bugun saat 6 gibi sarki soyluyodum

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (539)
  • 4153
  • 64
  • 11
  • 2
  • dün

genel sağlık sigortası sisteminin çökmesi

durduk yere devletin kendisine vatandaşını borçlu çıkarmasının çökmesidir. kyk'yı ödemişim, malım mülküm olmadığından devletle alıp veremediğim hiçbir şeyim kalmamış. işim yok; bulamıyorum, ailem memur maaşıyla beni de besliyor. - bürokrat maaşı değil, memur. dikkatini çekerim. devletle aramda nüfus cüzdanı dışında hiçbir bağ yok. adeta nasıl mutluyum anlatamam.

ama devlet bu. durduğu yerde duramadı tabi. işsizim, lan zaten param yok. ama sürekli bi giderim var, telefon faturam var sabit gider olarak bi kere. annem ödüyor. e bi sinemaya gitmek istiyorum, arkadaşlarımla dışarı çıkmak istiyorum, sinema istiyorsam anneme, arkadaşlarla takılacaksam babama müracat ediyorum. yaşım da 17 değil yani 27. napiyim, yok. iş bulamadım. bi iş buldum, sgk'mı eksik yatırdılar maaşım üstünden değil, iki kere söyledim üçüncüsünde çıktım. bi iş buldum günde 18 saat inşaat tozu toprağı çektim bi maaşı 2 ayda zor aldım. bi iş görüşmesine gidicektim "alo ben abc tıbbi görüntüleme merkezinden arıyorum. bugün gelin görüşelim" dedi; şehir dışındaydım uygun bir dille durumu anlatıp geri dönebileceğim ilk otobüsle döndüğüm gün görüşelim diyecektim ama muhabbet hiç bu kadar uzayamadı çünkü doğal olarak, her saygı çerçevesindeki görüşmede yapılan gibi konuştuğum kişinin kibarca adını sordum "abc tıbbi görüntüleme merkezi dedik ya adımı napıcan" dedi (meğer merkez sahibiymiş sonradan öğrendim) benim şalter attı tabi. "afedersiniz abc tıbbi görüntüleme merkezi hanım ama sanırım sizinle çalışmak istemiyorum" dedim telefonu kapattım.

neyse, devlet diyorduk. devlet bu sefer gözünü olmayan parama dikti. evet, evet olmayan. o da niye biliyo musun? "ben hasta olursam prim alsın benden giderleri azalsın" diye. daha ortada hastalık filan da yok yani. ödediğim para hasta olmazsam tamamen boşa da gidebilir. zaten hayali ödeme filan bekliyor benden sandım bi süre. her ay belli bi miktar para yatırıcak-mış gibi yapıcam. devlette alıcakmış gibi yapıcak filan diye düşünüyorum. başarısız bir kamera şakası gibi. sonra öğrendim ki bu gavatlar benim ailemin maaşını benim giderim gibi sayacaklarmış. sebep? ben 20 yaşındaydım yeşil pasaport hakkımı iptal ettin. o zaman benim ailem değil miydi? ha o zaman bireydim ama sen para söğüşlemek istediğinde birden aileme sarktın. adeta bir çakal. bayağı yani, kendi kendine bu kanunlar bi şeyler çıkardı, bi hesaplar kitaplar, sonra bana döndü dedi ki "sen artık bana borçlusun" hoppalaa? nasıl ya? ne zaman ve niye? hangi ara? lan hizmet almadım, borç takmadım bi şey yapmadım. havadan paramı almaya çalışıyor.

hayır zaten şunu anlamıyorum, sen zamanında ben çalışırken benden tonla para kestin. işsizlik için kestin, sağlık için kestin, brüt maaş diye, en az maaşım kadar bi miktarı kestin maaşımdan. ben işsiz kalınca para alacaktın niye kestin ulan it? brüt maaşı bırak madem bana. bende ona göre yoluma bakayım. bileyim ki ben yarın birgün işsiz kalırsam devlet baba beni evlatlıktan reddeder, şunu da şuraya koyayım. ama sen hem "çocuğum ben sana bakarım" diye paramın yarısını alıyosun; hem işim düşünce "afedersin de ben bakamam. gücüm yetmez, bi miktarını da sen ödiycen hayat müşterek" diyosun.

tabii ki çökecek ulan bu sistem. şimdi olmasa sonra. tabii ki çökecek.

devamını okuyayım »
01.10.2014 10:45