birazdan geliyorum

  • 62
  • 7
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

19 temmuz 2017 bilgi yayınevi rezaleti

ortalıkta rezalet falan yoktur. azıcık araştıran herkes, silahlara veda'nın yayımlandığı 1929'dan sonra kitabın yasaklanması üzerine, yayınevi tarafından sansürlü versiyonlarının basıldığını öğrenebilir. hemingway savaşı askerlerin dilini temizlemeden olduğu gibi vermek ister ancak gelen yasaklar üzerine yayınevi tarafından bazı bölümler çıkartılır, sözcükler değiştirilir. mehmet harmancı ve başka çevirmenler muhtemelen bu sansürlü baskıları çevirmişlerdir. yazar ise sansürsüz bir baskıdan kontrol edip bulduğu bütün eksikleri yayıneviyle çevirmene fatura ediyor.

mehmet harmancı'nın çevirisi burada iddia edildiği gibi rezil bir çeviri falan da değildir. sonuçta tarık dursun k. ile yayınevi kuran, can yücel ile çevirmenlik bürosu açmayı tasarlayan bir kişi bu.

yazar neyin derdinde anlamadım ancak yayınevine ve çevirmene yönelttiği suçlamalar asılsız. bana sorarsanız ben elbette sansürsüz baskıdan yapılan çeviriyi tercih ederim. zaten hemingway de arkadaşlarına kitabı gönderirken el yazısıyla orijinal sözcükleri eklemiştir. ancak yayınevine bunu bir rica ile, bir uyarıyla yapmak dururken işi ahlaksızlıktan tutun da intihale kadar bin tane suçlamaya vardırmak bence çok daha büyük bir ahlaksızlık.

yazarın ve yazarın peşinden gidenlerin doğru düzgün araştırmadan, insanları çevirmen ve yayınevine karşı kışkırtması doğru değil. kendisine çevirmen ile yayınevinden özür dilemesini, can yayınlarına da gidip "abi, yemedi" demesini tavsiye ederim.

devamını okuyayım »