demyra

  • 335
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

ezel

- dün akşam duygusal yoğunluğun tavan yaptığı, ancak bu duygusallığın içinde bu kez anne değil, mert’in olduğu bir bölüm yaşandı. sırada da baba var sanki. çocuk o kadar yıla ve soru işaretine rağmen inat ve ısrarla vazgeçmedi abisinden, ta ki son mektuba kadar. mektupta da sağlam ters köşe olduk hani. bunu ramiz'e ver diyince, aha dedim kayışı kopardı adam, plan mlan kalmadı. neyse, mevzubahis mektubu mert'e veren ezel ömer'i bir nevi bir kez daha öldürmüş oldu. sevdiklerine ihanet ederek... en kötü ihtimal...

- şimdi burda benim anlamadığım husus, annene gerçeği söylerken, mert’e neden söylemiyorsun? yani çıkıp abim gel buraya, ben ömer’im, şudur planım filan desen; hayat hem kardeşin, hem annen, hem de senin için daha kolay olmayacak mı? ya annene söyleme, ya da kardeşine de söyle...

- bizim 3 günahkarlar ömer muhabbetinden ötürü birbirilerine dalacak konuma gelmişken, ezel’in gelmesi ile aldıkları dallas pozu da gözlerden kaçmadı, çok güldüm. hele eyşan nasıl giriyor o ben bir günahkarım hallerinden, duygusal anne ya da tuttuğunu koparan iş kadını pozlarına? yani şimdi ömer için pişmansın, ölüp geberiyorsun acından da, avm’lerde alışveriş kovalamayı, o paralarla oteller yapmayı biliyorsun haspam. ikiyüzlülük nerden baksan.

- bahar’ın ördek muhabbeti güzel olmuş. ezel bahar’ın ördek metaforunu güzel yumuşattı göğsünde, güzel kontrol etti, al da at dercesine pasını verdi. hem kızı tavla, hem içli adamım ben mesajı ver; mis... lakin burda kızdan hakikaten hoşlanmaya mı başladı, hasta olduğu için acıyor mu, yoksa intikamın bir parçası mı yapacak sorusu güncelliğini koruyor. bu düğüm kolay çözülmez ezel açısından...

- ezel’in durdurak bilmeden dayı’ya diklenmesi ağırıma gidiyor arkadaş. islanmış köpek yavrusu gibi takılıyordun içeride, bu adam kol kanat gerdi sana. yetmedi hapisten çıkardı, parasını verdi, gücünü verdi, intikam için fırsat ve plan verdi... hala daha bir tırıvırı... gerçi bu diklenme durumlarından acaba senaristler foreshadowing mi yapıyor, ramiz’in gizli ajandası ayağına ezel-ramiz savaşına mı çekecekler durumu diye de kıllanmıyor değilim. inşallah yapmazlar tabii, üzülür aşk-ı memnu’ya dönerim, çok açık söylüyorum.

- geçen haftaki bölümde de "dayı’nın motivasyonunun kaynağı nedir acaba?" diye sormuştum kendi kendime. soyulan kumarhanenin sahibi, onun intikamını alacak şeklinde bir görüş var buralarda, malum. ben de bu görüşü sahiplenmiştim ama çok olası değil gibi artık. çünkü bu adam soyulan bir kumarhane için bunca emeğe, bunca masrafa katlanacak birisi değil. yani kumarhaneni soyup zengin olan bir gruptan intikam almak için birisini çok çok çok zengin yapmak. saçma. adamları kaldır, indir, bir daha kaldır, sonra sık kafalarına göm. ne uğraşacaksın. hadi diyelim ki, yaktın gemileri, sikicem ebelerini moduna girdin, ee ama ali ismini duyduğunda "hassiktir biz bu adamın kumarhanesini soyduyduk ya la?" demiyor. haliyle daha derin birşeyler var bu dayı’da ama ne? sahiden dediği gibi “ne mert, ne de ben... ben 10 yıldır sadece seni düşünüyorum” derken samimi mi? cümle de tehlikeli lan, eşcinsel mi acaba... *

- cengiz’in evinde sakladığı kasetin amacı nedir aga? yani bilmiyorum, emin değilim de, ben bir kumarhane soysam, suçu şırank diye başkasına yıksam, o soygunun tek kanıtını evde saklar mıyım? saklamam. ya ileride bir gün tmsf ile başım belaya girerse? ya evden birileri adi bir olaya karışır ve polis evimi aramak isterse... eyşan saftiriğinin bulduğunu polis mi bulamayacak? adamı öldürenin ali olduğuna dair kanıt olduğu için, ali’ye karşı kullanmak için saklıyordur da yine de ne evde saklamak, ne de oğlunun doğum tarihini kullanmak iyi bir tercih değil.

- bizim güvenlikçinin psikopat oğlu da dahil oluyor oyuna belli ki. ali ona gidince, mert’te tarlabaşı sokaklarındayken, mert’i çağırtanın ali olduğunu; bu psikopat kardeşimize mert’i öldürtmeye çalışacağını düşünmüştüm; yanıldım. lakin ali şimdi değilse bile, bir gün, bu kozu kullanmak niyetinde. o yüzden bu çocuğu yanına çekmeye çalışıyor.

- bir de hafızam beni yanıltmıyorsa, ali ilk defa ömer’le ezel arasında bir bağlantı kurduğunu açıkca ifade etti. ilk aklına gelen de, ömer’e içeride kol kanat geren birisi var, ve intikamını almak için şimdi dışarıda... o kişinin de ezel olduğunu düşünüyordu. daha sonra da ramiz’in adını öğrendi. ama o “bu adamı bul bana” hiç olmamış be senarist arkadaşlar. adam kendisi tefo’ya anlattı, bu adam oyuncu değil, oyunu icat eden adam diye. o derece tırsıyor, ama “bana bunu bul” da ne demek? halden çilek mi bulduruyorsun? sen kimsin de bu alemde bu denli danm salan, efsanevi bir isme kafa tutucan?

- dizinin mert dışındaki en önemli kısmı, kumarhane baskınını yapan herifin “o gelecek, önce senin için gelecek” demesiydi bana kalırsa, benim ekran başında benzim attı; kimbilir ali nasıl tırsmıştır. bu bahsedilen ezel gibi lanse ediliyor ama, dayı mı lan acaba? dayı olması daha büyük bir ihtimal gibi geliyor bana ama dediğim gibi kumarhanenin sahibi değilse, neden ali için gelsin? ya ramiz ezel’in davasını sahiden dediği gibi içselleştirdi, ya da başka hesaplar var. ya da ben ince görme peşindeyim, kastedilen bariz ezel’dir, bilemiyorum. kafam çok karışık be sözlük...

- anlaşmadan sonra ezel’in, ne düşünüyorsun sorusuna “bir yıl sonrasını düşünüyorum” deyişi ve gülüşü... priceless...

- herkesle beraber aynı diziyi izleyip; herkesin kafasında aşağı yukarı oluşan fikirleri; herkesin görmediğini görmüşüm gibi bir hale bürünüp deli deli anlattığım deli bir dizi bu ezel. aferin ezel, çok yaşa ezel...

devamını okuyayım »
01.12.2009 09:39