doriyy

  • 382
  • 130
  • 6
  • 0
  • evvelsi gün

meritokrasi nedir

yetenekli, zeki, azimli, çalışkan, istikrarlı,başarılı ve bunun yanında dürüstlük gibi kıymetli özellikleri taşıyanların hiyerarşide liyakata *yani kendisine iş verilmeye uygunluğunu kanıtlamış insanların yükseleceklerini ve yönetme gücünün elinde bulundurması gerektiğini açıklayan sistem.

meritokrasi; tarih boyunca insanoğlunun karşılaştığı en farklı yönetim biçimidir. çünkü farklı bir dayanağa sahiptir. soyluluk, zenginlik, rütbe ya da dine göre verilmez, yönetimi elde tutma yetkisi ;tamamen kişinin yönetim beceresine, bu alanda sahip olduğunu kanıtladığı bilgilere göre verilir.

tanımımızı yaptıktan sonra bu kavramı hangi herif ortaya çıkarmış ona bakalım. michail young adlı bir herif oturmuş 1958 yılında demiş ki işte ben bir kitap yazayım,kendisi sosyolog. latince: meritum (türkçeye liyakat olarak geçer.) ile yunanca kratein* (sporcu tozu değil.)(modern yunanca: güç) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. herneyse bu herif; bu fikrini ilk defa “meritokrasi’nin yükselişi” adlı kitapta (ya hu şimdi kitap başlığı da komik) bakınız: görsel anlatmış. kitap

ama young, kitabında meritokrasinin olumlu ve ideal bir yönetim biçimi olduğunu düşünmemiş ve demiş ki young, meritokrasi ile yönetilen toplumların elitlerin egemenliğine neden olacağını savunmuş. (yani dağdaki çobana ne olacaaaaaağğğ demiş.)

aslında meritokrasi kavramı tarihi olarak çooooğğğğ eskilere (develer tellal iken miydi pireler de berber iken işte o zamanlardan daha eskilre...) dayanır. milattan önce 6. yüzyılda ünlü çinli hem de bilge filozof konfüçyus düşünmüş taşınmış , sakalını karıştırmış ,hanedan olabilmek için kan bağına dayanmayan, adayları bir takım testler ve sınavlara tabi tutmuş .bir liyakat sistemi geliştirmiş hımmmm...işin ilginci uygulamaya da geçmiş ve başarılı olmuş yıllarca...

bir de devlet kitabıyla ünlü plato şu görselde anlatmıştır derdini kısaca; görsel heykel plato(devletlerin veya insanlığın başından bela asla eksik olmayacaktır. ta ki, filozoflar kral olana kadar. ya da şimdi kral dediğimiz yöneticilerin gerçek birer filozofa dönüşene kadar.) ( okkalı laf etmiştir kendisi, gelecekte de kullandığımızdan haberi olsaydı keşke...)
neyse işte bu sitemi osmanlı devşirme sistemi , napoleon bonapart , ve günümüz abd'nin uyguladığı sistemdir. bonapart iyi de bir laf etmiştir. "fırsat olmadan yetenek hiçbir şeydir."diye konuşarak aslında meritokrasinin, yetenekli olsabir insanın karşına şans ve fırsat çıkmazsa o yetenek de çöptür.*

bu sistem nasıl doğru işler, diye akıllara soru gelmiyor da değil. düzgün işlemesi için herkesin doğduğunda eşit şartlara sahip olması gerekir. eşit sartlar olmadan da elit bir zümre oluşur tabi ki, bu da meritokrasiye ters olur. dağdaki çobanın suçu ne şimdi değil mi? dağda doğmuş olması mı? fırsatı olmaması mı? bu çoban diyelim tüm sorumluluklarını yerine getirse bile , varlıklı ve eğitimli rakiplerinden yine eksik skoru olacaktır. yani bu sistem tamamen eşit şartlar altında doğulduğunda etkili olur.
t: meritokrasi bilen insan çekiciliği miydi. neydi*(acınası haldesin o kadar da abartma kuzum...)

devamını okuyayım »