cryptical

  • hırçın golcü (252)
  • 771
  • 21
  • 3
  • 0
  • dün

oğuz atay

başlığının altı çöplük kaynayan yazar. hakkında yazılan literatür de bundan hallice. biri çıkar "postmodernizim türünde (realizm, natüralizm ve modernizm nasıl bir tür değilse postmodernizm de bir tür değildir) yazdığını söyler, diğeri taaa fi tarihinden beri bilinen nabokov-atay ilişkisinin intihal olduğunu söyler falan. ama bu yazarlara kızamıyorsun da belli ki formasyondan geçmemişler neyin ne olduğunu bilmiyorlar. asıl atay edebiyatı üzerine yazılan araştırmalar felaket, bir ton çöp makale bulabilirsiniz hakemli dergilerde yayınlanan. derleme kitapların çoğu da berbat. bunlardan ilk aklıma gelen de hilmi tezgör'ün derlediği "korkuyu beklerken gelenler oğuz atay öyküleri üzerine yazılar," atay üzerine bulabileceğiniz en leş yazıları içeriyor olabilir, atay'ı değil ama nasıl akademik bir yazı yazılmayacağını öğrenmek istiyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

velhasıl, geçenlerde bir başlık vardı "gençlere fen-edebiyat yazdırmıyoruz kampanyası" diye, bu ülkede sosyal bilimler eğitimi 2-3 üniversite haricinde çok net söylüyorum "yok." ülkece hala sosyal bilimlerin eleştirel düşünme refleksini kavrayamadık ve kavramaktan da çok uzağız. zihinlerimiz hala kategorik çalışıyor, mesela yukarıdaki yazardaki gibi en ufak bir benzerlik direkt bir "çalıntı" haline geliyor. yıllardır edebiyatımızın en iyi yazarlarının metinlerinde paragraflar, cümleler arıyoruz "intihal" diyebilmek için. halbuki taptıkları batı edebiyatındaki yazarlar hakkında hiç böyle bir araştırmaya girmiyorlar mesela. metinlerarasılık, parodi, yeniden yazım bunlar 1960lı yıllarda terimsel olarak ortaya atılan (parodi çok daha önce tabii) kavramlar, ama üzerinden kaç yıl geçmesine rağmen hala bunları öğrenme zahmetine girmeyip "çaldı" diye yaftalıyoruz.

bu kadar savruk bir yazıyı da bağlamak gerekirse "dört başı mamur bir sosyal bilimler eğitimi şart!"

devamını okuyayım »