cehennem yuzbasi

  • 2326
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

internetten film indirmek

mevcut yasalar ya da yeni çıkarılması planlanan yasalar kapsamında "illegal" olması bu işi geçerli olan hukuksal düzlemde illegal yapmakla birlikte, bu illegalliğe ortak olan hiçbir kimseyi "orospu çocuğu" yapmıyor. "orospu çocukluğu" yasalarla resmen tanımlanmadığı gibi aksine alabildiğine gayriresmi ortamlarda ve şartlarda insanlara diğer insanların yapıştırdığı/yakıştırdığı bir ifade. herkes de biliyor ki bu işi yapan insanlar diğerleri tarafından "orospu çocuğu" olarak değil, her türlü teşekküre, övgüye mazhar kişiler olarak görülüp gönüllerin sevgilisi oluyorlar. illegallik kısmına dönersek; geçerli yasaların her alanda en doğru şeyleri koruyup yanlışlıklara set çekerek ve de adının hakkını vererek "hak" kavramını yerine getirdiğini kimse iddia edemez sanırım. daha önce de benzeri şeylerin yazıldığı gibi, polise taş atan 14-15 yaşındaki çocuklarla karnı aç olduğu için ekmek çalan çocukları hapse koyan yasalardan bahsediyoruz. zamanında nazım hikmet'i vatandaşlıktan çıkaran da bugünkülerin benzeri bir yasaydı, 3-4 ay önce tekrar vatandaşlığa döndüren de. işçisine memuruna sendikalaşmayı yasaklayan da aynı devletti, belki de birkaç gün sonra 1 mayıs işçi bayramı'nı resmi tatil kabul edecek olan da aynı devlet. dolayısıyla bugün "illegal" olan bu eylemin "illegal"liğini sorgusuz sualsiz kabullenmek hiç de mantıklı değil. sendikalaşma yasakken yine de örgütlenmeye çalışanlar olduğu için bugün sendikalaşmak tekrar yasal, ve kanımca internetten film indirenler olduğu ve de çoğaldığı sürece ileride bunun da "illegal" sayılmayacağı günleri görebileceğiz.

internetten film indirmeye "emeğe saygısızlık" olarak bakmaksa en basit tabiriyle saflık gibi duruyor. bunu düşündüğünü iddia eden kişilerin yapımcıların ya da sektörde esas para kazananlar her kimse onların yaptığı emek hırsızlığını görmezden gelmeleri alışıldık bir durum. filmde emeği geçen ışıkçısından dublörüne ve hatta belki başrol oyuncusuna kadar birçok kişiye verebileceği en düşük ücretleri ödeyip onların emeği üzerinden milyon dolarları cebe indirenlerin yaptığı ve "hırsızlık" kelimesinin yetersiz kalacağı bu emek hırsızlığı görmezden gelinirken, internetten film indirenlerin o filmi sinemada izlemeyerek vermedikleri 10 tl'den o emekçilere düşecek olan en fazla birkaç tl'yi kendilerine saklamaları nedense fırtınalar koparıyor, "telif hakkı" oluyor, "emeğe saygısızlık" oluyor. ama beri yandaki emek sömürüsü arka plana itiliyor. internetten film indirmeyi "illegal" yapan yasaları yapanlar da acaba hakkaten o 10 tl'den bu işe emeğini koyan sanatçıların ve set çalışanlarının paylaşacakları birkaç tl'yi mi düşünüyorlar, yoksa diğer tarafa gidecek olan 7-8 tl'yi mi? bununla ilgili şöyle bir örnek verip bitirmek istiyorum; nirvana'nın "in utero" adlı albümünden elde edilen gelirin dağılımı:
----
record company:
$ 710,000

producer:
$ 90,000

manager:
$ 51,000

studio:
$ 52,500

previous label:
$ 50,000

agent:
$ 7,500

lawyer:
$ 12,000

band member net income each: $ 4,031.25
*(grup üyelerinin her birine kalan net gelir)

and the band “owed” the record company $14,000 for
royalties!
*(ve grup telif hakları için plak şirketine 14000 dolar "borçlandı")

[ kaynak: chris stephenson, "can software be free?", http://cs.bilgi.edu.tr/…s/slides/sci161-week-10.pdf ]

----

hangi emek, hangi hırsızlık?

*çeviriler bana ait.

devamını okuyayım »