cenabettincerrah

  • 2263
  • 2
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

14 şubat 2016 arsenal leicester city maçı

sky sports'ta gezinirken thierry henry'nin yorumlaması dikkatimi çekti, amatörce aktarayım:

henry; arsenal'in kazanmak zorunda olması nedeniyle şartların leicester city'nin kontra atak planına hükmettiğini, ancak arsenal'in leicester'ı yenen tek takım olduğunu söylemiş.

ilk maçla ilgili de güzel bir noktaya parmak basmış; leicester'ın o dönem rakiplerini outscore'la (karşıdakinden daha fazla gol atarak) yendiğini, maçların 3-2, 3-3 gibi neticelendiğini, şu an leicester'ın o kadar çok gol yemediğini anlatmış.

henry, leicester'ın kendine inanması halinde ligi kazanabileceğini, şahsen buna inandığını söylüyor. arsenal için ise bu maç bir 3 puan. sonrasında deplasmanda kazanmak, seri yakalamak arsenal için bu maç kadar önemli diyor; arsenal'in united-tottenham-everton-west ham-sunderland gibi deplasmanlara gidecek olması hasebiyle. arsenal'deki istikrar sorununun nedenini bilmediğini ekliyor... takımın sağ tarafta zorlandığını, sağ kanatta kimsenin yeterli etkiyi yapmadığını, joel campbell'ın iyi oynadığını ama artık 10 yıldır arsenal'de forma giyen theo walcott'un oynaması gerektiğini, oxlade chamberlain'in orada oynamak için kendisini kanıtlaması gerektiğini söylemiş... cazorla-coquelin ikilisi dönünce, ramsey'in tekrar sağ kanada geçeceğini düşünüyor henry.

henry; "arsenal son bournemouth maçında harika değilse de iyi oynadı, chelsea ve southampton maçları ise bir şampiyon takımın oynayacağı maçlar değildi. şampiyon olmak istiyorsanız, rakipler sizin evinize geldiğinde sizden korkmalılar.

leicester oynadığında ise, rakipler onlardan korkuyor. çoğunlukla aynı 11'le oynamaları, ivmeyi sürdürmelerini ve savunmada birbirlerini anlamalarını sağlıyor. öte yandan, leicester'ı yakalamaya çalışan takımlar rotasyon yapıyor. rotasyon-sever olduğumu söyleyemem ve leicester rotasyonsuz da başarılı olunabileceğini gösteriyor. uzun süredir baskı altındalar. city-chelsea-everton maçlarında ise baskıyı kaldırabildiklerini gösterdiler. oyuncularının birçoğu, başka kulüplerin gönderdiklerinden oluşuyor: robert huth'u çok takım istedi mi bilmiyorum, jamie vardy'nin hikayesini hepimiz biliyoruz, mahrez'i seven (hayal eden, düşleyen) çok fazla insan yoktu. onlar için ödeşme zamanı."

devamını okuyayım »