corvus corona

  • 427
  • 20
  • 13
  • 0
  • dün

devletin rte'nin damadına 36 milyon dolar ödemesi

bayraktar'in urettigi iha'nin turkiyedeki ilk belgeselini 5 yil once yapan biri olarak bunu yazmak uzerime farz.

6 yil once bir gazetenin mansetinde farkettim kendilerini, manset suydu; "ikitelli organize sanayide uretilen heron"

hikayeleri ilgimi çekti, haberin izini surdum, belgesel yapmak istedigimi soyledim sagolsunlar benim için savunma bakanlığından gerekli izinleri aldilar ve uc gun boyunca git gel çekimleri yaptım belgeseli hazırladım. bana en ince detayina kadar yaptiklari isi anlatan kisi selcuk bayraktar'di.

1. selcuk bayraktar'in babasi bu isin oncusu. isin makine muhendisligi kisminda baba ozdemir bayraktar vardı. işletmenin idari işlerinde haluk bayraktar çalışıyordu. selcuk lisans eğitiminden sonra kendi imkanları ile gittiği amerika’da yazılım teknolojileri üzerine (nasa)staj yapmis, kendisindeki cevheri fark eden amerikalıların bol sıfırlı teklifini reddederek türkiye’ye babasının işletmesine dönerek abisi ile bu işe soyunmuştu. kelle koltukta, uykusuz binlerce gecenin sonunda da bir insansız hava aracını uçuran en önemli parça olan yazılım ve elektronik kartı üretmişlerdi. (yazılım selçuk bayraktar’a ait) uçağın motor hariç tüm parçaları tamamen kendi bünyelerinde üretiliyordu. (bu uçağın motoru da sıradan bir motor oldugu için üretimini gereksiz görmüşlerdi.)

2. bu adamlarin bu ülkede kendi başlarına yaptigi isi dünyanın başka bir ülkesinde sen yapsan direk devlet korumasina alinir askeri uslerde uretimini yapar, önüne sınırsız bütçe konulurdu. bu adamların yaptığı işin onda birini dünyanın başka bir ülkesinde yapsan önüne milyar dolarlar konulur etraflarına koruma ordusu sarılırdı. fakat bu adamlar bu üretimi kendi ceplerinden, hiçbir devlet teşviği-parası-desteği olmadan, 2 metrelik tel örgülerinden başka da hiçbir korumaları bulunmadan kelle koltukta yapıyorlardı. ölüm tehditleri, orada bulunduğum süre içerisinde beni bile tırsıtmıştı.

3. gelelim yaptıkları uçakların teknik yeterliliğine (dikkat edin bu kıyaslama 5 yıl öncesinin verilerine dayanır, şu an eminim ki çok daha iyilerdir)

israil heronları: herifler bir heronu o zaman da 18 milyon dolara satıyorlardı. sattıkları uçaklar için her yıl uçak başına 3 milyon dolar bakım parası ödeniyordu. bu bakım denilen şey; aslında yazılımın işlev süresini bir yıl uzatmaktan ibaretti ve sıkı durun o ara israille gergin olduğumuz için güncellemeyi yapmadıklarından elimizdeki heronlar uçurulamıyordu. ki bu heronları da türkiye bin takla atarak alabilmişti. israilin heronunu uçurabilmek için çok iyi eğitim almış bir pilota ihtiyaç duyuyordunuz. bildiğin bir pilot pist başına geliyor, elle uçağı manuel olarak havalandırıyor ve tüm uçuş süresince uçuş manuel gerçekleştiriliyordu. gece uçururken pilot iyi hesap edemedimi uçak düşüyordu. ters bir rüzgar çıktı pilot toparlayamadımı uçak düşüyordu. pilot yakıtı hesaplayamadı uçak zamanında eve dönüşe geçmedi yakıt bitiyor uçak düşüyordu. bu şartlarda uçağı uçurdun, hedefte bir bölgeyi tesbit etmek için harita ekranına dokundun o an tesbit ettiğin koordinat (-)(+) 500 metreydi.

bayraktar iha: sen istanbuldasın uçak ankarada bir hangarda. istanbuldan komutu veriyorsun, uçak kendi başına hangardan çıkarak piste geliyor ve yine kendi başına havalanıyor. hangardan çıkışı, kaç saatlik yakıtı varsa uçuşun tamamı, geri dönüp inişi ve hangara geri dönüşü tamamen otopilotla gerçekleşiyor. sen bambaşka bir lokasyonda sadece uçağa rota veriyorsun. diyelim öyle bir rota verdin ki uçak oraya giderse yakıtı geri dönmesine yetmeyecek, seni uyarıyor. uçak yakıtı ve uzaklığı sürekli kontrol ederek dönmesi gerektiği zaman yine otomatik geri dönüyor. israilin sana çaktığı dandik heronu her şeye rağmen uçurabildiysen verdiği 500 metrelik yanılma paylı koordinata karşılık bayraktar’ın heronu harita ekranında dokunduğun yeri 50 metre -+ sapmayla sana bildiriyor.
tüm bunlara karşılıkta bayraktar’ın bu heronu israilin heronunun 4/1 fiyatına bu ülkeye maloluyor.
ahmet, haluk ve selçuk bayraktar 5 yıl önce bu uçaklara muharebe bombaları eklemek için çalıştıklarını söylüyorlardı ki şükür bunu da bugün başarmış durumdalar.

4. peki; istanbul’dan verilen komutla ankara’daki insansız uçağın tamamen otomatik yeteneklerle uçabilmesi ve bu uçağın bomba atabilmesi ne demek? 1000 tane uçağı aynı anda havalandırıp düşmanının tepesine indirebilmek demek şeker kardeşim. insan kaybetmeden savaşabilmek demek… para tüm dünyada en çok savunma sanayine harcanıyorken, bu ülkeye milyarlarca dolar kazandırmak ve paradan daha önemlisi gireceğin savaşta insan kaybetmeden savaşabilmek demek...
ha niye bunca özelliğe sahip uçak başka ülkeye satılmıyor veya binlerce adet üretilmiyor işte onu anlayabilmen için dünya silah lobileri üzerine epeyi okuma yapman gerek şimdi burada uzun sürer şeker kardeşim.

5. bu insanlar; kendi ceplerinden harcadıkları paralarla kendi kendilerine ar-ge yaparak, canları pahasına bu uçakları yaptı ve bu ülkeye kazandırdı. yaptıkları sadece bununla da sınırlı değil; sen o klavye başında işkembeden sallıyorsun ya; selçuk bayraktar 5 yıldır bu ülke için ürettikleri uçakları; terörün en yoğun olduğu yerlerde, kuzey ırak’ta, yine kelle koltukta, dağlarda askerlerle aynı karavanayı yiyip aynı sipere yatarak bizzat uçuruyor ve askerimize uçurmayı öğretiyor.

ve son söz;
herkesin zannettiği gibi selçuk bayraktar ve ailesi recep tayyip erdoğan’ın kızını alarak bir şeref kazanmadı. aksine o şerefi kızını alarak recep tayyip erdoğan'a bizzat bahşettiler…

devamını okuyayım »
16.12.2016 03:27