ile bi kültürel birikimin içine girmiş avrupa. aynı şekilde dünyanın dört yanına gidip geri dönen avrupa nüfusu buralardaki inançları, insaların yaşayış şeklini ve hatta dünyayı dahi sorgulamaya başlamış.

zaten bu dönemde başlıyor bu rönesans, reform ve dinin etkisinden çıkma hareketleri. roma döneminin inanışları, yönetim biçimlerini inceleyen halk agnostik olmayan bir dünyanın var olabileceğini keşfetmiş. cadı yaktıran
katolik kilisesinin gerici tutumuna karşılık protestanlık, ingilterede yavaş yavaş yükselişe geçer.

bu dönemde avrupa halkları bir anda gemilere binip uzak ülkelere gitmeye, ticaret yapmaya ve maceraperestliğe soyunmaya başlıyor.
tabi bunu teşvik eden bir durumda var; bu zenginlikler gelirken, avrupada halk halen daha sefil yaşam yaşıyordu. riske girip dünyanın dört tarafından ürün tedariği etmeyi başaran girişimci ruhlu burjuvazi ve soylu sınıf bu zenginliğin tadını çıkartırken halkın sefaletinde çok birşey değişmemişti.

bu dönemde bu kesimden bazı maceraperest genç bir kesim çıkmış. şehirlerde sefalet yaşamaktansa gemilere atlayıp dünyanın dört bir yanına gidip bir fırsat yakalamanın peşine düşmüştü. moby dick kitabının hikayesi de buradan köken alır.
o dönemin yaşantısını bu kitaplarda görebiliyorsunuz.

bu neyi tetiklemiş peki?
dünyanın dört bir yanına gidip bir sürü farklı kültürü, inancı, ürünü gözlemleyen ve mektuplar göndererek avrupayı bilgilendiren dinamik bir sistemi..

aslında bakarsanız bu dinamizmin darwin'in teorisinin bile altında yatan neden olduğunu görebilirsiniz..
darwin gibi olan ama adı bile unutulmuş bir sürü bilim insanı kralın izinleri ile uzak kıtalara giden savaş ve ticaret gemilerine binip kaptanlara eşlik ederek bilimsel incelemelerde bulunmuş. bu dinamizm olmadan darwinin kendi özel gemisine binip galapagosa gidebileceğini düşünmeyin yani..

buralarda keşfedilen bulgular hem bilimin hem de yeni ticaret kanallarının önünü açmış.
basit bir su membranı özelliği gören amazon bitkisi bile bu dönemlerde keşfedilip avrupada yapı mimarisine girmeyi başarmış..
dikey mimarinin ve büyük şehirleşmenin önü de bu dönemde açılmış..
daha güçlü keresteler, daha güçlü yapı malzemelerinin avrupaya akışı, piyasada bollaşan ürünle birlikte üretim maliyetlerini aşağıya çeken bir etki yapmış.
basit birşey gibi görünen bu zincirleme reaksiyon aslında günümüz toplumunun temellerini atmış.

piyasalar da bu dönem oluşmuş.. balina yağı piyasası, altın piyasası, pamuk, çay piyasası ve daha niceleri.. yani kapitalizm'in temelleri..

sömürgecilik denilen dönem bu döneme tekabul eder.
avrupa ülkeleri dünyanın dört bir yanına misyoner, maceraperest, tüccar gönderip kıta kapmaya başlar.
bugün daha halen bunun etkisi görülür.. hindistanda ingilizce, afrikanın en ücra köşesindeki kabilede bile ingilizce dilini duymak, lübnanın fransızca konuşmasının temelinde bunlar yatar aslında.

bunca kültürel ve maddi zenginlik ile gelişen burjuva sınıfı ve teknoloji avrupada soyluluk(kral ve kral akrabalığı) tabirini bir kenara bırakıp aristokrasi adı altında sınıflandırdığı bir lokomotif sınıf, yönetim biçimini de etkilemeye başlamış.

zenginliğin akışı, gelir sistemindeki bu değişimler, gücün dağılımı krizini de beraberinde getirmiş tabi. örneğin zenginlik krizi yaşayan ispanyada, piyasada altın o denli çok varmış ki altının değeri diğer metallerin değerinin de altında inmiş. `:ünlü sevilla katedralinin altın duvarının altında yatan sebeptir.`

devam eden dönemlerde avrupa halkları gelen bu krizler ve aristokratik sınıfın adaletsiz bir şekilde bu zenginliğin içinde yaşamaları ile ihtilallere başlar. *
kralların artık eskisi gibi söz sahibi olmaması, burjuva sınıfınında yönetime dahil olması ile tek bir adamın ağzına bağlı alınacak hatalı kararların önü kapatılmış bu ihtilallerle.. artık halkın da bir sözü olmuş yönetimde..

aslında burada ingilterenin bu işlerin lokomotifi olduğu tartışılmaz bir gerçek.
1800'lere gelindiğinde başka bir dönemde yine ingiltere liderliği ile başlar: victoryan dönemi ve sanayileşme..
bu dönem çekirdek ailelerin oluştuğu, sabah işe gidilip akşam gelip aile ile zaman geçirilen, ev hanımlığı müessesinin, ev işleri ve bakımlarının geliştiği, günümüz sosyal yaşamının temelinin oluştuğu dönem..
kadınlar bu dönemde sosyal yaşama ve birazda iş yaşamına dahil olur..
kadınlara özel dergiler, karikatür dergileri bu dönemlerde yapılmaya, gazeteler yayınlanmaya, çocuk yetiştirilmesi, çocuk bakımı, okula gönderilmesi bu dönemde gelişmeye başlar.

özellikle ingilterede ortasınıf çok hızlı bir şekilde yükselişe geçmiş. tam olarak şuan ki türk aile tipi ve yaşantısı aslında 19.yy victorian dönemi yaşantısının bir benzeri.
kadınlar iş yaşamına henüz dahil edilmemiş, ev hanımlığı ile sosyal yaşama dahil olmuş ve yavaş yavaş özgürlüklerini almaya, feminizmin gelişmesinin önünü açmaya başlamış.

dönem başlarında elektrik henüz yayılmamışken bu dönemde tüm evlere elektrik dağılmaya başlamış, sanayi gelişmiş ve dört bir yana açılan eğitim kurumları ile bir sürü bilim insanı yetişmeye başlamış. yüzyılın başında buharlı gemiler, telgraflar varken dönem sonuna doğru hesap makinaları, ampuller, plastik gibi materyaller dahi keşfedilmiş ve piyasada satılmaya başlanmıştı. bu dönemde alınan patent ve yapılan keşifler o yüzyılın ne denli sert bir geçiş yaşadığını gösterir nitelikte. james clerck maxwell, gregor mendel, marie currie, dmitri mendeleev, j.j. thompson, pasteur, alfred nobel, thomas edison, tesla, wilhelm röntgen ve daha nice bilim insanı bu dönemde yetişmiştir.

bu dönemde aspirinden tutun, kokaine, x-ray cihazından, periodik tablo ve yeni element keşiflerine, piller, pastorizasyon ve ilaç sanayine bir çok bilimsel keşfin yapıldığı ve gündelik yaşama uygulandığı döneme tekabül eder. dönemin başında elektriksiz, buharlı araçlar varken, dönem sonunda elektrik evlere gelmiş, benzinli araçlar ortaya çıkmıştı.
bu dönemde yaşayan insanlar muazzam bir geçiş döneminde yaşamışlar.
teknoloji ve bilimin ticari yaşama ve gündelik yaşama uygulanması ile ilk kez insanların yaşamlarında boşluklar oluşmuş, refah doğmuş ve daha az emekle daha çok ürünün oluştuğu bir dünya ortaya çıkmış.

ilk kadınlara yönelik dergiler ve modanın gelişimi,

kadınların sosyal ve iş yaşamına dahil olması,
üniversitelerin tam bağımsız ve dinin etkisinden sıyrılmış şekilde eğitimler vermesi,
demiryolu ağları ile tüm şehirlerin bağlanması, yeni bölgelerin gelişimi,
ve daha nice yeni gelişme..

tabi bunca hızlı gelişim beraberinde krizleri de getirmiş..
mesela işçi krizlerini. fakirleşen halk, gelir adaletsizliği, kapitalizm ve emperyalizm sorunları gibi.. dönemin en belirgin özelliği parasızlıktan sokakta fahişelik yapan geniş bir kadın kesiminin oluşması. ilk gecekonduların(slum) ve gecekondu mahallelerin oluşumu(gettolar) bu döneme tekabul eder.
sadece ingilterede bile 1805 yılında 4.800 tutuklanma olmuşken, 1835 yılında 14.437, 1842 yılında ise 31.309 tutuklanmaya kadar çıkmış bu oran.
işsizlik, adaletsiz gelirle beraber polis güçleri ve yargıda evrim geçirmiş sizin anlayacağınız..
zaten ünlü sharlock holmes hikayesi de buradan köken alır. ingilterede o dönemler bu suç oranları ile dedektiflik sektörü ortaya çıkmış ve sharlock holmes gibi hikayelerin doğmasına sebep olmuş. yani artur conan doyle'nın hikayeleri tesadüf değil sizin anlayacağınız..
bu gibi krizler bile gelişimde etkili.. yargı sistemi, polislik ve daha nice şehir kuvvetleri bu dönemde bir sisteme bağlanmış.

ilk işçi sınıfı krizleri, emeğin sömürüsü, emperyalist tutumlar, sosyalizmin yükselişi bu dönemde sorgulanmaya başlar. marx'ın bahsettiği, engelsin kitaplarında ele aldığı durumlar bu dönemin durumlarıdır.
çocuk işçiler, maden işçilerinin durumu, fahişelik ve daha nice sosyal bozukluğun sonucu olarak ekonomi suçlanmış ve devletin ekonomiye müdahalesi sokaklarda konuşulmaya başlanmış. ilk sosyalist ve sosyal demokratik teoriler, kapitalizmin adaleti bu dönemin sonlarında sorgulanmaya başlar.

işçi hakları, ortasınıfın genişletilmesi, sendikalaşma ile avrupa halkları refahın adil paylaşılmasında kendi hakkını kendisi talep etmiş.

tabi bunda aristokratik sınıfın kültürel birikimi de etkin rol oynamış.
bu dönemde ülkenin başına gelen krallar veya yöneticiler reform hareketlerini, bilimi, kadınların toplum içindeki yerini destekleyen insanlar olmuş.
kraliçe victoria bunu en iyi temsil eden kişi aslında.. yada öncesinde kraliçe elizabeth..
daha da öncesinde fransız devriminin monarklarından napolyon..
rusların meşhur deli petrosu bile demir yumrukla yönetse de halkı, reformdan yana olmuş mesela. avrupanın bu birikimini takip etmeyi tercih etmiş.
yada kraliçe catherine'da sosyal olaylarda reformların önünü açmış, halklarının hakkını savunmuş.

aslında bu kadar şeyin zincirleme bir reaksiyon olduğunu görüyorsunuz.
gelişmeler krizleri, krizler yeni bir yapılanmayı, yeni yapılanmalar yeni sistemleri, yeni sistemler yeni gelişimleri tetiklemiş.

ama bu öyle düz bir şekilde değil, akılla, mantıkla, ölçü ve bilim ışığında gelişmiş. ben geldim, devrim yaptım değil mesele, halklar bedeli ne ise ödemiş bu krizleri ve dersler çıkarılarak gerekirse kralların kafaları uçurularak kendileri almışlar "kendi" özgürlüklerini.

avrupa tarihini okudugunuzda en cok hissedeceginiz sey dogunun hicbir bedel odemedigi ve herseyi hazir olarak aldigi hissi oluyor. ders cikararak giden batiya karsi akillanmayan bir dogu goruyorsunuz. tarihsel ve kulturel birikimi olmadigi gibi cogunlukla tarim toplumundan modern yasama daha yeni gecmis toplumlar aslinda. daha cok yolu var dogunun, biriktirecegi, ders cikaracagi.. bu kiyasin bu yuzyilda kapanacagi dusuncesine kapilmamak lazim..
özgürlükler, rasyonalist düşünce, bilim, zenginlik, modern devlet geleneği bedel ödemeden, birikim yapmadan alınmıyor..

kaynak;
medieval total war 1
medieval total war 2
medieval total war rome
medieval total war napoleon
medieval total war empire
medieval total war rome 2
medieval total war atilla

edit; imla, kaynak vs.

devamını okuyayım »