cay posetinin hazin sonu 2

  • 163
  • 3
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

the perks of being a wallflower

çok sevdiğim gençlik filmlerindendir. sanırım defalarca izledim. evet, belki harika bir film değil ancak içinde kendinizi bulabildiğiniz filmler değerlidir. aşağıda film ile ilgili kendi görüşlerim ve filmin çözülme anlarına ilişkin spoiler bulunmaktadır:

--- spoiler ---

bazen aynaya baktığımda kendimi halen çocukluğumda, ortaokul yıllarında görüyorum. çünkü o yıllarda hissettiklerim ve bana hissettirilenler hala ruhumda, hafızamda bir yerlerde. çoğu zaman düşünmek istemiyorum. boş veriyorum, üzerini kapatıyorum. ancak var olduklarını hep hissediyorum. bazen sadece o anlardan ibaretmişim gibi geliyor. bazen ise kendimi toplayıp yoluma nasıl devam ettiğimi kendime hatırlatıyorum. çok yaptğıım bir şey değildir ama "güçlüsün" diyerek kendime cesaret veriyorum.

charlie'de kendimi görüyorum. o kadar eminim ki kitabın yazarının ya gerçekten bunları yaşadığına veya yaşayan biri ile konuştuğuna... sen bir şekilde yoluna devam ederken, er ya da geç geleceğini hissettiğin, gelmesinden deli gibi korktuğun ama sürekli ertelediğin o yüzleşmeyi o kadar iyi biliyorum ki...

her anını tetikte geçirip kendini güvende tutmaya odaklanmışken hayatına birdenbire giren aşk ile nasıl da dağılır insan! belleğinde aşka dair, cinselliğe dair sadece ve sadece travmalar varken, birden çırılçıplak ortada kalıverirsin. geleceğini bildiğin o şeyin, bir dalga, ufak bir deprem diye düşündüğün o şeyin aslında bir tsunami olduğunu anlarsın. kıyıda yapayalnız, kaçacağın ve koşacağın hiçbir yer yokken ve zaten artık bu suçluluk hissinden kaçmak istemeyecek kadar yorulmuşken sadece sana çarpacağı anı beklersin ve ona karşı bağırırsın: artık senden kurtulmak istiyorum!

her şey bittiğinde, aslında hayatta kalamayacağını düşünürken acıyla bile olsa hala nefes aldığını fark ettiğinde, nefes aldığına sevinmeli misin? hiçbir şey bilmiyorsun. kafan çok karışmış; duyguların, duyuların, her şey ama her şey karmakarışık. tüm filtre sistemin bozulmuş. ne hissetmem gerektiğini keşke biri söylese diyorsun. keşke biri bana neyin doğru, neyin yanlış olduğunu; suçumun gerçekten var olup olmadığını söylese. keşke...

....

sam'i, patrick'i, charlie'yi, charlie'nin ablasını... bu filmi çok seviyorum. charlie'nin yanında oldukları için, onu sevdikleri için, her daim kendileri olabilmeye çalıştıkları için, iyi birer insan oldukları için... tüm charlie, patrick ve sam'ler için "some good music" o zaman :)

--- spoiler ---

edit: anlatım bozukluğu

devamını okuyayım »