defansagelsenizelan

  • 472
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

metro turizm

15 gün önce kendileri ile çanakkale -bozcaada istikametine yaptığım yolculuğun ruhumda derin yaralar açması sebebi ile sustuğum, ancak hakkında girilen entryleri görünce dayanamayıp yazacağım firma.

herşey bir başka firmanın elemanının götlük yapıp rezervasyonumuzu 3 saat daha uzatmaması ile başladı.
hali ile yolculuk edilen istikamette ki diğer firmalar araştırıldı. çok fazla şirket olmaması sebebi ile metronun kucağına düşülüverdi. bakın ben diğer şirketlerden 1 gün sonrasına bile yer sordum. yani tatilimden 1 günü feda ettim , metronun eline kalmamak için. diğer firmalar en az 2 gün atınca metrodan biletler alındı.

servis zaten halk otobüslerinden kalma idi. neyse ki ilk toplama kampı olan beşiktaştan bindiğimiz için oturacak yer bulduk. daha sonra ise taksimden alınan bir tabur yolcu ile servis bildiğiniz iett otobüsüne döndü. herkes göt göte.

alibeyköydeki metro uzay üssüne geldik. abartmıyorum ama ben bu kadar fazla yolcuyu bir tek titanic filminde gemiye binmeye çalışırlarken görmüştüm.
insanlar yerlerde oturuyor , bavullar, çantalar, çoluk çocuk, herşey yerlerde. sanırsın 21 .yüzyıl köle pazarı lan.
otobüsü beklemeye başladık ama hangi otobüs gelecek nereye gelecek hiçbirşey belli değil resmen kaos var tesiste.
neyse en son 1 araba geldi biz şoföre soruyoruz " bu otobüs mü" diye adam " belli değil daha" diyor. neyse 12. 30 da kalkması gereken otobüs o saatte kalkmadı. lan bırak kalkmayı o saatte gelmedi bile. lan hadi onu da geçtim otobüs hiç gelmedi ki lan!
neyse bizi bir otobüse bindirdiler 1.30 civarı. otogarda kendi aracımıza bineceğimizi söyleyerek hayatımda gördüğüm en büyük kulaklı şoförle beraber otogara doğru yola çıktık. şoförün kulakları elim kadardı. en azından otogara kadar kulaklardan bahsedip rahatlamıştık. eğlence olmuştu bize. şoförde kendi firmasına küfür ederek rahatlıyordu.

otogara geldik ve aracın geleceğini söyleyerek gene bekletmeye başladılar bizi. en azından otogar daha sakindi.

aslında ben insanın metro hakkında kafasında oluşan "ne kadar fazla seferleri var acaba?" şeklindeki sorusuna dakikalara göre sefer sayılarının olduğunu görünce cevap buldum. bu firmada inanılmaz bir yolcu sirkulasyonu var.
adam "1.03 seferi" diyor oradan adamlar bağırıyor "bizim ki mi" diye , adam bilete bakıyor "yok abi sizinki 1.04" diyor. adamlar sefer saatleri şeklinde değil sefer dakikaları şeklinde çalışıyorlar artık. açıkçası bu kadar fazla sefer yapılırken iyi bir hizmet ummak sanırım aptallık olur , bu ülke şartlarında.

neyse saat 2.00 gibi bizim aracın geldiğini bildirdiler. biz araca geldik bizim otobüsümüz o meşhur prenses denen modeller var ya heh amına koyıım o bile değil daha eski model bişeydi. prensesle 304 arası bişey. neyse biz bağır çağır bindik otobüse.
birader cam kenarına oturdu ben ise muavin götü kenarına. evet orta kapının tam karşısı muavinlerin sürekli malzeme aldıkları o kapaklı bölmenin yanı muavin götü kenarı oluyormuş.
biraderle konuşuyorum ne zaman kafamı diğer tarafa çevirsem muavin dolaptan bişey almak için eğiliyor, otobüste nuh nebi den kalma daracık koridorlu olduğu için muavinin götü ve suratım arası 1 karış kalıyor. tek tesellim götlerini tutan adamlar olmaları idi.
koltuk araları daracık olduğundan koltuğu yatırmak diye bir şey mümkün değildi. tam da arkama koltuk değnekleri ile hareket edeblen engelli bir bayan gelince benim koltuk yatırma rüyam tamamen sona erdi.
tüm yolculuğu muavin götü koklayan bir hacıyatmaz şeklinde geçirmiştim.
mola verilen yerlein dandikliğinden falan bahsedemeyeceğim şimdilik.
bir kez de yolda kaldı araç. 40 dakika kadar bekledik.
sürekli olarak biryerlerde birilerini bekler gibi duruyor kalkıyorduk.

şoför arkadaşa geyikliden sonra bozcaada istikametini bizim tarif etmemiz tamamen yıpratmıştı beni.

işin özü bu kadar fazla sefer yapan bir firmadan herhangi bir kalite beklemeyin.

macera arayan yerini ayırtsın.

devamını okuyayım »