deep in dark

  • 1208
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

aynaya bakarak ağlamak

tum cocuklugunu aglama krizlerinde gecirmis kucuk deep'i* odasina yollardi babasi her seferinde, "aglamani bitir oyle gel." diye. o da boncuk boncuk gozyaslari icinde pasa pasa iceri yurur, oda kapisini kapatir, yataginin uzerine oturur, karsisindaki gardrobu boydan boya kaplayan aynaya dikerdi gozlerini.
once gozyaslarinin goz pinarlarinda toplanip, kirpiklerin tasiyamayacagi agirliga ulastiklarinda dokulmelerini seyrederdi.
sonra kahverengi gozlerinin nasil tanimadigi bir renge donustugunu.*
bir de cocuk akliyla aglarken guzel mi yoksa cirkin mi oldugunu merak ederdi, cunku herkes aglarken cok cirkin oldugunu soyluyordu...
sonra dilini bir saga bir sola uzatir, damlalari yakalamaya calisirdi; severdi gozyaslarinin tadini.
baba deep bir sure sonra odanin kapisini aralardi, "bittiyse gel" derdi. kucuk deep "bitmedi." diye cevap verirdi. neden agladigini bile unutmus, ama ayna karsisinda aglamanin sakinlestiriciligine kapilmis olurdu. cikmak istemezdi odadan.
baba deep birakmazdi yine de, kolundan cekistire cekistire yuzunu yikamaya gotururdu kucuk deep'i. o da bir sonraki aglama krizine kadar sessizce oynardi salonda legolariyla, bir dahaki sefere ayna karsisinda aglayana kadar.

devamını okuyayım »