aygunal

  • 23
  • 0
  • 0
  • 0
  • 12 yıl önce

dengesiz sevgili

kesinlikle sizin dengenizi de bozacak, sinir sisteminizi altüst edecek sevgilidir. ilişkinin başından sevgilinin böyle olduğu anlaşılırsa verilen pek çok tavsiyedeki gibi arkaya bakmadan kaçmak kolaydır da yıllar süren bir ilişkide sevgili zamanla dengesizleşmişse sırt çevirmeye, bırakıp kaçmaya sevginiz elvermez. önceki iyi haline tekrar kavuşabileceğini düşünür daha kötüsü kavuşabilmesi için birşeyler yapabileceğinizi sanarsınız. oysa olay aslen psikolojik bazı problemlere dayanıyorsa sevgilinin ihtiyacı olan siz değil profesyonel yardım almaktır, ki büyük ihtimalle kendisi bu ihtiyacının farkına asla varmayacaktır.
halen çok sevse de, asla kötü bir niyeti olmasa da, sadece kendi dengesizliğinden, bir gün çok sıcak, bir gün buz gibi soğuk bir tavırla karşılar sizi, bir gün "canım, aşkım, hayatımken", ertesi gün ağzından çıkacak tek bir güzel kelimeye hasret kalırsınız, önce uzaklaştırır yanından, sonra hep yanında olun ister. "neden böyle yapıyorsun?" diye sorgularken baskıcı, kendi haline bıraktığınızda ilgisiz olursunuz. bir ümit vardır içinizde toparlayabileceğine dair ve çok büyüktür hala içinizdeki sevgi, siz de kendinizi kaybetmeye başlayana kadar direnirsiniz, sabredersiniz, beklersiniz. onun bu gelgitlerinin içinde istemsiz olarak savrulurken en iyisi mantıklı sebepler aramaktan vazgeçmektir, çünkü kendi içinde kararsız, dengesiz, istikrarsız bir insanı mantık çerçevesinde değerlendirmek mümkün değildir. zaten buna mecaliniz de kalmaz bir süre sonra; kendinizden çok değer verdiğiniz o insanın tavırları öyle sarsar ki sizi, işinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı, tüm yaşamınızı etkilemeye, zarar vermeye başlar; zorlar, yıpratır ilişkinizi... ve rahatlarsınız bir anda. fark edersiniz ki aslında içinizdeki mutluluk, heyecan, istek emilmiş, bitmiş. onun için bir şey yapamayacağınızı anladığınızda sizi dibe çekmeden kendinizi kurtarıp ve onun da siz olmadan daha iyi olacağını, toparlayacağını, kendi dengesini bulacağını ümit edersiniz ancak.

devamını okuyayım »