deli misin nesin

  • azimli
  • hırçın golcü (285)
  • 1105
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

community

şimdi gündemde epey yer kaplayan(normal olarak) "4.sezon ve devamı" konusundan başka bir şeyler yazacağım.

bu müthiş diziyle ilgili "bu da oldu" dedirten, "vay arkadaş" diye ekleten bir şeyler okudum. deleuze'ü community üzerinden anlamak başlıklı bir yazı. deleuze'ün difference and repetition adlı kitabında ortaya konan "repetition" (tekrar) kavramı dizinin bir bölümü üstünden açıklanmaya çalışılmış.bu biricik dizicim artık insanlara sadece neşe katmıyor, deleuze'ü anlama konusunda da yardımcı oluyor. hey yavrum.

dizinin 2. sezon 19. bölümü olan "critical film studies" adlı bölümde çalışma grubu abede pulp fiction temalı bir sürpriz bir doğumgünü partisi hazırlarlar. fakat abed doğumgününde jeff'i başka yerde lüks bir restauranta çağırır ve jeff'in haberi olmadan bir film karakterini "oynar". filmin adı my dinner with andredir. abed dizinin bu bölümünde, bahsi geçen filmden bir karakteri yeniden yaratır. işte bahsettiğim yazıda da yazar, diğerlerinin yapamadağını yapan abed'in nasıl bir başkası olduğuna işaret ediyor ve şunları söylüyor kısaca:

"işte bu kopyalamak ve tekrarlamak arasındaki fark. kopyaladığın zaman, doğru(aynı) şeyleri söyler, doğru(aynı) şekilde giyinirsin. fakat bunları işleyiş biçimin değişmez. örneğin britta, mia wallace gibi giyinip dünyayı hala britta gibi anlamaya çalışır.

fakat tekrarladığın zaman ise, bir başkasını alıyorsun ve bunun yaparak bir "başka" oluyorsun. doğru (aynı) şeyleri söylemiyosun. dünyayı başkası olarak anlıyorsun artık. abede bakın, onunla ilgili her şey farklı.

o artık, eski (normal) abedin yaptığı gibi, olduğu kişinin sözlerinden birebir alıntılar yapmakla kalmıyor. andre'nin kendisi olmuşçasına davranmıyor. ya da özü itibariyle andre'nin kendisi de olmuyor. o, andre'yi, kendi (abedin) metabolizması aracılığıyla tekrarlıyor (repeating), yeni bir şey yaratıyor. deleuze buna abed-andre evliliği diyebilirdi.

biz tekrarlamayı, aynı şeyi ard arda yapma olarak düşünme eğilimindeyiz. fakat deleuze (ve kierkegaard için [canım benim] ) tekrar, ileri doğru bir atılımdır, farklı bir şekilde dalgalanmaktır. eğer aynı olsaydınız, bir hareket de olmazdı. işte tam da bu, kimlik(identity) hakkındaki düşüncemizi değiştirir. bu düzenlenmiş şey olmaktansa, bizler kendilerini (dileğim o yönde ki-hopefully) tekrar eden varlıklarız. bu tekrar etme işi, aynı şeyi ard arda yaparak değil, kendimizi düzlüğe çıkararak ve ileri doğru dans ederek olan bir şeydir. bizler kendi varoluşumuzda yeniden bir şey olanlarız."

bu bok gibi çevirinin orjinal metnini şurdan okuyabilirsiniz efenim.

devamını okuyayım »