deliogul

  • tadına doyum olmaz (779)
  • 516
  • 1
  • 1
  • 0
  • dün

louis xiv

16. yüzyılda fransa, din savaşları ile kasıp kavrulan bir ülkeydi. konu sırf mezhep farklılıkları da değildi; fransa'daki çeşitli mezhepleri destekleyen diğer avrupa güçlerinin birincil hedefi bu yolla fransa'yı zayıflatmaktı.

fakat yeni yüzyılda fransa, ikinci bourbon* kralının* döneminde patlak veren otuz yıl savaşlarıdan avrupa'nın en güçlü ülkesi olarak çıkacaktı*. takip eden yıllarda henüz yirmi yaşındaki louis xiv, tahtın naipleri tarafından büyük bir ustalıkla planlanan ren birliğinin hamisi konumuna gelecekti.

fransa'nın artan gücünün en büyük yansıması, ren birliği kurulduktan altı sene sonra inşaatına başlanan muhteşem versay sarayıdır diyebiliriz. sadece büyüklük veya ihtişam hedeflenerek yapılmış bir kompleks değildi. fransa'nın sanat ve yüksek kültürde de avrupa'nın yeni hakimi olduğunu göstermek için inşa edilmişti.

kral, zaman içinde tüm hükumetini ve soyluları da burada toplayıp, tabiri caizse, kendisine kukla etmiştir. yakın geçmişe kadar birbirleriyle sürekli savaşan ve merkezi otoriteyi tanımayan dükler ve prensler artık sadece kralları onlara hitap ederek bir iki kelime söylesin diye senelerce uğraşır olmuşlardı.

bu durumla ilintili olarak louis xiv, sayısız kere fransa devletinin gücü ve zarafetinin vücut bulmuş hali olarak kendisini resmettirmiştir. bir propaganda malzemesi olarak ortaya çıkan "güneş kral" lakabı da zaman içinde gerçeğe dönüşmüştür. güneş hakimdir, sistemin merkezidir, ve kralın hayran olduğu tanrı apollon'un sembolüdür. annesinin türkçe tabirle sen allahın bir lütfusun ("dieudonné") diye sevdiği, 77 senelik hayatının 72 seneden fazlasını kral olarak yaşamış biri için şaşırtıcı değil tabi.

not: fransa krallığı 18. yüzyıl bitmeden büyük bir devrim hareketiyle sarsılacak ve dünya bir daha asla louis xiv'nin bildiği hale dönmeyecekti tabi. fakat, tek bir şahsın bu kadar güce sahip olması her zaman üzerine düşünülebilecek bir konudur.

devamını okuyayım »