deytas

  • 1821
  • 97
  • 33
  • 0
  • dün

blade runner

sonu "incil"e göre çekilmiş filmdir.

--- spoiler ---

rutger hauer'in oynadığı replikant "roy batty" filozof gibi.
öleceğini anladığında filmin sonunda "tanrıcılık" oynuyor ve mesih isa'ya dönüşüyor.

"roy" çarmıhtaki "mesih isa" gibi yarı çıplak.. aynı "mesih isa" gibi suçlu.
sonra eline bir şey batırıyor.(yine çarmıha gönderme)

ve elinde beyaz güvercin tutuyor. (bu güvercin, tanrı'nın ruhunu yani yaşamı simgeliyor)
replikant "roy batty" ölürken güvercin yani "kutsal ruh" uçup gidiyor.

çünkü tanrı demek "yaşam" demektir. tanrısız yaşam olmaz.
"roy" ölürken bu arada "rick deckard"ın elini tutup onu ölümden kurtarıyor.

çünkü hristiyanlığın temel mottosu şu.
"tanrı'nın insana ölümsüzlük vermek için kendini feda ederek ölmesi".

" roy" tarafından kurtarılan "rick deckard" filmin bir versiyonunda şöyle diyor.

ı don't know why he saved my life.
maybe in those last moments he loved life more than he ever had before.

not just his life, anybody's life, my life.
all he'd wanted were the same answers the rest of us want.

where did ı come from? where am ı going? how long have ı got?
all ı could do was sit there and watch him die.

"roy"un bu son eylemleri filmin akışıyla uyumsuz.

çünkü "roy" filmde daha önce yaratıcısı "tyrell"ı ve başka insanları öldürmüştü.
ama öleceğini anlayınca değişti. belki de kendini değil "yaşam"ı tanrılaştırdı.

ama şu da var.
"tanrı"nın insanları kurtarmak için kullandığı"mesih isa" pek de sevgi dolu bir karakter değil.

"tanrının ruhu"na sahip "mesih isa" dünyaya ilk gelişinde acı çeker, terk edilir, haksızca suçlanır ve öldürülür.
ama "tanrı isa" ikinci gelişinde acımasız bir kişiliktedir. suikast emirleri verir, savaşlara katılır
ve kendisine acı çektirenleri yargılayıp sonsuz cezalara çarptırır.
--- spoiler ---

son olarak şunu söyleyeyim.

film uzak doğu atmosferine sahip.
"rick deckard" suşi bara gidiyor.. noodle yiyor.
etrafta çekik gözlüler dolaşıyor. japonca tabelalar ve dev japonca reklamlar var.

yani filmin sonu budist kültüre göre de çekilebilirdi.

bu durumda "roy" eline "yaşam-ölüm-yeniden yaşam" döngüsünü simgeleyen lotus çiçeği alıp
bir ağacın altına oturacak ve ölünce safkan enerjiye dönüşüp sonsuzluğa uzanacaktı.
böylece artık dünyaya dönüp tekrar tekrar acı çekmek zorunda kalmayacaktı.

ama budizm'e ait böyle "bireysel ve bencilce" bir ölüm filme pek uygun değil.
zaten film "post apokaliptik" bir atmosferde geçiyor. tüm hayvanlar ve bitkiler ölmüş.

devamını okuyayım »
02.01.2018 04:11