bira icelim

  • şekerpare (669)
  • 779
  • 16
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

postmodernizm

güzel, savaş başlamış. yüce önder kadir cangızbay'ın düşünceleriyle muharebe alanına intikal ediyorum:

neoliberalizmin ya da liberalizmin sosyal yaşamdaki hükümranlığının ifadesi olan postmodernizm, iyi huylu faşizmdir demişti kadir hoca derste. bu nedenle de neoliberalizm zora girdiği an faşizme doğru kayacaktır diye eklemişti. nitekim, fisin fisi nickli dostumuzun kanada'da uygulandığını belirttiği "söyleme zorunluluğu" hadisesi de bize göstermektedir ki, mevzu faşizmin sınırında seyir almakta, en ufak akıl tutulması ile faşizme kaymaktadır. o yücelerin yücesi kanada başbakanı belki bir gün bu utancından dolayı utanır ama postmodernizmde utanmak diye bir şey yoktur. değer, ahlak, duruş, onur adına hiçbir şey yoktur.

mekanizma şöyle işlemektedir: faşizm, "insan insanın kurdudur" diyerek kendisini meşrulaştırırken -birbirinizi yememeniz için başınıza çoban lazım sizin anlayışı ve böylece çobanın sizin için(!) size rağmen zorbalaşması-, postmodernizm, "o da haklı öbürü de haklı" demekte ve kulağa hoş gelse de aslında aynı şeyi söylemektedir. faşizmde bir kişi dayak yediğinde, sen haksızsın ondan dayak yemen yeğdir deniyordu, bunun kararını da dayak atan veriyordu, devlet. şimdi biri dayak yediğinde, dayak yiyen de suçsuz, dayak atan da suçsuz deniyor. bu konuda en güzel örneklerden birisi organize işler filmi. evet, maalesef. hırsızlar haklı gösteriliyor, şu etrafa bak süpermen hiçbir şey arak diyil öyle mi diye savunuyor kendisini hırsız ve ekliyor: tarafını seçen, araklanan olacaksın ya da araklayan olacaksın. sanki amına koyduğumun dünyasında başka bir seçenek yokmuş gibi! bu durumda hırsız da haklı, mağdur olan aile de haklı; dolandırıldılar aliminyum. dolayısıyla izleyici, meseleye baktığında, ortada bariz bir suçlu göremiyor. işte bu durum tam olarak postmodernizmin o her türlü değeri yok sayan, her boka görelidir diyen, doğrunun kişiden kişiye göre değiştiğini ileri süren tavrıyla ilgili bir durum: o da haklı öbürü de haklı. bu durumda kim güçlüyse onun dediği oluyor; yani orman kanunları. yani faşizm.

yine üstat kadir cangızbay'ın bu konuda verdiği bir örneği ifade edeyim: nilüfer göle denen kadın, çarşaf ve burka meselesinin özgürlük kapsamında olan bir şey olduğunu bu nedenle de dileyen insanın giymesini savunmak gerektiğini dile getirmiş. buna yönelik olarak kadir beyler şunu söylemişlerdi: insan, insanı yüzünden tanır; kolundan, bacağından, elinden, saçından vs değil. bu durumda bir insanın yüzünü tanımayacak kadar kapatmak, o insanı aslında insanlıktan çıkartmak anlamına gelmektedir; bu kişinin bizzat kendi isteği olsa bile. dolayısıyla burka ve çarşaf/peçe bir insanın insan olarak tanınamaz hale getirdiği için hoşgörülemez. "her dini inanca saygı duymak demek, ölen kocasının yanına karısını da diri diri gömen hindu inancını da aklar." bundan güç alan pislik islamcı da kalkar, altı yaşındaki kızla evlenebiliriz, bu bizim inancımız, saygı duyun der.

sorgulamayı ve haysiyeti parantez içine alıp, hoşgörüyü yalnız bırakan bu akım insanlığın başına gelmiş en berbat şeylerden birisi olma niteliğine sahiptir. bunu tarihin ilerleyen dönemlerinde elbette ders kitaplarında bile yazacaklar. fakat uyanışın erken olması için, her yerde ve her konuda yazarken, mutlaka alt metnimizi postmodern pisliğin panzehiri olan haysiyet, onur, duruş ve değer gibi kavramlarla inşa etmeliyiz. bugün herkes mutsuz ise ve şöyle çok uzaklara gitmeden sadece 70li yıllara baktıklarında bile garip bir hüzün hissediyorlarsa, orada, bu pisliğin neden olduğu değersizliğin insan haysiyetinde açtığı yaralara bakmak yeterli olacaktır. o da öyle yapsın, bu da böyle düşünsün. oldu amına koyim.

dies irae ve fisin fisi nickli arkadaşların belirttiği üzere, bugün feministler, liberallere yakınsayan ve böylece güzelim solumuzun da içine eden aşağılık, onursuz yaratıklar ve sosyal adalet savaşçıları şunu bilmeliler; sizi besleyen kaynak bugün akepeyi de besliyor. neye dönüşmekte olduğunuzu ve böyle giderse nihai olarak dönüşeceğiniz şeyi, bugün onlara bakarak anlayabilirsiniz.

devamını okuyayım »
22.08.2017 07:40