baharda bluescu olan metalci

  • çetrefilli (387)
  • 866
  • 3
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

eski kadınlar o kadar işi nasıl yapıyordu

vizyonu köleliğe dönük, modern hemcinslerinin ve erkeklerin sorduğu soru.
'niye' yapıyorlardı, ne demeye köyün erkekleri kahvede maç izlerken kadınlar derede çamaşır dövüyodu veya şimdiki zamanda da niye çamaşır, bulaşık, yemek yapma, çocuk bakma eylemleri kadının üzerine zimmetli işler diye soran yok.

köy halkı bunca eziyetli hayatı, 8-10 çocukla tarlalarda sabah akşam didinmeyi çekerken birileri niye bebekte yalısında sefa sürüyodu, diyen de yok.

çalıyorlar arada böyle ağzınıza bir parmak balı, sonra şükür minnet duyguları eşliğinde ömür boyu itaat. 'aa ninemin zamanında çamaşır makinesi bile yokmuş ne güzel şimdi ' diye sömürülmeye devam yurdum kadını. ninen de zamanında o dağlar kadar hasadı balya balya taşırken 'anamızın zamanında traktör bile yokmuş' deyip teselli buluyodur merak etme.

şu zulmü kutsallaştırıp, çileciliği, gereğinden fazla çalışmayı, eziyeti, otuz yaşında çürümeye başlamayı öve öve bitiremeyen kafaya bak; eziyeti kendinize reva görüp çilede yarışa yarışa bunca haksızlık normalleşti zaten.
bunda da ortaçağ hristiyan adetleri olan bedeni küçümseyip eziyet etmek mi dersin, tasavvufi düşünceden yayılan sözde nefsi öldürmece için kendini aşağılama pratikleri mi dersin, modern new age'in özne karşıtı söylemleri mi dersin; ne de güzel yutuyorsunuz. bu kafayla da daha çok ezilirsiniz anacım.

herkes(ama herkes) gerektiği kadar çalışıp ihtiyacı kadar tüketse ne bu zamanın insanı bunca strese bitmeyen mesaiye maruz kalır, ne atalarınız nineleriniz o otuz kilo balyaların altında kambur olurdu.

ama 'neden?' diye hesap soracağına önce kadının çilesini fedakarlık, annelik, kadınlık deyip öv; sonra adamın çilesini alınteri, ekmek getirme, bilek hakkı diye öv; villalardan villa beğenenin sefasına tek laf dokundurmayı da 'kıskançlık' 'hasetlik' 'tembellik' diye lanetleyip ses çıkaranı sustur, günde 25 saat çalışan köylüye, dalga geçer gibi'çalış senin de olur' de. müstahak lan bize, hepsi müstahak.

kadın onca işi nasıl yapıyormuşmuş, seni de 6'nda mutfağa sokup eğitmeye başlayıp 13'ünde zorla satıp 15inde yanına bir çocuk daha katsalar, bütün gün evin ağalarına beylerine el pençe divan durmazsan dövüp aç bıraksalar, terbiye diye sana köleliği ve hizmeti öğretseler, köyünden hastaneye gitmek için çıktığında hasta olduğuna sevinsen, beş yaşındayken sulamayı unuttuğun ağaç yüzünden akşam yemeğinden olsan, sırtındaki yirmi kilo küfeden yakınınca 'şımarık' 'nazlı' deyip bi de dövseler, yüzlerce metre yokuşun üzerindeki bahçede sabah beşten akşam beşe fındık toplamak gözünü açtığından beri bildiğin tek hayat olsa, koca koca öküzleri kesip biçerken izlediğin babanın, amcanın, abinin 'bacaklarını kırarım kız uslu ol akıllı ol!' tehditleriyle büyüsen sen de hepsini yaparsın merak etme.

görücü usulü de evlenir, on çocuk da doğurur, boyundan büyük hayvanları da güder, kasa kasa meyve de taşır, kırkını görmeden evvel beşbin hasar almış fıtıklı, sancılı belinle hala küfe taşıyabilme şerefine de nail olursun. madalya da verirler belki.

devamını okuyayım »