dear god make me a bird

  • mangal yürekli rişar (524)
  • 948
  • 4
  • 1
  • 1
  • bugün

35 yaşını geçtiği halde sözlükte yazan insan

askerliğimi yeniçeri olarak yaptım. yeniçeri ocağı'nın son dönemlerine denk geldim. bir tane kazan vardı ortalık yerde. yemek pişirmek için yapılmış koskoca bir kazan. hacı bektaş-ı veli hediye etmişti. onun hatırasına orta yerde özenle dururdu. bizim bu yeniçeri ağaları, ne zaman ulufe eksik gelse (biz o zaman maaşlara ulufe derdik) veya rahatsız oldukları bir konu olsa tutup bu kazanı başaşağı çevirirlerdi. böylece saraya rahatsızlığımızı bildirmiş olurlardı. zaten "kazan kaldırmak" deyimi de buradan çıktı. neyse efendim, bunlar işi öğrendiler ya zırt pırt kazanla oynamaya başladılar. bir aşağı bir yukarı çevirip duruyorlar. ne kadar "yapmayın etmeyin ağalar, başımız derde girecek!" dediysek de dinletemedik abicim. en sonunda ll. mahmut'un kafası bi bozuldu, tepesi bir attı pir attı. meğer bize çaktırmadan yeni bir ordu kurmuş, topa tuttu bizi iyi mi? ondan sonra ben de ordudan emekli oldum. yeniçeri ağalarından bir tanesi üçüncü jenerasyon kahveci açmış, bir başkası da tahtakale'de perakende ereksiyon hapı satışı işine girmiş.

bizler dinazor değiliz sanıldığının aksine arkadaşlar. baştan söyleyeyim de sonra, olur ya bir toplantı falan yaparsak "bu muymuş laan?" sendromu yaşamayın*. bazen genç arkadaşlar, garip bir takıntı olarak belli yaşları hayatın sonu falan zannediyorlar.

devamını okuyayım »