bisiolmaz

  • 131
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

2002-2018 arası yılların heba olmuş olması

evet gelinen şu noktadan bakılınca insan hayıflanmadan edemiyor. sadece kendim için değil arkadan gelen nesil için daha çok üzülüyorum, her ne kadar yeni yetişenler bunun farkında olmayacak olsada.

düşünsenize bu geçen süreçte gerçekten aklı selim ile yönetilen bir ülkede olmuş olsak neler olabileceğini...
şimdi daha öncesinden ne farkı var bir şey değişmezdi diye düşünenler olacaktır. bu bahsedilen yıllarda dünya konjüktürüne bakıldığında ruzgar çogu zaman 90 yıllar ki gibi önümüzden değil arkamızda idi, bunu fırsata çevirip ekonomik, teknolojik, eğitim, demokratik ve sosyal alanlarda önümüzdeki ülkelerle arayı baya kapatabilirdik.

ekonomiyi ele alalım; 2001 krizinden sonra derviş yasalarıyla batılı dostlarımız bazı kanunları zorlada olsa bize yaptırdı, çoğu aleyhimize de olsa bankacılık alanında alacaklarını garantiye almak adına bir takım değişikliklerle yapıyı güçlendirdiler. bizde aynısını diğer alanlarda uygulayıp şirketler/kobiler düzeyinde özsermaye/borçluluk oranlarını sıkı tutabilseydik, şu anda ne faiz nede döviz konuşuyor olurduk.

hayal edelim; 2008 mortgage krızıyle ülkeye akan beleş para betona geçiş garantili yola köprüye, yandaşa ve olur olmadık herkese kredi olarak değilde isabetli ihracata dayalı teknoloji ağırlıklı alanlara yatırılmış, şimdiye geri dönüşü başlamış ve ülke ne kamu nede özel bu kadar borçlu durumda olmasaydı,

faiz döviz neden en hassas noktamız? çünki şirket karlılıkları rekabetten dolayı faizin altında kaldığı için çoğu zarar eder konumda, ayrıca çoğu hammadde ve ara mal ithal geldiği için dövizle alınıyor, sonuç olarak piyasaya zam olarak yansıyor ama tamamen değil çünki fiyat artışı talebi azalttığı için firmalar zamda yapamıyor, malı bir şekil üretmek zorunda cirodaki düşüş demek borçlarını ödeyememesi demek, üretiyor ancak talep darlığından malı satamayacağı için bırakın zamı indirim bile yapmak zorunda kalıyor. dolayısıyla çoğu şirketin durumu bu şekil, zar zor ayakta durabiliyor, daha ne kadar dayanılabilinir bilemiyorum ama çok uzakta değil iflas ve işten çıkarmalar.

reel sektör bu şekil, ülkenin en büyük şirketleri borç yapılandırmaya gidiyorsa, keskinoğşu gibi sektörün en büyükleri bile borcunu ödeyemediği için konkordato ilan ediyorsa, doğuş grubu bile avmlerini elden çıkarmak zorunda kalıyorsa gerisini siz düşünün...

düşünsenize irili ufaklı şirketlerimiz güçlü,
eğitimde isabetli adımlar atılmış ve meyvelerini toplamaya başlamışız,
ab'ye üye olmuşuz.
tarımda ihracatçı konumdayız,
gençlerimiz yurtdışında istedikleri gibi gelip gidiyor.
pasaportumuz değerli, yurtdışında türk olduğunu öğrenince insanlar size sempatiyle bakıyor.
geleceğe umutla bakan bir toplum,
yazacak ve açıklayacak o kadar çok şey varki ve sayamadığım bir çok konu...

pehhhh, hayali bile güzel anasını satayım.

son söz olarak şu seçim süreciyle birlikte değişim gelsede ülkede hala güzel bişeyler olabileceğine inanan, pozitif bakmaya çalışan saftiriklere sesleniyorum..!

ülkemizde asıl sıkıntı iktirdardan ziyade geniş kitlelerin istek ve talepleridir, bu günlerde popüler deyim var " dip dalga" hah o dip dalga iktidarı değiştirmek için değilde belirli taleplerin olgunlaşıp iktidarı bu talepleri gerçekleştirmeye zorlayacak şekilde olmalı, bir şans daha var ama çook zor oda gelen iktidarın bu geniş kitle adına doğru adımları atması, oda dediğim gibi çok zor. neden denirse siyasiler iktidara gelmek için bu eğitimsiz ve günü düşünen kitle ne istiyorsa ona göre siyasetini belirliyor. misal emekli yaşa takılandan oy için emeklilik sözü veriyor, yok memura 3600 veriyor, yok kadro veriyor vs.

bunlar ülkede şuan yapılabilecek şeyler değil, lafı uzatmadan kısadan bir örnek; beğenilmeyen kılıştaroğlu ssk genel müdürü iken 2 milyar tl olan ssk açığı gelmiş 34 milyar tlye koca bir delik, bu şartlarla kapanması zor. burdan çıkarımla bir siyasetçi sana seni emekli edeceğim dediğinde hoop dur bakalım, bu iş nasıl olacak beni emekli edeceksin ama bunun yükünü kim taşıyacak diyip buna razı olmayacak bilinçte olan bir toplum olursa (dip dalgadan kastım bu gibi şeyler) ancak o zaman yarına umut var diyebiliriz.

toplum olarak bu kokuşmuş, ahlaksızlıkta zirve yapmış halimizle böyle devam ettiği sürece, atatürk sonrası dönemlere bakın o gelir o gider aradan 90 sene geçer hiç birşey değişmez...

lale devrini bitti, next statıon fetret statıon...

umutsuzum sözlük,

devamını okuyayım »