balkanlar uzerinden gelen alcak basinc

  • 2463
  • 14
  • 1
  • -5
  • dün

garsonlara acımak

yemek istediğim şeyi söylüyorum, yüzünde bir hüzün, not alıyor. pantolonun cebinde küçük bir sökük sanki intihar ediyor. ayakkabılarının kenarında yorgunluk tozu. bir bağcığının ucundan püsküller çıkmış, huzur bozuyor. kalemi cebine koyup gözden kayboluyor. ekmek parası. döngü, başkalarının işini yaptığımız için başkalarının bize hizmet etmesini sağlıyor: insanları birbirine muhtaç bırakacak sanal bir devinim. işini yapan insanlara acımak, senden çalınmış bir yetinin yarattığı bir tür hüzün. amipten balığa, balıktan insana dönüşen formun geldiği son evre: senden çalınanı sana sundukları kadar yoksulsun. otobüsün baş ucunda bir muavin tekerlekli sehpasıyla sana hizmet etmeye geliyor. muavine acımak zorundasın çünkü acınacak haldesin, kendi çayını kendin dökemeyecek kadar yoksunsun, yoksun. sartre'ın bulantısı gibi yaklaşıyor haddimiz olmayana acımak.

devamını okuyayım »