demoksil

  • 22
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

özgür demirtaş

tamamen içinde bulunduğumuz çağın ruhunu yansıtan hocamız.

öncelikle şunu tespit etmek gerekir ki kendisinin sıkı bir kitlesi var ve çok seviliyor, buna saygı duymak lazım. bunu samimi olarak anlıyor, ben de saygı duyuyorum. 'istersen krem peynire tap' çizgisinde biri olarak, öznenin hak edip etmediğinden bağımsız bu durumla ilgili 3. kişilerin çok da yorum hakkı olmadığını düşünüyorum.

bunun dışında tespit edebildiğim kadarıyla benim de içinde bulunduğum, 'brand advocate' çizgisinde olmayan ancak kendisini yine de takip eden bir kitle var. yine tespit edebildiğim kadarıyla hocamız bu kitleye karşı oldukça şahin bir tutum içerisinde.

işte tam da burada başlıyor kastettiğim çağın ruhu. çünkü maalesef benim nazarımda kendisini diğer eşdeğer cv'lerden ayıran tam da bu. hocamızın maalesef like'a, retweet'e, etkileşime bağımlı hale geldiğini düşünüyorum. zira kendisi ya da buna odaklanmış gönül verenleriyle, kendisi hakkında yazılan her olumsuz yorumu yeren, olumlu yorumu öven bir tutum içerisinde. bu kendince oluşturduğu ödül/ceza sisteminin de etkileşimini artırdığını görebiliyorum.

kendisinde bilgi değil, bilgelik eksikliği olduğunu düşünüyorum. zira sosyal medya profillerinden daha yüksek bir entelektüel olduğuna neredeyse eminim. ancak yine de şaşılacak derecede vasat frekansta attığı tweet'ler, 2 saat içerisinde 2. sınıf fenomenler gibi kendini retweet etmesi açıkçası hepimizde var olan vasatlık açlığını beslemekten öte bir işe yaramıyor olabilir. örneğin aşağıdaki tweet'i, hocamın ifade ettiği şekli aynen korumaya çalıştım ancak ekşisözlük formatından ötürü büyük harften kaynaklı imla hatalarını maalesef kopya edemiyorum, virgülden sonra her satırın baş harfi büyük görmeyenler için, şiir gibi:

'özeleştiri yapamayan,
hatayı sürekli başkalarında gören,
yok olur gider.'

bundan sonraki ilk tweet'i de bu tweet'in retweeti*. yanlış anlaşılmasın, bence de yok olur gider. muhtemelen bir çok kişi için de yok olup gittiği vakadır. ancak bu tweet'i kendisinin müthiş akademik kariyerinden, tecrübelerinden süzülmüş büyülü sözcükler olarak görmemek de o kadar şaşılası bir şey değildir nihayetinde.

özet olarak, kendisi hakkında can kozanoğlu'nun medyascope tv'de 'yeni türkiye'nin hikayesi - bıçkın ve ağlak' ile ilgili söyleşide yaptığı yorumlara sonuna kadar katılıyor, bilgelik eksikliğinin kendisini gözümde gilderoy lockhart çizgisine getirdiğini belirtiyorum.

cumhurbaşkanlığı için adı falan geçmişti bir de hocamın. 'şeyh uçmaz mürit uçurur' müthiş bir söz değil mi? tam tweet atıp kendini retweet'lemelik valla.

devamını okuyayım »