balistic

  • 285
  • 4
  • 2
  • 3
  • evvelsi gün

the beguiled

the beguiled”, amerikan kuzey-guney savaşı sırasında kuzeyliler adına savasirken yaralanan parali asker irlandalı onbası john mcburney’nin (colinfarrell) okulun en genc ogrencisi (oonalaurence) amy tarafindan mantar toplarken farkedilmesinden sonra martha farnsworth (nicolekidman) tarafından yönetilen ve edwina morrow’un (kirsten'in yardım ettiği) yardimci olarak calistigi kiz yetistirme yurduna getirilmesinin ardindan gelisen olaylari anlatiyor. yurt sakinleri, yarali askeri konfederasyon askerlerine teslim edip etmemeyi aralarinda tartistiktan sonra cok fazla yasayacakmis gibi durmayan onbasinin yaralarini sarmanin hristiyanligin bir geregi oldugunu vurgulayarak onu yurda almaya karar verirler. düşman askeri ile ilgili çekinceleri olsa da mcburney’nin erkeksi varligina ilgisiz kalamazlar. surekli kontrollu ve celik gibi bir kadin olan miss martha bile baygin durumda yatan mcburney’in vucudunu temizlerken kendine hakim olmakta oldukca gucluk ceker (coppola’nin merceginden mcburney’in yakin cekim vucudunu yakinda detayli bir sekilde gorunce ms. martha’ya hak vermemek elde degil). mcburney iyilestikce, okulun genc ve yetiskin bayanlari onun dikkatini cekmek icin birbirleriyle yarismaya baslarlar. mcburney oldukca tatli dilli ve cekici bir adamdir. sansina inanamayan mcburney savastan mumkun oldukca uzak durmak icin onlar hakkinda yavas yavas bilgi toplarayarak ve ogrendiklerine gore okulun sakinlerini idare ederek okulda kalmaya calisir. bayan martha'nın ne kadar guclu bir kadin oldugunu soyler, ergenlik yasindaki kizlara bir baba gibi davranir, oldukca hassas olan edwina'yı övgüler yagdirir ve onu sevdigini soyler, okulun yetiskin genc kizlarindan olan ve cinselligi yeni yeni kesfeden alicia'nın (ellefanning) kur yapmasina kayitsiz kalmaz. istenmeyen misafir ve okul sakinleri birbirlerine iyice alistiklarinda miss martha mcburney’e yarasinin iyilestigini soyler ve gitmesi gerektigini ima eder. mcburney hic yapmamasi gereken bir sey yapar ve bunu da aci bir sekilde oder.

coppola’nin oldukca kontrollu ayni zamanda da cazip bir hikaye anlatma sekli var. filmi begendim ancak bitirdikten sonra keske biraz daha uzun olsaydi demekten kendimi alamadim; yeterli gelmedi. goruntu yonetmenligini philippe le sourd’un yaptigi filminin goruntuleri cok guzel. dogal ısık ve mum isigi altinda cekilen filmin keyfine varmak istiyorsaniz kesinlikle sinemada izleyin. film sirasinda arka planda calan bir muzik yok ancak ara sira savasin varligini size animsatan top seslerini duyuyorsunuz. bu da karakterler arasindaki ufak ama anlamli bakismalarin daha cok farkedilmesini sagliyor. oyuncu kadrosu isini cok iyi yapmis. ancak colin farrell, kirsten dunst ve nicole kidman abartiya kacmadan cok guclu bir performans gostermisler. colin farrell, kendi ırlanda aksaniyla konustugu icin karakter daha da cekici bir hale gelmis.

*** bu noktadan sonra spoiler içerebilir ***

film, thomas p. cullinan'ın 1996 yilinda yazdıgı "a painted devil" adli bir romanin ikinci uyarlamasi. kitapta yatılı okul farnsworth kızkardeşler tarafından yönetiliyor. hikaye, her öğrencinin, farnsworth kızkardeşlerin ve bu filmde çıkartılmış (dolayisiyla amerika’da oldukca gurultu koparan) ama don siegel'in ilk uyarlamasında bulunan mattie adlı zenci kole kadinin perspektifinden anlatılıyor. hikayede acikca anlatilan bir cinsellik yok ancak her karakterin dusuncelerini okurken cinsel gerilimin yavas yavas yukseldigini hissediyorsunuz. ayrica, mcburney'in niyeti ilk once cok belli degil. icten bir insan gibi duruyor. bence coppola'nın filmi romandaki karaktere siegel'in uyarlamasindan daha yakin olmus. kitapta edwina yardimcidan ziyade diger kizlarla iyi gecinemeyen ancak parası olan ve digerlerine gore daha olgun bir öğrenci. ayni zamanda melez ancak yurtta kimse bunu bilmiyor. kole mattie'nin dusuncelerinden, farnsworth kardeslerin gecmisini, martha farnsworth'un erkek kardeşiyle arasında olan ensest ilişkiyi ve mcburney’in ona olan benzerliğini ve diger ögrenciler hakkindaki bazi gercekleri ogreniyoruz. bundan dolayı bence coppola’nin kole karakteri filminde islememis olmasi filmi cok etkilemiyor; cunku coppola gecmisle degil karakterlerin o anki iliskisiyle ilgileniyor. coppola icin kuzey-guney savasi da sadece arka planda kalan bir goruntuden ibaret.

devamını okuyayım »