chevalier sans peur

  • azimli
  • hırçın golcü (258)
  • 1280
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

ukraynalı kızlar

hayatıma gerçek mutluluğu getiren kadını çıkartmış bir topluluk olmalarından dolayı haklarında pek objektif yazmamın mümkün olmayacağı kızlar. yine de elimizden geleni yapalım.

öncelikle hepsi tornadan çıkmışçasına sarışın ve minyon rus kızlarının aksine renk skalaları daha geniş, bedenleri daha bir kalıplı, daha bir boylu poslulardır. rusya'da görmenin çok zor olduğu 40 yaş altı büyük beden kadınlar ukrayna'da çokça mevcuttur. bugün öğrendiğime göre en güzel, en sarışın, en çok renkli gözlü üyeleri donbas bölgesinden çıkıyormuş ki bu durum sevgilimin "sakın donbas'a gitme, yerler orda seni, çok tehlikeli orası bikbikbik" diye bütün haftasonu neden durduk yere ensemde boza pişirdiğini epeyce açıkladı. batı ukrayna*, güney ukrayna* ve orta ukrayna*; ama özellikle de güney ukrayna ela gözlü esmerlerin daha bir baskın olduğu yörelerimizdir. spora-diyete meraklı olsun olmasın, gördüğüm bütün ukraynalı kızlar slav ırkına has güzel uzun bacaklara, şekilli kalçalara ve güzel bakışlı gözlere sahiplerdi. hal böyle olunca türk kızları hasetlerinden çatlamasın da ne yapsınlar diye düşünüyor tabii kişioğlu.

ukraynalı kızlar fiziksel olarak güzeller tamam. ya karakter ? o tarafları da gayet güzel. öncelikle kendilerine saygıları o kadar ki, eğer beyin bacakların arasına kaçmamışsa aralarından yeni birini tanıdığınızda genellikle hissettiğiniz ilk duygu saygı oluyor. özsaygılarını hem birinci sınıf genel kültürlerini sürekli geliştirerek hem de kendilerine çok iyi bakarak gösteriyorlar. güzel olanı da olmayanı da aynı derecede bakımlı. nitekim kapı kenarları pas tutmuş, boyaları dökülmüş, türkiyede olsa polisin trafikten men edip hurdalığa yollayacağı bir cigulinin arka koltuğunda iki dirhem bir çekirdek giyimli bir odessa'lı kadını pahalı olduğu belli bir setten makyaj tazelerken görüp dumurlara koşmak olasıdır. giyim demişken; enteli, solcusu, sağcısı, dindarı, dinsizi hepsi modayı türkiyedeki modacılardan bile daha yakın takip eder. daha önceki entrilerde yazılan o rüküşlük devresi belli ki çabuk geçmiş zira odessa'da olsun, ukraynanın gezdiğim başka yerlerinde olsun, gördüğüm tüm kızlar ve genç kadınlar bakması keyif verecek biçimde stil sahibiydi. nitekim odessa'daki en iyi arkadaşımın dediği gibi "biz ukraynalı kızlar azrailin bile karşısına güzel çıkmak isteriz" genel hayat felsefesi olmuş. böyle özsaygı ve özgüven sahibi olununca komplekslere, triplere gerek olmuyor. kendilerine güvenikleri için insanlarla, özellikle karşı cinsle iletişim kurmayı bir problem haline getirmiyorlar. içlerinden birine telefon açtığınızda suratınıza kapatılması veya açılmaması gibi bir durum buralarda duyulmuş değildir. eğer telefon açılmıyorsa muhakkak geçerli bir sebebi vardır ve en fazla çeyrek saat içinde sms veya arama biçiminde size geri dönülür, gayet tabii bir özürle beraber. ilişkilerinde saygı ilk geldiği için dakikliğe çok önem verirler. bir buluşma için belli bir saat verilmiş ise dakika geçirmeden orada olur ve haklı olarak da sizden aynı özeni beklerler. yeni kişilerle tanışmak onlar için uluslararası diplomasi değil, olması gerektiği üzere sosyalleşmenin normal yoludur. misal, bir kafede oturmuş kitap okurken kafanızı kaldırdığınızda bir ukraynalı kızla göz göze geldiniz ve gayri ihtiyari gülümsediniz. korkmayın, karşınızdaki kız türkiye'de %90 ihtimalle çıkacağı üzere ruh hastası değildir; size sapık muamelesi yapmayacak bilakis ona gülümsediğiniz için mutlu olacak ve karşılık verecektir. hatta kendinizi kısa süre içinde oldukça keyifli bir sohbetin içinde bulmanız an meselesi olabilir. fakat dikkat: ukraynalı kızlar aynı zamanda ayna gibidir, siz nasıl davranırsanız aynı karşılığı alırsınız. o yüzden tecavüzcü coşkun gibi değil insan gibi, en başta konuştuğunuz kadının kişiliğine saygı duyarak ve dürüst olarak tavrınızı geliştirirseniz daha önce hayal bile etmediğiniz mutluluklara yelken açıyor olabilirsiniz. unutmamak gereken şey şu: ukraynalı kızlar eğitimlidir, kültürleri biz bir tarafa avrupalıları bile katlayan seviyededir. yapılan her konuşmada onlardan yeni bir şey öğrenmek son derece normaldir. en çok bilmiş geçinenleri bile sık sık feci bozar, tuş ederler. aradıkları karakterlerine, birikimlerine değer veren bir erkektir; yoksa günün 24 saatini içerek geçiren ukraynalı erkeklerin yabancı imalat kopyaları değil.

olaylar gelişti, kafalar uyuştu, saygı ve dürüstlük sevgi oldu. işte o erkek en şanslı erkektir. ukraynalı kızlar*erkeği sağmal inek yahut ego tatmini yapacakları bir kas torbası olarak görmedikleri için sevgilicilik oynamaz, gerçekten sevgili olurlar. şımarıklık ukraynalı kızların aşina olduğu bir durum değildir. kendilerine iç huzuru veren, ihtimam ve sevgi gösteren erkeklere rüyalarında bile göremeyecekleri payeleri verir, başlarına taç yaparlar. para, mal, mülk gibi konular, tabii önemlidir, ancak esas husustan yani şahsiyetten sonra. çalışkanlıkları ve kanaatkarlıkları ile ayrıca kendilerine hayran bırakırlar. ilişkide sadece tüketen taraf olmak ukraynalı kızların kabul edeceği bir şey değildir. tüketmek, üretmek demişken; tandığım ukraynalı kızların hepsi on parmakta on marifet, hobi seviyesinde bile olsa resim, takı yapımı, kıyafet tasarlamak ve dikmek gibi becerilere sahipler.

yatak muhabbeti yapmayı hiç sevmem ama madem bunca paragraf ukraynalı kızları anlattık, o konuda da tek cümle edelim. ukraynalı kızların en hanım hanımcık, en mazbut olanlarının bile seksoloji* "bilgisi" bizim en yetenekli geçinen çapkınları suya götürüp susuz getirecek düzeydedir. ukraynalı sevgiliyle yatağa girmenin kaplanla yatağa girmeye eş olduğunu ve hazırlıklı bulunmak gerektiğini akılda tutmak mühimdir*

şimdi farkettim ki yazdığım bunca paragraf bir nevi peygamber güzellemesi gibi olmuş. eh ama, tarafsız olamayacağımı da en baştan belirtmiştim. tabii yine de bu durum ortamın dikensiz gül bahçesi olduğu anlamına da gelmiyor. nitekim ukraynalı kızların kulaklarına küpe ettikleri ilk atasözü "en iyi arkadaşın ilk düşmanındır" mealinde. anlaşılacağı üzere kendi aralarında, hele de erkekler söz konusu olunca, rekabet, kıskançlık, kumpas eksik olmuyor. ne var ki entrikacılıkta türk kızlarının eline su dökerler mi denirse; kendi deneyimlerim nokta-i nazarından buna hemen evet diyemiyorum. bir de ukraynalı kızların istisnasız tümünün diskoda dansetmeye ve gece hayatına bağımlılık derecesinde düşkün olmasına gıcık oluyorum. lakin bunun da ne denli bir eksi sayılacağı tartışılır, neticede herkesin eğlence anlayışı farklı. ben gece hayatı denen şeye oldum olası kıl kaptığım için negatif algıladım, başkası farklı algılarsa ona bir şey diyemem.

bu uzun ve muhtemelen de sıkıcı yazıyı türk milletine en büyük iki imparatoriçesini armağan etmiş ukraynalı kızlara sevgilerimizi göndererek iki bakınız ile noktalıyorum:

(bkz: hürrem sultan)
(bkz: hatice turhan sultan)

devamını okuyayım »
18.11.2009 04:08