basliklari ustuste koyup yaninda yattim

  • 427
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen ay

ekşi itiraf

bugün kötü bir gündü. kendimi sinek gibi hissediyordum. ezilmiştim, hem de ensesi kalınlar tarafından. evden çıkarken başarı etiketini taşıyordum, iki saat içinde üzerimde sadece taksitle aldığım takım elbise kaldı. kıyafetim öyle göstermese de kartıma beş lira atıp öyle gittim evime, istemeye istemeye. o soğuk binadan çıktığımda yalnız olduğumu yani öyle lafta değil gerçekten yalnız olduğumu hissediyordum. bunu hisseden herkes gibi annemi ve babamı özledim. şükür ki onlar var yanımda. onları aradım, annem açtı. onunla da fazla konuşamadım zaten, sesini duydum sadece.

telefon kapandı ve seni gördüm. nasıl yaptın bilmiyorum ama beni tekrar güçlendirin. hala güzel bir şey vardı hayatta, çünkü gülümsüyordun. bahane aradım. neredeyim bilmiyorum, ne güzel. nereye gideceğimi sana soruyorum, ne güzel. "üç dakika sonra gelecek." diyorsun. otobüs geç geliyor ne güzel. trafik aplikasyon dinlemiyor. "boşuna indirmişim desenize." diyorsun. senin otobüsün geliyor, iyi de benim değil. gidiyorsun bir şey yapmalı. illa ortak bir yere çıkıyordur. sen "bu metrobüse de gidiyor" diyorsun. iyi de benim yolum orası değil. bilme bunu, ne güzel. sen o köşedesin ben sana bakmamaya çalışıyorum. korkma benden çünkü o gülümsemenin sönmesi insanlık suçudur. durak göstergesi illa ki tanıdık bir yeri yazıyordur zaten. hem ne olacak. seninle aynı nefesi biraz daha almak bana iyi geliyor. şöyle bir arkana baktın gülümsedim, sen de öyle. hala aklıma o an. içim ısındı. kendini kaçırdın. ama korkudan değil çünkü ben de kaçırdım gözlerimi. ve bekledik. ben nereye gittiğimi bilmiyorum.

"siz neden hala inmediniz?" dalga geçmiyor yahut kızmıyorsun. şaşkınsın sadece. bense nerede olduğumu biliyorum, senin yanında. iniyoruz otobüsten. "sen nerede ineceğimi söylemedin ki." şaka yollu savuşturuyorum. yolumu uzatmadım, senin hatan değildi. zira o yol sensiz olandan çok daha kısa geldi. kaç metreydi hatırlamıyorum belki yüz belki daha az ama aynı yolu yürüdük seninle. öjelerinin rengine kadar ezberledim.*metrobüs durağı. veda vakti geldi. ayağını metrobüse çıkan yola atıp geri çekiyorsun. bense fark etmiyorum. fark etmiyorum işte. elini tuttum ve teşekkür ettim sana her şey için. sorsaydım söylerdin adını ama o kadar güzel gülüyordun ki aklımda da öyle kal istedim, güzel gülen kız.

devamını okuyayım »
15.12.2016 01:07