constantina

  • 166
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 ay önce

kedinin ölmesi

aileden birini kaybetmenin acısını yaşatır.

benim kedim bu sabaha karşı öldü. ne acıdır ki, bebekken araba altında kalmasın diye eve almıştık, 1,5 yıl koruyabildik, sonunda bir araba çarptığı için öldü.

1-2 saatten uzun dışarıda kalmazdı, 2 gece eve gelmeyince endişelendik. eve döndüğünde yüzü dağılmış haldeydi, o halde bile tuvaletini banyonun deliğini bulup yapmıştı. veterinere götürdük, çenesi kırılmış. ameliyat için 72 saat beklemesi gerekliymiş. bu 72 saat boyunca 3 kez ziyaretine gittik. her seferinde biraz daha iyiydi. son gidişimizde yanımızda en iyi arkadaşı olan köpeğimiz vardı. birbirlerini görünce sevindiler, köpek onun kaza geçirmiş halini gördüğü için çok üzgündü. evet, köpek üzgün olduğunu çok net biçimde gösteriyordu. kedim de köpeği görünce sevinip gurlamaya başladı.

meğer sorun sadece çenesi değilmiş. darbeden dolayı diyaframı yırtılmış, iç organları göğüs kafesine toplanmış. o kadar ağır bir kaza atlatan kedim evi buldu, tuvaletini temiz bir yere yapmayı başardı, bizi gördüğü için sevinip gurladı. diyafram ameliyatını atlatma şansı yarı yarıyaydı. onu da atlattı. fakat ameliyattan 12 saat sonra artık dayanamadı ve bizi terk etti.

işin en kötü yanı, acımı kimse paylaşamıyor. neden moralin bozuk dediklerinde "kedim öldü" diyorum, gözleri "ha, o muydu?" diye sorarken ağızlarından "geçmiş olsun" çıkıyor. günlük hayata devam etmek, işe gitmek zorundayım. yatağa yatıp günlerce ağlayarak uyumak istiyorum ama çemberini siktiğimin feleği ona da müsaade etmiyor.

şimdi veterinere gidip miniğimin ölü bedenini almak, ameliyat masraflarını ödemek ve onu gömecek bir yer bulmak zorundayım.

hayat çok katı, iyi olan ihtimali hayal etme hakkımız dahi yok. hiç durma emi, ağzımıza sıç, tutunduğumuz ufacık mutlulukları kanırtarak sök kalbimizden. posamızı çıkarana kadar durma varlığına soktuğumun hayatı.

devamını okuyayım »
20.11.2013 15:40