calrathian

  • 201
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

8 ağustos 2016 pegasus havayolları rezaleti

aslında rezalet olmayan, olsa olsa duygu sömürüsü ve mağdur ayağı falan olan durum.

kimileri de çıkmış, hukukun ve sözleşmelerin üstünlüğünü gözetmenin vicdansızlık olduğu şakşakçılığını yapmış, pegasus'u(ki kendilerinden nefret ederim, bırak beni, cenazemi taşımaları nasip olmaz umarım) 'nefret suçu' işlemekle suçlamış falan. öncelikle siz, saygıdeğer ahmaklar, sizin kimse hakkında hükme varabilecek bir yetkiniz ya da birikiminiz olduğuna inanmıyorum. açıp iki sayfa okuyabilecek dirayete sahip olsaydınız da 'nefret suçu' gibi büyük bir yaftayı ağzınıza sakız edip, kontrolden çıkmış şempanzeler gibi her yere yapıştırmazdınız. daha yeni, bunun aynısını azeri-turk-oyuncu meselesinde de yaptınız ve size rasyonel bireyler olarak yine ağzınızın payını verdik. ama anlamıyorsunuz. sizler bu sözlüğün kanserisiniz, hiçbirinizden hoşlanmıyorum.

konuya gelince pegasus bir şirket. 1a yolcusu da tahir ya da annesi gibi bir müşteri. annesi, hiçbir yasal dayanağı olmayan, tamamen özgür iradeyle 'opsiyonel' olarak seçilebilecek bir şeyi yapmadığı için insanlara savaş çığırtkanlığı yapan, oğlunun sadece sağlık durumu nedeniyle başka insanların hakkına tecavüz edebilme ehliyetine sahip olduğunu iddia edebilecek, bunu yaparken duygularınızı iliklerine kadar sömürebilecek biri.

bunun yanı sıra, pozitif ayrımcılık, dünya üzerinde gördüğüm en büyük godoşluklardan biridir. ayrımcılığın konusu her ne olursa olsun, kimsenin başka bir kimseye, 'sen benden farklısın, o yüzden senden üstünüm, ama vicdanı tertemiz mükemmel bir insan olduğum için doğal olarak sana karşı sahibi olduğum üstünlükten feragat edeceğim' gibi bir ifade kullanabilme cüretini göstermemesi gerekir. bununla birlikte her türlü pozitif ayrımcılık, alternatif beslenme alışkanlığı savunuculuğu, cinsiyetçilik vb. akımlar, iğrenç insanların kendilerini temiz hissetmek amacıyla yaptıkları 'apologist' davranışlardır. 'ben diğerleri gibi değilim, bak bu konuda duyarlıyım, oh ne süperim' gibi. eminim daha önceki uçuşlarda tahir'e yerini veren yolcular bunu hala aile toplantılarında anlatıp ne kadar 'vicdanlı' bir insan olduğunun reklamını yapıyordur.

oysa ki engelliler için sunulması gereken imkanlar, hizmete erişilebilirliği sağlamak zorunluluğuyla sınırlandırılmıştır ve öyle kalmalıdır.

pegasus yapması gerekeni yapmış. bu sözü geçen yolcular için standart prosedürü uygulamış. asıl başları prosedürü uygulamasaydı ağrırdı. annesi ve tahir'in bu yaşanan durum üzerine hiçbir hak talep etme hakkı yoktur. birinin engelli olması, insanların ona kendini iyi hissettirmek için (aslında bunu yaparken ego mastürbasyonu yapmak için) haklarından feragat etmesini gerektirmez.

1a'daki yolcu sizinle aynı vicdani değerleri taşımak zorunda değildir. bu nedenle hiçbirinizin ne havayolunu, ne ilgili yolcuyu suçlamaya, haklarında ileri geri konuşmaya hakkı yoktur. bunu söyleyeceğim için üzgünüm, ilk taşı günahsız olanınız atsın; tahir'in bunca tecrübeden sonra, kendisine sunulan imkanların opsiyonel biçimde sunulduğunu, sunulmamasının normal olduğunu algılayacak mental kapasitesi yoksa, annesinin bu durumun önlemini en başından alması gerekir.

pegasusun 'belki' tek sunabileceği, tahir ve annesini bu uçaktan indirip, bir sonraki uygun uçuşa 1a rezervasyonu sağlaması olurdu. kanunları ve yolcu haklarını gözettikleri için pegasus'u suçlayamazsınız. vicdan değil, kanun üstündür.

altını çizerek söylüyorum; pozitif ayrımcılık opsiyoneldir. nokta. her şeyin bokunu çıkarmayın.

devamını okuyayım »