cupido

  • 272
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

planet of the apes

şu ana kadar yapılmış en baba birkaç "bilim-kurgu" filminden biri. aşmış bir post apocalyptic era. bu kadar güzel kurgulanmış, aşmış diyaloglarla bezenmiş ve içeriğinde bir sürü mesaj barındıran(öyle ki bu mesajlar hemen hemen her diyalogta vardır) bir filmin yeteri kadar ilgi görmemesi(en azından bir star wars kadar ilgi görmemiştir) ise ayrı bir ironidir. ve beni ziyadesiyle üzmüştür.

uyarı: spoiler içerebilir. aman diyeyim!

öteki taraftan, filmin ana karakteri "tylor"ın kendini zeki sanan bir gerizekalı olması da bize verilen bir mesaj mıdır bilemeyeceğim. gerizekalılıkta sınır tanımamıştır nitekim. ağzında puroyla gezip istatistiki bilgiler vermeyi zekilik sanıyor gavat. ulan sen bir gezegene iniyorsun, maymunların konuştuğuna şahit oluyorsun ve buna sanki normal bir şeymişcesine yaklaşıyorsun. hadi hepsini geçtim, maymunların "ingilizce" konuşması da sana normal geliyor(bunu da amerikan özgüvenine yoruyorum. 'yav bizim dilimiz bütün galaksi de konuşuluyordur' içgüdüsü). insan bir sorar değil mi, "hadi konuşuyorsunuz anladıkta, ingilizce'yi nerden öğrendiniz abiler?" deyu. hadi orayı da bir şekilde kavrayamadın, olayın şokuna verdim. cornelius isminde bir maymun var lan orada? yani bu ne demek, az daha doğuya gitsen rüstem diye bir gorile rastlayabilirsin. insan bir sorar değil mi? "konuştuğunuz bu dili, kültürü nereden aldınız?" ha belki cevap verecek kapasitede değiller ama en azından "insan" ol biraz demi abicim.

bir de böyle güzide bir filmin dünyanın en zırva sahnesini barındırması da ayrı bir ironidir. mevzubahis sahnede, taylor ve ekibi yeni bir gezegene indiklerini sanır ve keşif için dolaşırlar. elemanlardan birisi küçük bir amerikan bayrağını nehrin hemen kenarına iliştirmeye çalışır. bunu gören taylor hayvan gibi kötü adam kahkahasıyla ortalığı inletir. kamera taylor'ın ağzına zoom-in yapıp, gökyüzüne yükselir. sonuç: allah belanızı versin!

tim burton'ın sonradan çektiği "planet of the apes" uyarlaması her ne kadar ilk film kadar orijinal ve gerçekçi olmasa da güzel bir son yapabilmeyi başarmış, makyaj ve oyunculuk konusunda ise aşmıştır. filmde bütün maymun karakterlerin kendine has duruşları ve mimikleri vardır. ilk filmdeki maymun karakterler '68 yılına göre çok çok iyi bile olsa tim burton'ın planet of the apes uyarlamasıyla kıyaslanamazdır. ama her ne olursa olsun, 1968 yılında ki planet of the apes filmi hayata bakışınızı bile değiştirecek kalitede hikayeye ve kurguya sahiptir. her diyaloğu ile adeta insan ırkıyla dalga geçer ve ileride yaşayacağı acizliğin mesajını verir. maymunlar bizim için çirkindir ama maymunlar için biz eşi benzeri olmayan kar taneleri değilizdir. mahkeme sahnesindeki 3 maymun sahnesi ve daha niceleriyle insan ırkının taşıdığı zararlı "potansiyeli", din adı altında yasaklanan bir sürü bilimsel araştırmayı, hayvanlara olmadığı gibi kendi ırkına da saygısı olmadığını çoğu zaman yüzümüze vurur. lâkin olan bitenin farkında bile olmayan insan, bütün bunları anlayabilecek midir?

aslında film kendi içinde o kadar güzel bir bütünü oluşturur ki, bizim onu anlayıp anlamamamız bile önemli değildir aslında. o kendi mesajını vermiştir ve onunla yetinir. bir kıyamet sonrası yaşamın nasıl olabileceği ihtimali üzerinde durur. eğer kendini "zeki" sanan yaratıklar olmaya devam edip, dünyanın içine edersek birkaç bin yıl sonra hayvanlar gibi ormanlarda avlanarak yaşayacağımızı gözümüze gözümüze sokar.

filmle ilgili birkaç teknik bilgi de vermek isterim.

- 2 milyon pound'a çekilen filmin %17'si tamamen makyaj için harcandığından dolayı zamanında "makyaj"a en çok para ayıran filmi olmuş.
- taylor karakterini oynayan charlton heston, filmin çekimleri boyunca gripmiş. yapımcılar heston'ın iyileşmesini bekleyeceklerine, hastalığın onun sesini iyi yönde etkilediğini ve karaktere bir şeyler kattığını düşünerek, filmi o şekilde çekmeye devam etmişler.
- 4. astronot stewart "aslında" erkek bir karakter olarak tasarlanmış.
- "3 maymun" sahnesi(diyebileceğimiz sahne) filme doğaçlama eklenmiş. insanlar bunu eğlenceli bulmuş, çünkü film çok fazla ciddi olmaya başlamış.
- ilk 30 dakka boyunca filmde hiç maymun yok.
- filmde geçen "take your stinking paws off me, you damned dirty ape." repliği amerikan film enstitüsü tarafından 66. en iyi alıntı olarak seçilmiş(100 film içerisinden).
- uzay gemisinde ve astronotların elbiselerinde "ansa" diye bir çıkartma vardır. "nasa"nın akronimidir.

sonuç olarak, rise of the planet of the apes'in çıkışını dört gözle beklememizin sebebi bu filmdir aslında agalar. bu kadar tüyler ürperten bir sona çok az filmde rastlarsınız.

george taylor: and that completes my final report until we reach touchdown. we're now on full automatic, in the hands of the computers. i have tucked my crew in for the long sleep and i'll be joining them soon. in less than an hour, we'll finish our sixth month out of cape kennedy. six months in deep space - by our time, that is. according to dr. haslein's theory of time, in a vehicle travelling nearly the speed of light, the earth has aged nearly 700 years since we left it, while we've aged hardly at all. maybe so. this much is probably true - the men who sent us on this journey are long since dead and gone. you who are reading me now are a different breed - i hope a better one. i leave the 20th century with no regrets. but one more thing - if anybody's listening, that is. nothing scientific. it's purely personal. but seen from out here everything seems different. time bends. space is boundless. it squashes a man's ego. i feel lonely. that's about it. tell me, though. does man, that marvel of the universe, that glorious paradox who sent me to the stars, still make war against his brother? keep his neighbor's children starving?

devamını okuyayım »