bitakimseylerdegismeli

  • azimli
  • kofti anarşist (187)
  • 2119
  • 4
  • 2
  • 0
  • 4 gün önce

milliyetçi hareket partisi

kimseyi etiketlemek ya da niyet okuyucuğulu yapmak istememekle birlikte, ilginç eleştirilere maruz kalan partidir. dört senede ne yaptığından dem vurulunca, son dört senedir tek başına iktidar sandığım partidir aynı zamanda.

dedim ya, niyet okuyuculuğu iyi değildir... yukarıdaki eleştiriyi getirenler genelde akp'li olmakta. öyle bir kampanya yürütülüyor ki iyilik akp'den, kötülük muhalefetten inancı yerleştiriliyor. belki şaşıracaksınız ama son sekiz senedir türkiye cumhuriyeti'nde icraatten sorumlu kişi rte, parti de akp'dir. muhalefetin de sorumlulukları yok mudur, elbet vardır. mesela meclis'in denetim fonksiyonunu etkinleştirmek. peki öyle oluyor mu? hayır. nedeni, artık tbmm hem yasama hem denetleme yapabilen bir kurum değildir. bu artimetik ve bu siyasal partiler kanunu ile mümkün değil. muhalefetin bir diğer sorumluluğu yapıcı eleştiri getirmektir, istemezük tavrına girmemektir. burası mühim. 27 nisan e-muhtıra'ya flashback yapalım. mhp mecliste değil. chp-dyp-anap, asker yanında saf tuttu. bahçeli ne dedi o dönem: "cumhurbaşkanı seçimini krize dönüştürmemek gerek. madem üç ay içinde meclis yenilenecek, milli irade tazelenecek, yeni meclis seçsin cumhurbaşkanını." çıkartılmaya çalışılan krize engel oldu. "dindar cumhurbaşkanı seçtirmiyorlar" mızıldamasıyla akp aldı götürdü seçimleri. geldik cumhurbaşkanı seçimine. parlamenter demokrasi dediğimiz sistemde, bahçeli liderliğindeki mhp meclis'i boykot etmedi, kendi adayını çıkardı, oturuma katıldı, adayını oyladı. neticede gül, cumhurbaşkanı oldu. mhp de akp'nin stepneliğini yapmakla itham edildi uzunca süre.

zaten türkiye'de taaa 2002 seçimlerinden beri oturtulmaya çalışılan sistemin tezahühürüdür bu suçlamalar. akp-chp patentli bir tahteravalli sistemi neticesinde a deyince akp'nin stepnesi oluyorsun, b deyince ergenekoncu-ulusalcı-chp yedeği bir parti oluyorsun. ufo gören masum köylü vatandaşımız da yiyor bu sinemayı.

ahlaktan, edepten bahsediyorlar ya, sanki kızlarına koca arıyorlar. ben size siyaseten ahlakın edebin ne olduğu ufak bir örnekle hatırlatayım:

57.hükümet kuruluyor dsp-mhp-anap arasında. ilk iş bir koalisyon protokolü yapılıyor. üzerinde zaman geçiyor. şimdi uçan sinekten korkup ağlayan, bizi devirmek isteyen güçler var diye zırlayan akp'liler var ya, buraya dikkat etsinler: resmen gizli kapılar arkasında dsp'nin, haliyle de 57. hükümetin kuyusu kazılıyor. ecevit'i satan satana. ne sağ kolu kalıyor, ne sol kolu. neticede dsp'nin milletvekili sayısı mhp'nin altına düşüyor. ecevit, bahçeli'ye hükümetin başına geçmeyi teklif ediyor. bahçeli ne yapıyor? en başta yaptığımız bir protokol var, sizin üzerinizde oynanan oyunların da farkındayız ve o imzamıza sadığız, bu hükümetn başı ve başbakan sizsiniz diyor. haydi biraz daha yorayım sizi: bir önceki anasol-d azınlık hükümetini, aslında 28 şubat denen melaneti doğuran süreç neydi güzel kardeşim? çiller ile yılmaz arasındaki koltuk kavgası, başbakan sen olacaksın-ben olacağım didişmesi olmasın sakın? şimdi sen siyasete meraklısın ve ülkenin geleceğini, dolayısıyla seçimleri, dolayısıyla siyasi partileri dert ediyorsun ya kendine... ne güzel. eğer kızına koca bakmıyorsan mhp kurmayları arasından, bırak da parti kendi içinde çözsün sorunlarını, atlama mal bulmuş mağribi misali...

eğer gerçekten beklentin siyasi ahlak ve edep ise, diğerlerinin fersah fersah uzak olduğu noktadadır bahçeli ve mhp. hemen bir üst paragrafa dön, sakince bir daha oku.

imla.

devamını okuyayım »