benim arabam var

  • 247
  • 14
  • 5
  • 0
  • dün

deva partisi

başlık altında yazılan çoğu düşünceyi okudum.

maalesef cahil olanların sesi daha bir gür çıkmaya başladı bu platformda. kimsenin kendinden en ufak şüphesi yok. herkes söylediğine sonuna kadar inanıyor ve kulaktan dolma iddiasını kanıtlamaya gerek dâhi görmüyor. arada nadir de olsa mantık düzleminde yazılan bazı uzun griler olsa da "o kadar yazıyı kim okuyacak özet geç" diyenlerin nüfusu baskın olduğundan arada kaynayıp gidiyor.

benim gözlemlerime göre ali babacan ve partisini yerenlerin büyük bir kısmı şu şekilde;

ali babacan döneminde abd'de likidite bolluğu olduğu için ülkeye döviz girişi sağlanıyordu, ekonomi o nedenle iyi idi.

peki doğrusu nedir?

bahsedilen dönem 2008-2012'li yıllara denk geliyor, ki o dönem abd dolar rezervi 800 milyar dolar idi. abd merkez bankası tarafından (fed) 2006 yılında başlatılan parasal genişleme programı kapsamında; ali babacan döneminde 800 milyar olan dolar rezervi şu an gelinen noktada 4 trilyon dolara ulaşmış durumda, yani 4 katından fazla. ee sormazlar mı adama 800 milyar dolar rezerv varken ülkeye giren döviz, şu an 4 trilyon dolarken niye uğramıyor diye.

krizin sebebi ali babacan'ın inşaat ekonomisine dayalı politikalardır

peki gerçek nedir?

ali babacan ekonominin başında olduğu dönemlerde sık sık inşaat sektöründeki rantlardan dolayı sanayiye ilginin azaldığına yönelik uyarılarda bulunmuş, sırf bu sebeple erdoğan ile ters düşerek kabinede aktif görev almayı bırakmıştı. eğer uyarıları dikkate alınsaydı türkiye bugün inşaata değil, üretime dayalı bir sanayi ülkesi olurdu. 2014

ingiltere'nin adamı

aslında cevap vermeye değecek bir durum değil ama ülkede cehalet düzeyi en üst seviyede olduğu için bi iki kelam edelim bu konu hakkında.

21.yüzyılın en önemli gelişmelerinden birisi finansal küreselleşmedir. küreselleşen dünya ile birlikte ulus-devlet modeli önemini büyük ölçüde yitirdi. ulusal ekonomilerin yerini uluslararası üretim ağlarından oluşan küresel ekonomi aldı. dolayısıyla günümüzde daha doğrusu günümüz türkiye'sinde milliyetçi söylemler iç politikada siyasetçilere artı puan kazandırsa da, dış politikada ülkeyi global dünyadan izole hale getiriyor. ayrıca akp, çığ gibi büyüyerek ülkeyi kırılgan hale getiren sorunları lobi benzeri faaliyetlerle çözmeye çalışsa da halk yorgun ve bitkin olması nedeniyle artık bu şovenist tavırları yemiyor.

herşeyden önce türkiye üretim, teknoloji ve yatırım yönlerinden mevcut taleplerini karşılayabilecek seviyede bir ülke değil. ülke ekonomisi, dünya ekonomik faaliyetlerinin esas katılımcılarını dikkate almadan ekonomik gelişim stratejisini gerçekleştiremez.

ali babacan'ın buradaki asıl misyonu; türkiye'yi global dünyaya entegre ederek bir yatırım cenneti haline getirmek. şayet partisi iktidar olursa türkiye'nin yerde olan uluslarası itibarını tekrar iyileştirebilme potansiyeline sahip. ayrıca serbest ekonomi piyasasına ziyadesiyle hakim olması bi yana, küresel sermayeyi türkiye’de yatırım yapmaya ikna edebilecek ender isimlerdendir kendisi.

bu durum ali babacan'ı ingiltere'nin adamı yapmaz aksine iyi bir iş ortağı yapar. bu çağda küresel finans kuruluşlarıyla iyi ilişkiler kuramayan politikacılar bi zahmet ülke yönetmeye talip olmasın zaten.

eski akp'li

mansur yavaş gökten indi,
meral akşener gökten indi,
recep tayyip erdoğan gökten indi,
ekrem imamoğlu gökten indi ama ali babacan eski akp'li öyle mi? riyakârlığın da bu kadarına pes.

siyasal islam yazanları kaale dahi almaya gerek yok. kelime dağarcıkları muhtemelen başka cümle kurmalarına müsaade etmediği için bir birilerini papağan gibi tekrar edip durmuşlar.

devamını okuyayım »