demet

  • 371
  • 2
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

der baader meinhof komplex

sürükleyici bir filmdi.

--- spoiler ---

filmde öncelikle ulrike'nin ve sonrasında diğerlerinin intihar edebileceğini hissettirmeyi başarmışlar. o psikolojiyi karakterlere yüklemişler. alman hükümetinin, ölümlerin intihar olduğunu ilan etmesi ve aksini kabul etmemesi sanıyorum burada etkin olmuş.
peki gerçekten intihar mıydı? önce ulrike'nin ölümü ile ilgili daha sonra kendisinin de aralarında olduğu diğer raf üyelerinin sözde intihar eylemleri ile ilgili irmgard möller - kendisi yaralı olarak kurtulmuş - ile yapılan, iki ayrı röportajda söylediklerini aşağıda direk wikipedia'dan kopyalayıp yapıştırıyorum.

raf üyelerinden biri olan irmgard möller 22 yıllık tecrit cezasından sonra yaptığı bir söyleşi de şunları demiştir :
"ulrike almanya'da çok tanınan bir insandı. bir savcı şöyle bir itirafta bulunmuştu: "ulrike'yi çıldırtmalıyız ki herkes bu örgütte deliler olduğuna inansın." onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler. deli olduğunu ispatlamak için tabii. daha önce de, ulrike özgür olduğu sırada, illegalite koşullarındayken bir gazetede ulrike'nin intihar ettiği haberi çıkmıştı. 1972 başlarındaydı bu olay. intihar nedeni olarak da ulrike'nin arkadaşlarıyla anlaşmazlığa düşmesi verilmişti. ama o sırada ulrike benim yanımdaydı ve haberi beraber okumuştuk. bu haberi çok tehlikeli bulmuştuk. cezaevinde ulrike ölü bulunduğunda da aynı haber gazetede çıktı. haberde andreas ve gudrun'la ayrılığa düştüğü için intihar ettiği yazılıydı. bu haber tüm gazetelerde ve ölü bulunmasının hemen ardından çıktı. uluslararası bir araştırma komisyonu incelemeler yaptı. kendisini astığı iddia edilen havlu ile yapılan denemelerde, bunun bir insanı taşıyamayacağı ve hemen koptuğu belirlendi. yani ulrike'nin kendini o havluyla asabilmesi mümkün değildi. doktorların araştırmaları sonucunda ulrike'nin boynunun asılmadan önce kırılmış olduğu ortaya çıktı. davalar o dönem yeni başlamıştı ve deliller toplanıyordu. ulrike'nin kendisini öldürmesi için hiçbir neden yoktu."

yaralanan irmgard möller hayatta kaldı ve 1994 yılında salıverildi. ve yine yaptığı bir söyleşide şunları demiştir :
"ulrike ölü bulunduğunda tarih mayıs 1976'ydı. eylül 1977'de ben de stammheim'daydım. daha önce hamburg'da kalmış, 1977 başında stammheim'a getirilmiştim. çünkü davam başlayacaktı. açlık grevimiz sayesinde gruplar halinde kalma hakkını elde etmiştik. ben de bu gruba kondum. o sırada ulrike ölmüştü. daha sonra grup sayısının sekize çıkması için yeni bir açlık grevine başladık. bu olmadı, ama her gün birbirimizle görüşebilme hakkını kazandık. 2 eylül 1977 günü raf, işverenler sendikası schleyer'i kaçırdı. çok ünlü ve nefret edilen biriydi. ii. dünya savaşı'nda çekoslovakya'yı işgal eden kuvvetlerin içinde komutan heidrich'in asistanıydı. eski bir nazi'ydi yani. almanya'da yürütülen mücadele sırasında da sendikalara karşı tavrıyla işçilerin haklarının ellerinden alınması için çalışmıştı. raf onu 11 tutsakla değiş tokuş yapmak amacıyla kaçırmıştı. bu olay üzerine, bir arada kalırken hepimiz ayrı ayrı hücrelere konduk ve görüşmemiz yasaklandı. öncesinde ortak eşyalarımız, yemeğimiz ve kitaplarımız vardı, her şeyimiz ortaktı. bu haklar elimizden alındı ve hücreyle ilgili bir yasa çıktı. dışarıyla da ilişkimiz kesilecekti, yani ne avukat ne gazete olacaktı. hepimiz 7. kattaydık, ama ne birbirimizle ne dışarısıyla ilişkimiz vardı. ingrid schubert de 7. kata kondu ve dört kişi olduk. raf'la görüşmeler haftalarca sürdü. alman hükümeti sürekli olarak schleyer'in yaşadığına dair deliller istiyordu. raf her seferinde buna cevap verdi ve schleyer'in ölmediğini gösterdi. haftalarca hiçbir şey olmadı. alman hükümeti ve polisi bu süre içinde komandoları bulmaya ve schleyer'i kurtarmaya çalışıyordu. bu sürece bir son vermek için filistinli bir grup lufthansa uçağını kaçırdı. yani elimizde baskı aracı olarak schleyer ve lufthansa uçağı vardı. uçak bazı havaalanlarına uğradıktan sonra somali'ye indi. somali başkanı etiyopya'yla savaş halinde olduğu için alman hükümetine kendini sattı. alman özel timleri uçağa girdi, yolcuları dışarı çıkardı ve filistinli grubun üyelerini öldürdü. aynı gece stammheim'a girerek gudrun, andreas ve jan'ı öldürdüler. ben de ağır yaralandım. göğsüme birçok bıçak darbesi almıştım. bilincimi kaybetmiştim ve günler sonra hastanede kendime geldim. diğerlerinin öldüğünü orada öğrendim. ağır yaralanmıştım, zor nefes alıyordum. ölmememin nedeni de bıçağın kaburgalarıma takılmış olmasıydı. bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim. gazetelerde hemen ertesi günü tutukluların intihar ettiği haberi çıktı. neden olarak da morallerinin bozulmuş olması gösterildi. bugün bile söyledikleri bu. "intihar ettiler, çünkü hiçbiri mantıklı ve normal değildi," dediler. tabii bu doğru değildi."

--- spoiler ---

devamını okuyayım »
04.02.2012 23:41