deep in dark

  • azimli
  • şamda kayısı (709)
  • 1208
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

yaşlı

oncelikle belirteyim, sevgili sozluk...

marketteki sirada, hemen arkamda yasli bir teyze vardi. alisveris bandinda ilerleyen, uzeri kocaman cilek resimli kutuya bakti. bana dondu.
- dondurma mi bu?
- evet.
- eve goturene kadar erimiyor mu?
- cok yakinda oturuyorum ben, yoksa erir buyuk ihtimalle. *
- hmm yani hedehodo'ye kadar goturemem?
- hayir, ama torununuz varsa alip bisikletiyle hemen getirir.
- torunum yok... kimsem yok benim.
**
banka kuyrugunda emekli maasini beklemeyen, bayram kampanyalarinda somuru araci olarak kullanilmayan; hakkinda otobuste yer vermeyince cirkeflesen yaslilar, agzini sapirdatan yaslilar, vs. diye zibidi basliklar acilmayan, baska bir dunyaya ait bir teyze bu oysa. ama yasli.
hep ayni aslinda, hepsi yalniz. yaslilik; elden ayaktan dusmek, bunama baslangici, dislerin dokulmesi falan degil.
yaslilik, hayatin en yalniz evresi. yasli, yalnizin esanlamlisi. parildayan gozlerimizi, kirmizi yanaklarimizi, klavyeye vurus hizimizi, otobusun pesinden kosma kabiliyetimizi kaybettigimizde icine dusecegimiz tek basinalik...

teyzeyi elinden tutup en kral dondurmaciya goturmek istedim. yapmadim. alisverisimi odeyip gittim. yasli teyzeyi, yalnizligiyla basbasa biraktim.

trivia: eve gelene kadar dondurma eridi.

devamını okuyayım »
20.06.2005 22:52