black monday

  • şamda kayısı (714)
  • 846
  • 3
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

ibrahim kalın

"polis niye bu kadar sert davranıyor" sorusuna, "öncelikle polis oradan çekilmek için emir aldı ve marjinal gruplar onlara saldırıyor" diye cevap veren adam

ey okuma yazma bilen insan, bu sorunun cevabı bu mudur? yine mi polis mağdur orada? tutturmuş bir marjinal grup, başka diyecek bir kelime bilmiyorsunuz. polisin oradan çekilirken nasıl çekildiğini de biz biliyoruz. peki polis, marjinal gruplar onlara saldırdı diye mi bu kadar sert davranıyor. hayır! bu insanların gece gece çadırları söküldü, gaz yediler. gün içinde gaz yediler. gün boyunca gaz yediler. ama tüm suçlu marjinal grup, evet.

bu noktada spiker kadın devreye giriyor ve mantığın sesi olarak polisin daha önceki saldırılarına değiniyor. (sizin yavşak medyanızdan beklemediğiniz bir şey olunca şaşırıyorsunuz tabii) peki bunun cevabı ne; "evet ama niye bana bağırıyorsunuz?" bak sen! sonra diyor ki "üç gün boyunca ikna etmeye çalıştık". bu ne demek. ikna olmadılar, döve döve ikna ederiz. sonra da diyor ki "ağaçlar kesilmedi, başka yere taşındı". velev ki doğru olsun (ama o taşınan ağaçlar nereye gitti, biri bana söyleyebilir mi?) polisin neden saldırdığının cevabı bu mu? diyelim protestocular yanlış bilgilendirildi, bu mu açıklıyor polisin saldırılarını? son olarak, o ağaçlar taşınsın istenmedi, orada kalsın istendi. ha kesmişsin ha söküp bilinmeyen bir yere götürmüşsün.

sonra konu protestonun gezi parkından çıkıp hükümet karşıtı gösterilere dönmesine geçiyor. spiker diyor ki "protestocular artan otoriter baskıdan yakınıyorlar, örnek olarak alkol ve topluluk içinde öpüşme". burada ise kalın, süpermen gibi hepsini açıklamak istiyor. öncelikle türkiye'de alkol yasağı yok diyor. (lütfedip alkol satıyorlar sağolsunlar hala) dünyada var olan standartları koyduk diyor (yalan, almanya ile karşılaştırmam için #34053512) yarım dakika alkole değindikten sonra, ki daha iki saat alkol alıp, öpüşmeleri anlatacak (ne diyecekti acaba) spiker de konu alkol değil, "artan otoriter baskı". bu arada spiker "sınırlandırılmaların arttırılması" kelimesini kullanıyor, ibrahim kalın da aslında bunu onaylıyor. sonuçta alkol üstündeki sınırlandırmalar arttı mı artmadı mı? o kadar.

olayın koptuğu yer şu. kalın diyor ki "polis, toplum duzenini koruyacak?", spiker de diyor ki "göz yaşartıcı gazla mı?" cevaba bak, "artık kullanmıyorlar". oha! yuha! hadi artık kullanmasınlar (yalan), iki gündür neler yaşandık peki? spiker "e az önce kullandılar" diyince, "polise saldırdılar, ne yapsaydı?" diyor. ama üç saniye önce "artık kullanmıyor" demişti. demek ki polis, onlara saldırmadan önce biber gazı kullanıyordu. şimdi sadece onlara saldırılınca kullanılıyor. en azından çaktırmadan önceki gün boş yere gaz attığını kabul etmiş oluyor bir yandan. "gerçek demokraside polis orantısız güç kullanmaz"ın cevabı da "gerçek demokraside vatandaş polise saldırmaz". hangisi daha önce gerçekleşti bunların? ayrıca polisin ortantısız güç kullandığını başbakan da kabul etti kendi de. e vatandaşın polise saldırdığını da söylüyor. demek ki, üzgünüm ibrahim kalın, akp 10 senedir türkiye'yi gerçek bir demokrasi yapamadı.

"başbakanın 1 milyon kişi getireceğim lafı kışkırtıcı değil mi?" sorusuna da "muhalefet de binlerce kişiyle göstericilere katılacağım diyor, o değil mi?" diye cevap veriyor. hep böyle işte, sorulara cevap verme, "e o da yapıyor" de. bunu demek, senin de kışkırttığının kanıtıdır ey ibrahim kalın! bunu diyen mahalle maçında " e adamın da gol diyor" demiş, sınıfta yaramazlık yaptığında "e hocam, alican da yapıyor" da demiştir. ah siz yok musunuz, hep başkalarını suçlayan sizler.

son olarak da "göstericilerin bir isteği varsa sandığa gitsinler, politikacılara gitsinler" diyor. bak ben politikada bir terim öğreteyim: non-institutionalized participation. insanlar politikaya sadece oy vererek katılmazlar. boykot da bir politikaya katılım biçimidir. dilekçe yazmak da. gösteri yapmak da. bunlara alışın artık. "polislere saldırıp, dükkanlara saldırıp, halka ait bir alanı işgal ederek değil" diyor. halka ait bir şeyin işgalinin sıkıntısını bilmiyorum. yanlış bilmiyorsam halka ait şeyi halk istediği gibi kullanır, isterse orada yatar, kimsenin mülkü değildir orası. sen orada çadır kuranın çadırını yakarsan, bacağını kırarsan, gözünü çıkarırsan, o halk polise de saldırır. dükkan saldırısı da klasik bir gazlama zaten değinmiyorum bile. burada artık spiker de bıkmış ki tam bir yav he he'lik şekilde telefonu kapatmış.

sonuç mu: eylemci saldırgan, polis sadece kendisine saldırılınca biraz tepki vermiş ama artık vermiyor, akp özgürlükçü, alkol yasağı avrupa standartlarında, muhalefet kışkırtıcı, iktidar birleştirici...

bu sefer de spikerden değil de benden gelsin: yav he he

devamını okuyayım »