batu

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (535)
  • 1986
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

türk tipi akademisyen

(bu yazdıklarımın, çoğunluğu kapsadığını düşünmekteyim)

+ hayatında hiç öğrenci olmamış gibi davranır. akademisyen olur olmaz öğrencilerin anasını ağlatmayı şiar edinir.

+ makale yazmaya niyet eder; kaynakları asistanına buldurur, analizi, düzeltmeleri asistanına yaptırır. makalenin yazım süreci dahilinde asistanından brifingler alır. makale bittiğinde de ismini en tepeye çakar.

+ kendini geliştirmez. üniversite hayatında edindiği bilgiler üzerine yeni bilgiler eklemeyi sevmez.

+ ezber metoduna körü körüne bağlıdır. olayların, teorilerin, konuların mantığını kavratmaktan çok uzaktır.

+ derse asistanını sokar. sınav kağıtlarını asistanına okutur. çevirilerini asistanına yaptırır. bu sebepledir ki, asistanının asistanlık süresini son güne kadar uzatmaya çalışır.

+ fotokopi çektiren öğrencisini sınıfın önünde küçük düşürür, duman eder. "paran var mı yok mu, neden kitap alamadın" diye sormaz bile.

+ kendini öğrencinin yerine koymaz, öğrencilerine rahatça çemkirir. akademisyen olduğu için bu hakka sahip olduğunu düşünür.

+ öğrenciyi eğitilmesi, bilinçlendirilmesi, topluma kazandırılması gereken bir birey olarak değil, bir organizma, bir velinimet olarak görür.

+ sınavlarda ters köşe yapmaya bayılır.

+ kafasını attıran sınıflar varsa, gerek hazırladığı sınav sorularıyla, gerekse puanlama ile hepsinden intikam alır. sınavlarda herkesi denize döker.

+ powerpoint sunumunu doldurdukça doldurur, herhangi bir ekleme yapmadan, sunumu okuyarak koca bir dersi geçirebilir.

+ önündeki ders kitabını okuyarak tüm dersi geçirebilir.

+ ezberci sistemi sayesinde, öğrencilerini de kendisi gibi papağanlaştırır.

+ anadoludaki bir üniversitede çalışıyorsa, öğrencilere daha okulun ilk haftasından itibaren nutuk atmaya başlar, "büyük şehrin büyük üniversitelerinde okuyanlar karşısında hiç şansınız yok" diyerek öğrencilerine söylenir.

+ egosunu öğrenci üzerinde rahatça tatmin eder.

+ eşine, dostuna, arkadaşına kızmışsa ya da okulda bir tatsızlık yaşamıssa, o günkü hıncını öğrenci(ler)den çıkarır.

+ ödev yaptırır okumaz, araştırma yaptırtır bakmaz. sorsan, "öğrencilerim araştırmayı, ödev yapmayı seviyor ve bunları da çok iyi yapıyor" der.

+ ideal bir eğitimcide olması gereken özellikleri bünyesinde barındırmaz.

+ akademisyenliği parası için yapar; kendini geliştirmek, öğrencilere faydalı olmak için değil.

+ kafasını taktığı öğrencilerin, öğrencilik hayatlarını burunlarından getirir. öğrenci; not olarak eline düşmüşse not vermez, teziyle eline düşmüşse tezini lastik gibi uzatır.

+ feodal ilişkiler ile hareket eder. ona göre, bilenler değil, ilişkilerinin iyi olduğu öğrenciler, hocalar önce gelir.

+ zekası ile ünvanı arasında doğru orantı yoktur. ters orantı vardır.

devamını okuyayım »