bayamlik prensi

  • 104
  • 11
  • 4
  • 0
  • dün

mor ve ötesi

röpteşambırıyla şömine karşısında oturup single malt viskisini yudumlarken, arkada çalan moonlight sonata'nın yaşattığı müzikal orgazmdan dolayı purosunu* yakmayı unutanların; fast food, ergen işi klasmanına aldığı grup.

aynı kişi 6 yaşından beri piyano ve fransızca dersi de alıyor. ahh o blues'lar jazz'lar kafası yani.

hayatımda babam ve numaralandırdığım hikayelerinden daha fazla dinlediğim bir şey varsa o da mor ve ötesi'dir. babam hep aynı hikayeleri ilk defa anlatmış gibi yapardı, bende cümleye girişinden kaç numaralı hikaye olduğunu anlar gerisini dinliyormuş gibi yapardım. bunu o kadar uzun bir süre yaptım ki, belki hikayeler değişmiştir bilmiyorum, bir yerden sonra hiç dinlemedim çünkü.

mor ve ötesi'ni ise her dinlediğimde ilk defa dinlemiş gibi yapıyorum. her şarkılarına, her albümlerine yeni çıkmış gibi davranıyorum. albümlerinden seçmeler yapıp kendi deluxe edition'umu oluşturdum. unutmak zorunda kalırım diye şarkı sözlerini ezberlemedim, bilmiyomuş gibi de yapamadım.

bu güne kadar türk rock tarihinde dünya yalan söylüyor'dan daha kaliteli bir iş yapılmışsa, bırak zaman aksın'dan daha samimi bir iş yapılmışsa getirin, dinleyelim. ha eğer yapılmamışsa; ortamlarda led zeppelin dinliyorum ayağına, en sevdiğim şarkıları stairway to heaven demeye devam.*

devamını okuyayım »
05.03.2018 01:00