benaslenyokum

  • 1224
  • 38
  • 9
  • 0
  • dün

çukur (dizi)

stockholm sendromuna yakalanmış bir mahalle halkı ve bu mahallenin rantına göz dikmiş suç örgütleri arasında geçen mücadeleyi anlatan dizi.

dizi bizim yaşadığımız dünyada geçmiyor gençler sakin olun. (bu konuya geleceğiz.)

çukur hakkında bildiklerimizi bir alt alta koyalım:

-çukur idris koçovalı isimli bir organize suç örgütü lideri tarafından "kurulmuş".

-koçovalı ailesinin doktirinasyonu altında örgütlü bir halkı var.

-devlet otoritesinin geçmediği bir yer.

-görünüşe göre koçovalı yönetiminde mahallede uyuşturucu, gasp, fuhuş gibi suçlar işlenmiyor.

öncelikle; koçovalılar mütehahit değil ve çukura biraz dikkatli bakarsak 80 lerin deniz kumu binaları ve daha tarihi binaların birarada olduğu eski bir mahalle, yani koçovalılar çukuru inşa etmedi, çukuru ele geçirdi. idris kendini baba olarak konumlayıp çukur'u "kapısı herkese açık bir yuva" olarak tanımlıyor. ama öyle mi?

çukurun çoğu tapusu idris'in elinde. idris bu binaları nasıl satın aldı? değerinde satın alarak mı? güç kullanarak mı? biraz makul olursak idris'in bu tapuları gücüyle aldığını varsaymamız saçma olmaz. idris kurduğu "herkese açık yuvayı" kimlerin yuvasını ellerinden alarak yaptı şu an için bilemiyoruz.

idris baba. ama öncelikle mafya babası. yönettiği suç örgütü kanun dışı silah satışı yapıyor. üstelik ciddi silahlar, otomatik silahlar. bir şekilde kendi bölgesinden devlet otoritesini kaldırmış bir adam. hastane gibi devlet hizmetlerini görsek dahi devlet otoritesi ile ilgili herhangi bir emare ortalıkta yok. (devletin gittikçe merkezileştiği ve otoriterleştiği bu günlerde belirli bir mahallede devlet otoritesinin görünmemesini bile çukur'un bizim dünyamızda geçmediğinin göstergesidir.)

bu mafya babasının kurduğu yuvanın mottosu nedir? "çukur evimiz, idris babamız". sadece bu yüzden çukur zaten yıkılmaya mahkumdur.

çukur istenmeyen evlatların kahramanları olduğu bir hikayedir, neredeyse her ana karakter öyle yada böyle istenmemiş evlatlardır.

tüm ana olaylar, selim'in ihaneti, vartolu'nun çukur2u dağıtması, çukur'un başına yamaç'ın geçmesi, sena'nın yamaç'a olan bağlılığı, kahraman'ın ölmesi, tüm bu güç savaşları arasında kara kuzular'ın çukuru ele geçirmesi, hepsi istenmeyen evlatların kendi yerlerini araması sürecinden doğma.

hatta çukur'u kaptırdıkları kara kuzular komple istenmemiş evlatlardan oluşma bir örgüt. başarılarının sırrı da burada saklı.

koçovalılar tarafında izlediğimiz olayların tek ana sebebi idris'in babalık etmek konusundaki başarısızlığıdır.

oğulları ile olan ilişkilerine bakalım:

selim: asla sevmediği, asla güvenmediği, yok saydığı oğlu, ona ihanet etti.

vartolu: kayıp oğul, ondan haberi olmasa dahi, belirli bir noktadan sonra tek istediği olan baba sevgisini ona verebilmiş olsaydı, işler bu noktaya asla gelmezdi.

yamaç: istemediği diğer bir oğul, kendi yolundan gidip kendisi gibi olmaya kalktığı için ailesinden kovulmuş, dışlanmış oğul. otorite boşluğu doğduğu için tamamen ihtiyaçtan başvurulmuş yedek plan, yamaç koçovalılar için bir evlattan ziyade bir acil plan, gücü korumanın olası bir yolu.

cumali: babası ile olan ilişkisini şimdilik bilemiyoruz lakin cezaevinde yatmakta olduğu zamanlarda babası idris'in ona karşı herhangi bir ilgi emaresini göremiyoruz.

kahraman: sevilen tek oğul zira babasına karşı gelmemiş, tam babanın istediği gibi şekillenmiş oğul, tüm plan onun üzerine kurulmuş olduğu için kaybı çukur'un tün düzenini bozmuştur.

idris ve ailesi çukur'un kaybedeni olmuştur çünkü, "aile" üzerine kurulu bir örgütlenmenin (çukur sembolündeki aile vurgusunu hatırlayalım) çekirdeği olan aile başarısız bir ailedir, reis'i ne koca olmakta ne de baba olmakta başarılı olabilmiştir, diğer yanda ise anne ve babalarını "öldürmüş" kara kuzular vardır, başarısızlığa mahkum ve hiyeraşiye dayanan "aile" modeli yerine kardeşliğe dayalı daha sağlam bir yapılanma kurmuşlardır, daha örgütlü ve disiplinlilerdir, biraz halı saha işletip, azıcık adam dövüp biraz da silah satan elemanlar yerine rütbeli, görevi belli adamları vardır.

çukur'un iki yönetimi arasındaki fark sadece suçun çukur'un biraz daha içinde olmasıdır. kara kuzular ailelik-babalık iddaasında olmadıkları için suçu yumuşatmamışlar, görünür hale getirmişlerdir, çukur'u bu anlamda kirletmemişler, aksine daha dürüst bir yer yapmışlardır.

sonuçta çukur bir suç örgütü tarafından yönetilen, sakinleri de bu suç örgütünün doğal adamları sayılan bir yerdi.

şu anda ise, bir suç örgütü tarafından yönetilen, sakinleri ise yöneten örgütün biraz daha dış halkasında, bu örgüte çalışan bir yer.

devamını okuyayım »
05.11.2018 12:53