byzantium

  • aklıselim (567)
  • 869
  • 67
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

hayata dair iç burkan detaylar

biliyorum o halde onu kimse görmesin diye gelmedi düğünüme. halbuki sevinçle çağırmıştım ama yüksekten düşmüştü.

iki üç ev iki araba bir dükkan sahibiyken bir anda düşmüştü. eski o değildi ve gitmişti. istanbul'u terk etmişti. başka çaresi kalmamıştı.

en olmadık zamanlarda aklıma gelirdi. koskoca hayatımızda çok fotoğrafımız vardı ama bir fotoğrafı çok severdim. ben 3 yaşındaydım. çınarcık'ta yazlığımızın önünde çakıl taşlarıyla oynuyordum. o işe giderken takımıyla yanıma gelmiş ve çömelmiş beni seviyordu. sene 1984'tü. annem çok uzaktan çekmişti ama çok iç acıtıcı bir fotoğraftı.

evlendim. aradan 4 yıl geçti ve bir gece sahilde oturmuş hanımla bira içerken telefonu ekranında babam yazısını görmemle panikle açtım telefonu. ağlıyordu. akciğer kanseri olduğunu ve tedavi için döndüğünü söylüyordu. bir yıl boyunca uğraştık. tedavi sürecinde damla damla eridi gözümün önünde. yapamadığımız her şeyi yapmaya çalıştık. anadolu hisarı'na gittik, karşılıklı rakı içtik. maria'nın bahçesind eğlendik. mesane kanserini atlattı. tamam şükür dedik. tek dert akciğer kalmıştı. kemoterapi arttıkça arttı. tam iyi derken ben az daha gidiyordum ondan önce. kalça kemiğim kırıldı. iki ay yatağa bağlı kaldım. tam toparladım, ayağa kalktım. babamı göreceğim dedim, dediler cumartesi görebilirsin. neden dedim, yoğun bakımda sana söylemedik dediler. cumartesi günü görmeye gittim. hastaneye girdim. 12'de görüş başlayacaktı. gittiğimi hissetti sanırım. tek isteği beni yürürken görmekmiş.

ben görüş için son 10 dakikayı beklerken bir koşturma oldu. karacaahmet'te yer hazır lafları döndü. sonrasını hatırlamak bile istemiyorum. morga inebilirsiniz dediler.

kendi ellerimle toprağa verdim babamı.

buraya kadar bir kayıp öyküsüydü ama hepinize oluyor mu bilmiyorum. aradan 4 ay geçti. bazı zamanlarda bıyıklı bazı adamları babama benzetiyor ve panikliyorum. acaba diye. halbuki kendi ellerimle gömdüm.

bazı sabahlar umarım benzeyen birini görmem diye çıkıyorum evden. hayat bu, bir şeylerin eksikliğini illa bırakıyor sanırım. hepsi bu kadar diyorum.

devamını okuyayım »
28.07.2016 19:42