chemical dependency

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (528)
  • 1621
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

comfortably numb'ın solosu

benim gitar hayatımı bitiren solodur, 2. solo. ilk okul 3te başlamıştım gitar çalmaya. ara vere vere çaldık, yine de geliştirdik kendimizi. sonra istanbula geldik grup kuralım, barlara çıkalım, kolay yoldan sevgili yapalım diye. fena da çalmıyorduk hani. kendi kendime "okulu siktir et, gelecek müzikte" demeye dahi başlamıştım. sonra grup işine ara verdik. evde gitar çalışırken comfortably numb'ın pulse versiyonunu dinledim. ilk dinleyişimde hiç tepki veremedim. gilmour tellere bend yaparken içimden birşeyi de çekiştiriyordu. tekrar tekrar dinledim. abartısız 2 hafta sadece comfortably numb pulse versiyonunu dinledim. sabahtan akşama kadar, belkide günde 60 defa. otobüste, vapurda, ders arasında, uyurken, sevişirken, yemek yerken, ders çalışırken, gitar çalarken. her dinleyişimde ayrı bir yerine takılıyordum. kulaklığımı birilerine verip "abi şurdaki bend'e bak", "abi bak burda pena sesi duyuluyor dikkat et" der olmuştum. 2. solo hayatımın bir ayının soundtrack'i oldu. kardeşim de gitar çalıyordu ve "abi ya şurda ne yapıyordu" diye sorunca, ağzımla " vuaa va huaa" şeklinde cevaplıyordum . o da yetmezse "si 7'den 1,5 lik bend yap sonrada sol 7 5 hammer pull off takıl" derdim. tek amacım vardı artık bu soloyu çalmak. ama onu hiç başaramadım. hayır tekniğim ya da hızım yetmediği için değil, kendimi kaybettiğim için. kardeşim ritm gitarı çalıyordu ve daha solonun başlangıcındaki re majör akoruna vurduğu an benim tüylerim diken diken oluyordu. bir türlü vuramıyordum o solonun ilk notası a.h. *notaya. ya da başlarsam o kadar kaptırıyordum ki kendimi tellere bend için öyle bir asılıyordum ki 2 3 çalıştan sonra parmak uçlarımdaki deriler soyuluyor ama ben 5. ye 6. ya koşuyordum. benim için diğer şarkılar yoktu artık. klasik bar grubu şarkıları (audioslave, radiohead, muse...) gram zevk vermiyordu. aslına bakarsanız hiçbirşey zevk vermiyordu. birileri gelipte hadi akustik gitarla birşeyler çal diyince bile 2. soloyu çalıyor, akustik gitarın sert tellerine, ellerimi kanatma pahasına, 3 4 perdelik bend'ler için asılıyordum. "s.kerler dedim". "neden daha gitar çalayım ki?" "hiçbir şekilde bundan daha iyisini üretmemin imkanı yok." "ve hiçbir şekilde comfortably numb dışında bir şarkıyı çalarken zevk almamın imkanı yok." neden zevk almadığım birşeyi devam ettireyim" diyerek, sweep çalışmaları, hayvan hızlı alternate pickin' çalışmaları hepsini bıraktım. hala aynı hisleri hissederek çalıyorum bu soloyu. her notasının ayrı bir anlamı, ayrı bir hikayesi var benim için. ve o yüzdendir ki her notasını basarken suratım şekilden şekile giriyor. bazı yerlerde kaşlarım çatılıyor, bazı yerlerde ağzım bir karış açılıyor, kimi yerinde anlamsız bir gülücük yerleşiyor dudaklarıma (hiçbirinin farkında değilim kameraya çekip izlettiler). hergün min. 1 kez çalıyorum bu soloyu ve ondan zaman kalırsa diğer sikindirik şeylere de biraz zaman ayırıyorum.
(bkz: 1000. entry'm sen ol istedim.)

devamını okuyayım »
15.04.2006 22:16