demetrius of magnesia

  • 2507
  • 18
  • 8
  • 0
  • dün

erdoğan'ı kahkahaya boğan soru

tayyip beyin gördüğüm en gerçek halidir. bir de çocuklarla birlikteyken biraz sevecen oluyor ama o zamanlar bile hep bir kasıntılık, hep bir mutsuzluk, yoğun bir öfke.
şu hali bildiğin sevecen, sempatikmiş. bir de şimdi bak. sürekli öfkeli, sürekli diken üstünde. onca parası, pulu, makamı, sarayı var. şu andaki huzurunun onda birine sahip değil. keyif yapamıyor, içten kahkaha atamıyor, kendini gösteremiyor kimseye.

oldukça mutsuz şimdi. onca hırs, onca çaba, onca enerji nedendi acaba? değdi mi acaba? şimdi bir reklamdan suikast mesajı çıkarılan bir adam oldu. ister istemez paranoyak oldu biraz. kim dost kim düşman bilmiyor. etrafında belki gerçekten güvenebileceği biri kalmamış. belki yıllardır oturup kimseyle gerçek bir sohbet edememiş. belki yıllardır balkondan dışarıya bakarken bir kahve içememiş bir adama dönüştü.

onca emeğin boşa gitmesi değil de nedir bu? sarayın olsa ne? şöyle bir içten gülememişsin, birileriyle yıllardır bu kadar yakından muhabbet etmemişsin, yıllardır kendini korumalardan bir kafesin içine hapsetmişsin.

ben diyorum, emekli olsun gelsin bizim köye yerleşsin. bir tarla, bir ev veririz, domates eker, mis gibi yaşar işte emekliliğini. ama yok hırsına bir kere kapıldı ya, ölene kadar sonu gelmeyecek. ölene kadar bir kez daha böyle gülemeyecek. bunun bilincinde yaşamaya devam edecek ama vazgeçemeyecek, geri dönemeyecek. hep korku içinde, hep diken üstünde sürecek yaşamı.

kim bilir belki en büyük cezalardan biri de budur.
onca gücüne, malına, makamına rağmen yaşayamamaktır, kendini bir fanusa kapatmak zorunda olmaktır, diken üstünde nefes almaktır, kim bilir.

yine de ben çok üzüldüm şu sevimli halini görünce. keşke hep böyle kalsaymış. öfke kusacağına şöyle güler yüzlü olsaymış.

devamını okuyayım »
13.04.2017 00:54