crimetisia

  • 1316
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

litost

milan kundera'nın gülüşün ve unutuşun kitabında tanımladığı, hüzün, acıma, pişmanlık ve özlem gibi birçok duygunun bileşimi olan bir duyguyu anlatan çekçe bir sözcük. başka dillere de çevrilmesi pek mümkün olmamış. sözcüğün ilk hecesinin, terk edilmiş bir köpeğin sızlanmasını duyuracak şekilde uzun ve güçlü bir biçimde vurgulandığını söyler milan kundera. ancak bazı hallerde, sözcüğün tam tersine çok özel, belirli ve ince bir anlam taşıdığını da belirtir, ıpkı bir bıçağın keskin yanı gibi der. bu sözcük olmadan insan ruhunun anlaşılabileceğini düşünmekte güçlük çekmeme karşın, bu anlamda da sözcüğün öbür dillerdeki karşılığını boşuna arıyorum diyen kundera, bir örnek vererek devam eder: öğrenci, kız arkadaşıyla ırmakta yüzmektedir. genç kız sporcudur, öbürü ise, çok kötü yüzmektedir. suyun altında soluk almayı bilmemekte, ağır ağır yüzmekte, başını sinirli bir biçimde suyun yüzeyinde havaya kaldırmaktadır. genç kız oğlana fena halde aşıktır ve bu yüzden onun gibi ağır ağır yüzecek inceliği göstermektedir. ancak, yüzmeleri sona ermek üzereyken, bir an sporcu içgüdüsüne boyun eğer ve hızlı kulaçlarla ırmağın öbür kıyısına doğru yönelir. öğrenci daha hızlı yüzmek için çaba harcar, ama su yutar. kendisini küçük düşmüş hisseder ve bir hınç duyar.işte bu çok özel hüznü litost'tan başka bir sözcükle anlatmak olanaksızdır. hiç spor yapmadan, arkadaşsız ve annesinin gereğinden fazla şefkatli bakışları altında geçen hastalıklı çocukluğunu anımsar ve kendisinden de yaşamdan da umutsuzluk duyar. sonra, birlikte bir kır yolundan dönerler ama konuşmazlar.oğlan kendisini yaralanmış ve aşğılanmış hisseder ve karşı konmaz bir dövüşme isteği duyar. "ne oluyor sana?" diye sorar kız, oğlan da ona sitem eder: ırmağın öteki kıyısında akıntı olduğunu pekala bilmektedir, bu yüzden orada yüzmemesini, boğulma tehlikesi olduğunu ona söylemiştir-ve kızın yüzüne bir tokat atar- genç kız ağlamaya başlar, oğlan kızın yanaklarından akan yaşları görünce ona karşı yüreğinde büyük bir acıma duyar, onu kollarının arasına alır ve litost'u birden dağılıp gider. litost, içimizdeki zavallılığın birden ortaya çıkmasından doğan acılı bir durumdur. litost, iki zamanlı bir motor gibi çalışır. bir kaygı duygusunun yerini öc alma isteği alır. öc almanın amacı, karşısındakinin de aynı biçimde kendi zavallılığını ortaya koymasıdır. öc almanın gerçek nedeni hiçbir zaman açıklanamayacağından yalancı nedenler ileri sürmek gerekir. yani litost, asla ikiyüzlülükten vazgeçemez.

devamını okuyayım »