belirsizlik

  • 481
  • 3
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

haydarpaşa-gebze banliyö treni

çocukluğumun trenidir.

okula başlamadan önce uzun süreli misafirlik dönemlerim vardı teyzemlerde. önceleri çayırova daha sonra pendik'te oturan teyzem, ki titizliğiyle ünlüydü kendisi, ne zaman genel ev temizliği yapmaya kalkışsa eniştemle evden kaçardık. tcdd'den emekli mühendisdi eniştem. elimden tutar, tren istasyonuna götürürdü beni. gazete bayiinden milliyet alıp koltuğunun altına sıkıştırırdı.önce gebze'ye giderdik.zaten istasyon sayısı az, kısaydı yol. daha sonra gerisin geri haydarpaşa'ya kalkan trene yetişirdik. eniştem yol boyunca bir yandan gazetesini okur; bir yandan tren, istasyona yaklaşıp yavaşlayınca bana uğrayacağımız istasyonun adını söylerdi. eğer o istasyonla ilgili bir anımız varsa, yakınlarında bir tanıdığımız oturuyorsa falan onu da hatırlatırdı. tünelleri severdim ben. küçük bir tünel de olsa geçeceğimiz, eniştem hemen "hadi kapa gözlerini" der; tünele girdiğimizde "aç şimdi" derdi. gözlerimi açtığımda gördüğüm karanlığa gülerdim.*

trenimiz haydarpaşa'ya vardığında mevsimine göre dondurma, ayran, gazoz ve mutlaka simitlerimizi alır vapur iskelesine doğru bir tur atar, sonra yine gebze'ye doğru yola çıkardık. yine köprüler, istasyonlar, tünelcikler, açılıp kapanan gözler, x ürününü satarken yanında "şu görmüş olduğunuz" y'yi, z'yi, t'yi hatta j'yi de armağan eden seyyar satıcılar... kondüktör bilet sormaya geldiğinde eniştem cüzdanındaki tcdd pasosunu daha tam çıkartmadan kondüktör başıyla bizi selamlar, bazen yanağımdan bir makas alırdı. biz eniştemle karşılıklı koltuklarda oturup ciddiyetle yaptığımız yolculuğumuza devam ederdik...

teyzemin temizlik günleri haydarpaşa-gebze hattında en az 3-4 saatlik tren yolculuğu demekti benim için..tıngır tıngır giden trende hayallere dalmak, yeni yerler, yeni insanlar görmek demekti. haydarpaşa'nın yüksek tavanlı binasındaki her motife hayran hayran bakmak, o zamana kadar gördüğüm en büyük binanın içinde olduğuma şaşırmak demekti. istasyonları sırasına göre saymayı öğrenmek, süreyya plajı'na geldiğimizde "denize gider miyiz enişte?" diye sorup enişteden denize gitme sözü almaktı..haydarpaşa'dan alıp kemire kemire yediğim simidin bir parçasını avcumun içinde saklayıp eve gidince teyzeme uzatmam; teyzemin o yamru yumru olmuş simit parçasını "bana simit mi getirdin haydarpaşa'dan" diyerek dünyanın en güzel simidiymiş gibi yemesiydi..

şimdi bu tren hattının kaldırılacağını söylüyorlar. eniştem kalkıp gideli 18 yıl oldu, teyzem de 2,5 ay önce gitti buralardan. artık beni pendik'e götürecek bir neden kalmasa da orda olduğunu bilmek bile güzeldi. sen de gitmesen iyi olur be haydarpaşa-gebze banliyö treni...

devamını okuyayım »