diesel1907

  • 164
  • 6
  • 3
  • 0
  • 4 gün önce

dünya nüfusunun azalması gerekliliği

dunya nufusu bir sekilde azalir da bu burada soylendigi gibi savasla veya hastalik yayarak gerceklesmez. evrim teorisinin de gosterdigi gibi canlilarin dunyadaki en buyuk hedefi hayatta kalabilmek ve genlerini bir sonraki nesle aktarabilmektir. bu durumda canlilarin en buyuk hedefi genlerini bir sonraki nesle aktarabilecek kadar hayatta kalabilmektir. bunun konumuzla ilgisini birkac ornekle aciklayayim.

abd'de 11 eylul'den 9 ay sonra, turkiye'de de 17 agustos depreminden 9 ay sonra bebek dogumlarinda bir patlama yasandi. genelde ulkelerde travmatik olaylar yasandiktan 9 ay sonra bebek dogum sayilarinda cok buyuk artis gozlemleniyor cunku insanlar da dogadaki tum canlilar gibi varliklarini tehdit altinda gorduklerinde ureme icgudusuyle donatilmis durumdalar.

mesela ikinci dunya savasi bittikten hemen sonra avrupa ve abd'de 100 milyondan fazla cocuk dunyaya gelmis ve bu nesile "baby boomers" adi verilmis. savasin travmasindan dolayi insanlarin ureme orani savas oncesine gore 3 kat artis gostermis ve bunun eski normallere donmesi en az 20 yil surmus.

bunun tam tersi de mevcut. mesela hindistan'da cocuk olumlerinin cok yuksek oldugu bir kasabaya tam tesekkullu ve son teknoloji urunu yeni bir hastane yapiliyor ve cocuk olumleri birden bire dusmeye basliyor. bundan sonraki yillarda insanlarin hamile kalma orani da buyuk bir dususe geciyor. ayni sekilde afrika'da savaslarin bitip baris ortami olan ve cocuk olumlerinin azaldigi ulkelerde hamilelik oranlarinin da azaldigi biliniyor.

bugun dunyada en huzurlu, refah dolu ve sakin ulkeler en dusuk dogum oranlarina sahiptir cunku insanlar belli bir rahata ulasinca maslow'un ihtiyaclar hiyerarsisinin gosterdigi gibi ureme disindaki durtulere oncelik verirler. bugun afganistan gibi surekli savasla bogusan yerlerde ortalama dogum orani 5-6'yken isvec, norvec gibi ulkelerde 1-2 olmasi sasirtmamalidir.

suriye'deki savastan kacan multecilerin bu halleriyle daha fazla cocuk sahibi olmasinin sebebi de bu bahsettigim teoridir. insanlar belli travmalar yasayip kendi varliklarini tehdit altinda gorduklerinde ureme durtuleri artiyor.

bugun bir hastalik salgini veya savas olursa ilk etapta dunyanin nufusu biraz azalsa da uzun vadede daha ivmeli bir sekilde artacaktir. bunun yerine tum dunyaya refah, sukunet, baris ve huzur ortami gelse dunya nufusu hizla dusmeye baslayacaktir cunku insanlar kendilerini tehdit altinda gormedikleri icin daha az cocuk sahibi olacaktir.

surekli cocuk olumlerinin oldugu, hastalik salgininin yasandigi, savaslarla gecen bir toprakta genlerinizi bir sonraki nesle aktarabilmek icin belki 6-7 cocuk yapmaniz gerekecektir ama huzur ve refahla dolu bir yerde 1 cocuk bile bu is icin yeterli olacagi icin ureme durtuleri arka plana atilacaktir.

1979'dan beri ic savasla bogusan ve 2001'den beri amerikan isgali altindaki afganistan'da nufus 15 milyondan 37 milyona firlamis. 2003'ten beri savas halindeki irak'ta 15 yil gibi kisa bir surede nufus 26 milyondan 32 milyona firlamis. dunyada en yuksek dogum oranina sahip ulkeler ayni zamanda en fazla cocuk olumunun yasandigi ulkelerken dunyada en dusuk dogum oranina sahip olan ulkeler en dusuk cocuk olumu oranina sahipler. bu sadece ulkeler bazinda degil ayni ulkenin cesitli sehirlerinde bile elde edilen bir veri. mesela abd'de cocuk olumlerinin en yuksek oldugu eyaletler ayni zamanda dogum oraninin da en yuksek oldugu eyaletler. cocuk vefat oraninin en yuksek oldugu demografik gruplar (mesela guney eyaletlerinde yasayan siyahiler) ayni zamanda en yuksek dogum oranina da sahipler.

bu yuzden dunyanin nufusunu azaltmak istiyorsak savas ve hastalik salginindan ziyadet baris ve refah ortami saglamak lazim.

devamını okuyayım »
20.08.2018 09:12