dostoyevskiyikenaraitensubay

  • 76
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

sinek

kabak koyunda psychedelic köfte yapan ve lakabı sinek olan insan'dır. sinek kimseye adıyla hitap etmez, herkes onun için insan'dır.

sinek, şuana kadar karşılaşıp tanıştığım insanlar arasından en garip, en ilginç olanıdır. iq değerinin 290 civarında olduğunu düşünüyorum.

sinek servis edeceği her şeye büyük bir ilgi gösterir. pişirdiği her et&tavuk yada psychedelic köfte bir diğerinden farklıdır. sineğin mangalında pişen her şey kendi değimi ile spesiyaldir.

kendisine neden sinek dendiğini bilmiyorum ama karavanının üzerinde grafiti tekniği ile çizilmiş - gerçekten mükemmel bir çizim, bir fransız arkadaşının çizdiğini söylemişti - büyük bir sinek resmi vardır.

sinek'in köftecisinde psychedelic trance müzik hiç susmaz, eğer başka müşteriler varsa çalan şarkı değiştirilmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez. eğer değiştirmeyi teklif ederseniz alacağınız cevap ''insanların moduyla oynama'' olur.

sinekte yediniz köfte bambaşkadır. yemeğinizi bitirdikten sonra ışıklar kapanır, zaten bomboş bir arazin ortasında olduğunuz için ortamı aydınlatan tek ışık, mangalın arada sineğin körüklediği alevidir. gözleriniz karanlığa alıştığı zaman lazerler ve led ışıklar açılır. ışıklar hemen üzerinizde ki karavan tentesine vurur ve değişik şekillere bürünürler, yanıp söner ve renk değiştirirler. karavana doğru vuran bir başka kırmızı ışık vardır. birden müzik sizi kontrol altına alır ve çizilmiş olan sineğe odaklanırsınız. sineğin gözleri o kadar korkunçtur ki sizi içine çeker, adeta gözlerin içinde size doğru yürüyen bir sauron görürsünüz. `:the hobbit: the desolation of smaug`. tüyleriniz diken diken olur. sinek sizinle sohbet etmeye, sorular sormaya başlar. kurduğu her cümlenin her kelimesi bir metafordur. sineğin ağzından çıkan cümlelerin hiçbirinin tek anlamı yoktur hepsi farklı bir şekilde yorumlanabilir. eminim sinekle 48 saat süre aynı ortamda takılmayı başarabilen 'insan' hafiften kafayı sıyırmaya başlayacaktır.

çok değişik insandır bu sinek ama hakkında ne kadar ayrıntı verilse, ne kadar garip olduğundan bahsedilse, oturup sinekle iki dakika muhabbet etmeden söylenenlerin hiçbirine inanmazsınız ve onunla tanışana kadar 'ne kadar garip olabilir ki yea' diye düşünür sonra unutursunuz.

devamını okuyayım »