chemical dependency

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (509)
  • 1619
  • 2
  • 1
  • 0
  • 4 gün önce

subspace

önce bi genel durum tanımlaması yapmakta yarar var. insan vücudu, algıdan bağımsız olarak, bazı şeylere belli tepkiler verir. eliniz yanarsa, siz ne kadar o yanmadan hoşlansanız da, bir raddeden sonra o el kendini çeker; bi yerinize birşey batsa çeker. bunlar refleksler. işin bir de hormonal boyutu var. heyecan oldu mu adrenalin basar. bunu önleme şansın yok. acı varsa endorfini yiyeceksin, acıyı kendi kendine versen dahi. şimdi bu bilgiler ışığında konumuza dönemlim. bdsm aktivitelerinin neredeyse tamamı fiziksel olaylardır. yani tokat yersin, bi yerin yanar, üzerine basılır, nefessiz kalırsın, biryerle sıkışır vs. hepsi dışarıdan bakan için fizikseldir. "kadın adamı dövüyor lan" der biri. bir diğeri "kadın adamın taşağını ezdi abii" der. oysa bu durumlar aktivitede bulunanlar için tamamen mentaldir. yani hir dom sokaktan geçen herhangi birine tokat atmaktan sub'ına attığı tokattaki hazı almaz. keza tesi de geçerli hiç bir sub normal hayatta tokat yemekten hoşnut değildir. tokat atana basar tokadı icabında. ama bir bdsm ortamında bir tokat değil 30 tokat da yenir, gık çıkarılmaz. işte bu haz olayın fiziksel olduğu kadar mental bir boyutu olduğunun da göstergesidir.

şimdi bu durumda sub'ın vücudu bir bölünmeye maruz kalır. tokat yemek isteyen bir bilinç. ve buna karşı kendini korumak isteyen bir sinir sistemi/vücut. (hep tokattan gittik siz varyasyonları çoğaltın.) şimdi vücut tokat yedi mi ne yapar: hiçbirşey. ya ikincisi geldiyse? ardından saç çekildi? takımlara darbe geldi? bir yer cimciklendi? ısırıldı? ezildi? "bayaa baya sopa yiyoruz lan" der ve buna karşı koruma moduna geçer. nedir bu koruma modu? duyulan acıyı azaltmak için doğal morfinlerimiz: adrenalin, enkafalin ve endorfin. bu hormonlar sayesinde acı eşiğiniz yükselir. o tokat o kadar acıtmaz artık. o mum o kadar yakmaz, o tırnak o kadar batmaz. e ama ben batsın istiyorum. dom'da can yakmak istiyor. bu sefer oyun biraz daha sertleşir. sertleştikçe vücut basar hormonu. o bastıkça sub/dom daha çok ister. derken sinir sistemi: "bu işin sonu bok der ve şalteri kapatır. tam anlamı ile şalter kapamadır bu. 2 şişe viski içmiş adam gibi olursun. ne yokat koyar adama, ne kesik ne de başka bişi. e bu kadar morfinde beyin de etkilenir tabi. her ne kadar vücut gibi tamamen şalter kapanmasa da bi sarhoşluk durumu kaplar kafayı. nasıl olsa acıyı hissetmiyorum diye dom'a bağırır "lalalala laa laaaa saldır galaaatasaaaaaray" diye.

sub acı hissetmyior. parçala beni diye gaz da veriyor. dom'un canına minnet.

işte bu nokta kritik.

burada dom. gazı almak yerine sub'ını korumak için frene basabilmelidir. iyi dom'luk bunu gerektirir. çünkü sakatlık ve ciddi yaralanmalar olabilir. adama ne yapsan sesi çıkmıyor kır burnunu, kes orasını, ez burasını. ee adam çıktı mı transtan ne olcak? sıçış. o yüzden subspace durumu tecrübesiz bir dom'un yanında tehlikeli bir durum olabilir.

sub'ın subspace'e girmesi durumunda aslında yapılması gereken sub'ı bir köşede kendi haline bırakmaktır. böylece vücut hormonların etkisinden yavaş yavaş, doğal bir şekilde çıkacaktır. sonrasında yorgunluk, ağrı sızı hissi olabilir, normalidir. çikolata yemek endorfinin etkisini azalttığından tavsiye edilebilir.

subspace durumunun pek çok alt kümesi var blonde space, sprite space, primal space vb. gibi. onlar da başka bir entry'nin konusu diyor, dersimizi burada bitiriyoruz.

devamını okuyayım »