hesabın var mı? giriş yap

müzmin yedek (73)

gerçek adım telaffuz edilemez(şu videonun 3:02, 3:05 arasında geçiyor tam ismim) çünkü doğrudan iletişim için gırtlağımda bulunan ses tellerini kullanmıyorum. oysa buradaki zeki tür biyolojisi ses dalgalarını iletişimde kullanıyor, ışık frekanslarını ise sadece bir izlek olarak kullanıyor.

gregorian miladi takvimi referans alınırsa, iki ekinoks arası yaklaşık 10,8 saniyelik hata payı dikkate alınmaz ise m.ö. 22978 yılının 18 mayısı 19 mayısa bağlayan bir gece yarısı zorunlu olarak yeryüzeyine indiğimi söyleyebilirim.

tabi benim hatırladığım bir gece yarısı değildi, çünkü söz konusu hata payı sebebiyle bu tarih yanlış, yaklaşık 3, 1/8 gün sonra yani gerçek zamanlı eşdeğer tarihlendirme açısından m.ö. 22 mayıs 22798 yılı akşamı yeryüzüne inmiştim. evden epeyce uzak olduğum ve bu mesafede iki periyot arası gravitasyonal zaman skalası, çevre sistem uydu galaksilerde ve bunlara bağlı olarak dış halkalara yayılmış standart yıldız sistemlerinde epey gecikmeye neden olur. bu nedenle tünelin ucundaki ışığı görebilmem için, insanlık için uzun, benim için kısa bir süre daha beklemek zorundayım. ne yazık ki, ic 1101 süper galaksisinde ortalama olarak ışık hızının %90 ı hızla hareket etmekte olan orjinal ikametgahıma beni götürebilecek en yakın inter galaktik istasyon, insan medeniyeti tarafından sagittaurus a olarak bilinen samanyolu merkezindeki karadeliğin yığılma diski üzerindedir. ancak gelişmiş medeniyetler açısından çorak, bu tip genç görünümlü galaksilerde dış halkalara açılan çok az sayıda beş boyutlu kuantum ark (solucan deliği) mevcuttur. samanyolu içindeki en yakın zamanlı 6 numaralı ark ın kavuşum periyodunun zamanı geldiğinde sessiz sedasız yola çıkacağım. bunun anlamı sagittaurus dan yayılarak tüm galaksi düzlemini tarayan ve bu galakside sadece 12 adedi yapılandırılmış 5 boyutlu ark dan birinin güneşin de içinde bulunduğu local bubble içine girerek local interstellar cloud olarak bilinen alpha centaurive siriusun içinde bulunduğu düzlemden geçmesi. o gün benim buradaki görevim de sonunda bitmiş olacak.

insanlığa bir mesajım veya armağanım yok maalesef, bu kurallara aykırı. güvenlik protokolleri sebebiyle mevcut medeniyetin erişim düzeyini aşacak herhangi sezgisel bildirimde(doğrudan olmayan, insanlığı etkileyebilecek, ilham verici bir bilgi) bulunduğum anda dahi konak olarak kullandığım biyolojik kalıp iletişim dışı kalır, konuşma yeteneğini yitirmiş, kör, sağır veya çeşitli nedenlere bağlı olarak, hastalanmış, delirmiş veya aniden ölmüş olduğu görülür.
şu ana kadar ortalaması elli yıl olan doğal ömrümü 500 defa tamamladım, bir kısmında yüz yılı aşkın, çoğunda ise çok kısa bir süre boyunca aynı biçimde yani aynı insan olarak göründüm. genellikle deli, çılgın, uyumsuz, çevresiyle ilgisiz olarak bilindim, bir kaç defa standart yaratıcı olmayan bir teknik müzisyen, devlet adamı ve bürokrat, daha da az bilim insanı (derleyici)ya da aydın(katılımcı) olarak yaşadım. fakat bu tip riskli yaşam seçeneklerinde, güvenlik protokolü sebebiyle, özellikle insanlığı uyarmaya çalışmadığım halde o bedendeki ömrümün yine de ortalamadan oldukça kısa sürdüğünü anımsıyorum. dolayısıyla kimseler tarafından hatırlanmadım, hatırlanmayacağım, hiç bir yazılı kaynakta kullandığım isimler belirmedi, zorunlu nedenlerle belirenler unutuldu.

yani kitlelerin hayranlığını üstüne çeken bir bilim insanı, sanat dehası, filozof,düşünür veya benzeri şöhretli bir kişi olmadan bu ilkel yani erken medeniyeti sadece uzaktan izleyedim. türünüzü oldukça garip, bir o kadar da ilginç bulduğumu da belirtmeliyim, nitekim geldiğim yerdeki çoğunluk elementel veya karbon formların karmaşık işlemleri yürütebilecek zeki bir türe evrilebileceğine, hatta medeniyetler kurabileceğine asla inanmıyor. görebildiğim kadarıyla da insanların birbirlerine yönelik iletişim kanalları çeşitli ama birbirlerini anlamak için pek fazla enerji harcamıyorlar, zira enerji onlar için çok değerli.
insan türü de bu nedenle tüm canlıların yapmaya çabaladığı gibi, onun çevresini oluşturan ve onunla aynı temelden oluşan ana unsura, yani maddeye hakim olmaya ve bu yolla evrendeki enerji formlarına dolaylı yollardan hükmetmeye ve varlıklarını anlamlandırıp ömürlerini uzatmaya çalışıyorlar.

benim gerçekte ne olduğumu bilselerdi muhtemelen tuhaf, kozmik bir enerji kaynağı sanır, bir santral için çok verimli bir kaynak olarak düşünürler, orada tükenip ölümüme aldırmaz, yaşayan bir varlık olduğuma da asla hükmedemezlerdi. maddi kabuğa büründürülmemiş orjinal türüm, elektron kabuğuna dayanmayan bozonik biyolojisi gereği hiç bir maddeye dolaysız yoldan hükmedemez, yani dokunamaz. maddenin içinden geçeriz, enerji çekici ferromanyetik bir madde ise sizin deyiminizle bu defa donar veya yanarız, yani hızlıca özelliklerimizi yitirir ve parçalanırız. (bu gerçekten etki olarak aynıdır ancak maddi açıdan değil. sizin için çok sıcak olan güneş bize göre su kadar ferah bir yaşam pınarı, çok soğuk bir ortam ise uzay gibi ıssız bir boşluktur. ) ama örneğin sizin anlayışınıza göre ışığa dokunabilir, her türden enerjiye dolaysız biçimde hükmedebiliriz. sizler maddeden temellenmiş enerjiye aç varlıklar iken bizim uzama yani maddeye olan ihtiyacımız size oranla oldukça fazladır, temelimiz ise enerjidir. dolayısıyla bizler sadece enerjiyi manipule ederek,kendimiz için madde üretebiliriz. (gezegenler , ölü yıldızlar temelde bizim artık kullanmadığımız artıklarımızdır)

insanlarla geçirdiğim onların bir bireyine göre oldukça uzun zaman boyunca birbirimize tamamen zıt ama aslında temelde aynı olduğumuzu görebildim. kendi var oluşu için kendinde olmayanları doğadan temin ederek yol almaya çalışan varlıklarız ve yakın ilgi alanımızın dışındaki evrensel gerçeklerle mecbur olmadıkça hiç ilgilenmiyoruz. üyesi olduğum tür benim bir kaza sonucu burada beklemek zorunda olduğum müddet boyunca kayıt altına aldığım izlenimlerim sayesinde dengesiz akışkan ve bileşik madde formlarının çok farklı bir şey olduğunu,bize benzediğinizi öğrenebilecek. (örneğin dünya gibi silikat yoğun ortamlardaki bütün karbon veya silikon bazlı canlıları aynı tuhaf, bir tür enerji yutucu madde sanıyorduk, orjinal biyolojimiz gereği bırakın kısa zamanda sesli iletişim dilinizi çözmeyi, bir kedi ile insanın nerede başlayıp bittiğini, dünyadaki bu karbon iskeletli dev moleküler formların özelliklerini ve farklarını anlamam bile ilk bin yıl boyunca mümkün değildi.) türdeşlerimin yani evrendeki bize benzeyen enerji formlarından başka birilerinin yaşadığı benzer bir ortama çok fazla yaklaşmış olsaydınız(proxima centauri yıldızının derinlerinde yaşayan kadim bir medeniyet var örneğin) bir kirletici parazit kaynağı olarak "temizlenecektiniz" muhtemelen neden olduğunu hiç bilemeden. (yıldızın anlamsız ve rastlantısal bir kaza patlaması sanarak) benim türlerim sanayi çağınızda gezegeninize düşmüş ve ele geçirilebilmiş olsaydılar birer süper pil olarak kullanılacağı ve bunun canlı olduğu anlaşılamayacağı gibi.

artık bunlar olmayacak ve şimdi değil ama sizin için uzak bizim için yakın bir gelecekte birbirimiz ile iletişim yolunu bulup ilişki kurabileceğiz. ayrıntılarından bahsedemem ama bu gezegene düşmeseydim ve siz hiç var olmamış olsaydınız, sizin aslında ne olduğunuzu anlayamadığım gibi, sayenizde büründüğüm elementer koruyucu karbonik kabuk sayesinde gezegenin çevresindeki ferro manyetik kalkan nedeniyle çoktan yanmış yani kısa sürede patlayarak tükenmiş olacaktım.

bu tanıtım amaçlı ileti, kimsenin göremeyeceği, veya görenlerin tebessüm edeceği için güvenlik protokolü sınırlarını aşmayan, insanlık için mümkün olan tek teşekkür mektubumdur.
  • 2763 entry
  • 65 takibinde
  • 264 takipçi