deepsilence

  • 2093
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

şafak pavey

sene 1998, can arkadaşlarımdan birisi amerika'ya uçağının kalkışından 1 gün önce çok ağır bir trafik kazası geçiriyor; yanındaki kız arkadaşı vefat ederken kendisinin de sol bacağı diz altından alınmak durumunda kalıyor ve 2 aylık bir hastane süreci sonrasında ancak taburcu olabiliyor.

sonrası daha da zor. 27 yaşına kadar süratli arabalarla, güzel kızlarla, sosyal bir ortamda son derece aktif ve güzel bir hayat yaşayan arkadaşım, o yaşından sonra ampute olarak yaşamayı öğreniyor. önce bir bebek gibi yürümeyi öğretiyorlar yeniden, protezini nasıl kullanacağını anlatıyorlar defalarca: "krem de kullanabilirsiniz" diyorlar, "terlemeyi önleyici tozları da ihmal etmeyin."

hayat o dönemde, son derece doğal olarak, herkese olduğundan daha zor geliyor arkadaşıma. önce yıllardır birlikte olduğu sevgilisi "bir mekana gittiğimizde bana ayak uyduramazsın" diyerek insanlık dışı, iğrenç bir muamele yapıp terk ediyor kendisini, sonra da kızın yeni sevgilisi telefonuna ulaşıp "ulan köpek, kızdan uzak dur, yoksa diğer bacağını da ben keserim" diyor.

arkadaşım adapte olmakta çok zorlandığı bu durumdan ötürü aklını yitirmek üzereyken ve bizler "ne yapsak ne etsek" diye düşünürken birimizin aklına geçirdiği talihsiz kaza ile gündemde olan şafak pavey'i aramak geliyor.

henüz ilk telefonda kırk yıllık arkadaş oluyoruz şafak'la. "vaktiniz varsa arkadaşımıza uğrayıp bir merhaba diyebilir misiniz" diyorum, "şu an yurt dışındayım, haftaya gelince ilk işim size uğramak, ama bir şartım var, bir daha siz demek yok" diyor. o an o samimiyet o kadar iyi geliyor ki..

bir hafta ya da on gün sonra telefonum çalıyor, "müsaitseniz yarın geliyorum" diyor şafak. ertesi gün kapı tam saatinde çalıyor, şafak bir arkadaşına gelirmişcesine rahat, elinde bir pasta kutusu, tüm güzelliği ve kocaman yüreği ile "merhaba" diyor; ve o gün başlayan gayrıresmi tedavi süreci neredeyse bir ay sürüyor. bir kere bile surat asmıyor şafak, o kadar yoğunluğunun içinde hep bir fırsat yaratıyor ve yarım saat de olsa arkadaşıma uğrayıp hayata dönmesine yardım ediyor.

bir ayın sonunda da arkadaşım artık oldukça iyi duruma geldiği ve yoğunluğundan ötürü, bir melekmişcesine sessizce çıkıp gidiyor hayatımızdan.

pek kimsenin bilmediği bu durumu, arkadaşımdan özel izin alarak paylaşmak istedim. şafak pavey budur, kocaman yürekli, güzel gülüşlü bir melektir. iyi ki varsın şafak. sana oy değil, hayat borçluyuz zira.

devamını okuyayım »
13.05.2011 14:55