blockrockin beatnik

  • 1687
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

kar topu yüzünden adam bıçaklayan esnaf

tanım:
son 12 yılda türemiştir.

girizgah:
uzun bir yandan avm'leri pompalayıp küçük esnafın - ekmeğiyle oynama suretiyle - asabını bozdu, bir yandan da küçük esnafa gaz verip aidiyet havucu sallandırdı. a.k.p.'ye oy vermeyen kitle bir yandan avm'lere kıl olup küçük esnafı kollamaya, bir yandan da mevzubahis arkadaşların palasever özellikler taşımaları karşısında onlara kıl olmaya başladı. (bu arada fırıncı mıydı o son tekmelerden birini atan? gezi diyorum, öldü diyorum hani.)

küçük esnaf uzun'un umurunda mı? yabancı bir deyimi çevireyim: cayır cayır yansalar üzerlerine işemez be. ama her mahallede en az bir sayın muhbir vatandaş olması işine geliyor. hem de şark işi hiyerarşiye uygun, it gibi davranılabilecek, asla yüz verilmeyecek, gördüğü zulümü punduna getirirse masumlardan vicdansızca çıkarabilecek muhbir vatandaşlar bunlar.

kişisel:
ben de bir zamandır düşündüğümü buradan da naçizane deklare edeyim ki tam olsun:
sıçsınlar küçük esnafın biçimine.

yanlış anlaşılmasın lütfen; sözüm sadece toptancıdan alıp satmayı, terazide hırsızlık yapmayı bilen yeni nesil esnafadır. o yeni nesil ki ne gönül almayı bilir, ne de nezaketi yakıştırır kendine. yaşlılara saygısız, gençlere edepsizdir. müşteri kazıklamayı marifet sayar. kadınları, kızları en azından bakışları ve gülümsemesiyle taciz eder. müşteri tutamayınca da kader kurbanı olur, dünyaya söver.

dün marketken bugün tütüncü, yarın cep telefoncu, öbür gün tabureli kahveci özelliksiz, mesleksiz insanlar: ne yapalım ki bunlar da artık küçük esnafın en az %90'ı.

sorsan sanki kendi tarlasında şafaktan günbatımına çalışıp organik ürünler yetiştiriyor. baharatı dağlardan kendi elleriyle toplayıp getirmiş de satıyor. sabahlara kadar mum ışığında faberge yumurtaları imal ediyor.

ulan hepsi hepsi ucuza mal alıp pahalıya satıyor, arada da tartarken 100-150 gram geçiriyorsun işte. (memlekete değil) kendine sağladığın katma değer işte o 150 gram. bu kadarsın. busun.

kılım:
memlekette 40 yıl yerinde kalabilmiş kitapçı yok, ama bakkal manav üü hüüü. hepsi köklü kurumlar. üreten, üretmeye teşvik edebilen işletmelerin hangisi sağlam duruyor? hiçbiri. ama ucuz diye en sağlıksız çin malını kakalayan, ucuz ve sigortasız işçi çalıştıran, boktan yemek, kaçak içki ve ordu gibi gorille millete "hoppaa eller havaya" çektiren, sattığı meyve-sebzeye hal artıklarını karıştıran, yaptığı tamirat birazdan elinde patlayacağı için evi kaçar gibi terkeden, dükkanının önüne tabureyi atıp mahallenin genç kızlarına salya akıtan "esnafımız"a maşallah.

devamını okuyayım »
18.02.2015 04:12