doymamis cocuga mektup

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (509)
  • 2146
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

hacca gitmiş birinin hırsızlık yapacağına inanmak

oooo, calistigim yerden gelmis.

eski ev sahiplerim yasli bir cift, turk, musluman, camiden, mescitten ayaklari cikmayan, ailecek dugunlerini islami cemaatlerde yapan, abdestli, namazli, agizlarindan 'allah, kuran, kitap, sevap' vs.yi dusurmeyen bir insan profili. hah, anladiniz.

bunlar 40 yildir almanya'da, alman vatandasi, biz de nispeten yeniyiz. almanya'da kiracilik basli basina bir uzmanlik gerektiren bir konu, yani cok ayrintili yasal cerceveler var. ev sahibi evi verirken evin durumu ile ilgili bir protokol yapmak zorunda, evde bozuk aksak kirik dokuk ne varsa bu protokolde yazili olmali, ev sahibi evi boyasi yeni yapilmis vermeli, evde aksayan islerle ilgili kendi sorumluluklari belli, yani ampul patlayinca evet kiraci degistiriyor, ama ornegin borularla ilgili, elektrikle ilgili bir problem olursa ev sahibi en kisa zamanda cozmek zorunda. yakit ve aidat giderleri sene sonu hesaplaniyor, bir yil boyunca odenen sabit bir aidat var. kiracinin masrafi daha az olduysa, ornegin daha az yakit, sicak su kullandiysa ve yillik bazda odedigi miktar harcadigindan fazlaysa ev sahibi fazla odenen miktari geri vermek zorunda.

tersi de dogru. kiraci odediginden fazla harcadiysa, sene sonunda kalan miktari odemek zorunda. genelde bir onceki yilin faturasi mart gibi geliyor, yani 2012 faturasi 2013 martta geliyor. 2013 mayis vergi beyannamesinde de bu faturalar kullaniliyor. 2012 faturasi 2013 sonuna kadar gelmezse, kiraci ek odeme yapmak zorunda degil, yani bu faturalarla ilgili yasal itiraz suresi bir yil. 2012 yili ile ilgili 2013 bittikten sonra iki taraf birbirinden birsey talep edemiyor.

bu onbilgileri verdikten sonra gelelim bizim uyanik hacilara.

almanya'da yeniydik, ustelik eve tasindigimizda 8 aylik hamileydim.
'biz evi boyali vermiyoruz' dediler, koyu cingene pembesi bir salon, bebek boku sarisi antre, fistik yesili koridor, koyu mavi yatak odasi, ve sarili, pembeli, turunculu cicekli bir duvar kagidi ile bezenmis cocuk odasindan bahsediyorum size ve abartmiyorum. evin duvar renkleri bu sekildeydi.

esim 'tamam' dedi, 'duvarlari ben boyarim', ama tavsiye uzerine duvarlari kendimiz boyadigimiza dair yazili bir belge talep ettik. bundan kacindilar. boya malzemeleri faturalarimizi tuttuk, esim duvarlari boyarken videoya aldik, cunku bize yazili onay vermek istememeleri tuhaf geldi. evi verirken evin durumu ve gaz, su, elektrik sayaclarinin uzerindeki numaralara kadar yazili bir belge veriliyormus, bunu bilmiyorduk. bizimkiler boyle bir belge yapmadiklari gibi, elektrik saati numarasini da yanlis verdiler, bir yil boyunca yan komsunun elektrigini odedik.

eve tasindik, esim iste. ben de 8.5 aylik hamileyim ve evde yalnizim, bir patlama sesi geldi, ardindan elektrikler kesildi. esimi aradim, ev sahibini aradik falan, elektrikci geldi, mutfakta prizin arkasinda duvarin icinde kablolar yanmis. duvarin o kismi kararmis oldugu icin cabuk anlasildi. evde her bir bolum icin sigorta takili olmali, ha bu sigortalar var, ama hepsini tek sigortaya baglamislar. tabi biz bunu da bilmiyorduk, evde ampuller patlayip duruyordu, taktiktan sonra bir ampulun suresi en fazla bir aydi, sonra patliyordu. (darisi ulkemin basina!)

elektrikci istiyorduk, gelen elektrikciye 'bizim elektrikli esyalardan kaynaklanip kaynaklanmadigini' soruyorlardi, elektrikci 'sanmiyorum, bunu zaten goremiyorum cunku sigortalar yanlis baglanmis' diyordu, bunu bize 'esyalardan olabilir, bakmamiz lazim' seklinde ceviriyorlardi.

duvara monte sifon kapaklari var hani bildiniz, aha onlar dustu, yani sifona basmak icin kullandiginiz hareketli parca. kirilmadilar, bozulmadilar, dustuler. markasiz, modelsiz, ucuz ve eski oldugu icin yenileri bulunamadi. eve en az 4 tesisatci geldi ve hepsi ayni seyi soyledi. bu durumda yapilacak is duvari kirip sifon mekanizmasini toptan degistirmek. tabi biz ev sahibimiz bu islem icin para vermeye razi oluncaya kadar samandira kolu gibi zimbirtalara basarak kullandik sifonu. 'sifonlari yaptirin' diye yazili soylemedik, ayni binadaydik, turktuk, ne gerek vardi. velhasil o sifonlar oylece kaldi, yaptirmadilar.

2011 ek faturasi 970 euroydu, 2012 martta buyuk bir sevkle verdiler bize bu faturayi. ıki taksitle odeyelim dedik, bunu ajitasyon yapmak icin soylemiyorum ama o parayi toplamamiz pek kolay olmadi. ıkinci taksit icin mayista kapimizi caldiginda, 'benim hesabimdan o para cekildi, biz de tatile gidicez, onun icin onumuzdeki hafta odeyin.' diye gelmisti. cocuga gelen altinlar vardi uc bes, onlari bozdurduk, topladik bir sekilde odedik. 2011 faturasi ayrintiliydi, bir baktik ki odalardan birinde bir sefer en ust derecesinde gunlerce acik unuttugumuz kalorifer faturayi kabartmis.

2012de daha dikkatli olduk, ev sicakti zaten, cocuk odasi haric kalorifer hemen hemen hic yakmadik. 2012 faturasi 2013 martta gelecekti ya, gelmedi. bu arada ben 2011 faturasini da kaybetmistim, vergi beyannamesinde kullanmak icin 2011 faturasini tekrar istedim. 2012 faturasini sordum, 'bize de gelmedi' diye gevelediler. komsulara sorduk, onlara gelmisti. neyse, sene sonuna kadar bekledik, kasim ayi oldu fatura hala yok. ıstedik tekrar, bize ayrintisiz, uzerinde hangi ev oldugunu bile goremedigimiz 1200 kusur euroluk tek sayfa bir fatura geldi. 2011 faturasi da bu kez ayrintisizdi. bilenler bilir, almanya'da sadece bina numaralari yazilir adrese, daire numarasi diye birsey yoktur. kendileri de ayni binada oldugu ve her iki evin faturasi da kendi adlarina ayni adrese oldugu icin biz faturanin bize ait oldugundan emin olamadik.

biz kalorifer yakmiyoruz, bu nedir diye sorduk. ayrinti istedik. 'ayrinti yok' dediler, '2011 faturasinda, kaybettigim faturada ayrinti vardi, eminim' dedim. bu fatura isleriyle ugrasan kizkardesi, 'ben ayrinti diye birsey ilk kez duyuyorum, bana da ayrinti gelmiyor, ama oduyorum, yanlis hatirliyorsunuz, gecen sene de ayrinti falan yoktu' dedi. 'peki bizim kucucuk evimize 1200 euro geldiyse, size ne kadar geldi?' diye sorduk, 'bilmiyoruz, bakmadik, hatirlamiyoruz, vik bik' yaptilar, bir cevap alamadik.

bilmedigimiz ve onlarin da bizim bilmedigimizi bildikleri sey suydu, ayrinti gormedigin faturayi odemek zorunda degilsin. kanunen ayrinti gormeye ve itiraz etmeye hakkin var. ayrinti yoksa, odeme de yok, bitti.
yani isinma faturasi ayrintisi diyince sok olmus, hic duymamis numarasi yapan haci ev sahibimiz ve kardesleri 40 yildir almanya'da yasiyor dostlar.

neyse o 1200 euroyu da catir catir odedik. 2013 faturasi martta butun komsulara geldi, bize halen gelmis degil.

su ana kadar okuduysaniz sabriniza saglik, ama daha devami var.

gectigimiz aylarda is degisikligi sebebi ile baska bir sehire tasinmamiz gerekti. isverenim en kisa surede baslamami istedi. biz de ev sahibiyle aramizdaki isleri ille de almanlar gibi halletmeme aliskanligimiza guvenerek, uc ay yerine iki ay onceden cikmak istedigimizi bildirdik. kanun soyle isliyor, atiyorum mart sonu evden cikmak istiyorsun, yasal ihbar suren uc ay, ocak ayinin 3. is gunune kadar. fakat biz aramizdaki 'gevseklige' guvenerek (yani alman bir kiracilari olsaydi her seyi catir catir yaziyla bildirir, yapilmayan hersey icin de kira indirimine, mahkemeye falan giderdi.) gittik yanlarina, anlattik durumu, olay agustosun basinda oluyor, eylul sonunda cikmak istedigimizi soyledik.

kabul ettiler, tamam problem degil dediler. bu arada turkiyeye tatile gideceklerdi, esim tadilat falan yaptirmak istiyorlarsa biz evdeyken yaptirabileceklerini, bu islerle ilgilenebilecegimizi, kendileri yokken yardimci olabilecegimizi falan soyledi. sifon kapaklari icin tesisatci aradik, vs.

tesisatci meselesi ile ilgili gorusmeye gitmisken yanina, kadin 'bize bir kira kontrati iptali yazisi verir misin? almanlar bana akil verdiler, kafami karistirdilar, sonra evden bizi atti diye beni mahkemeye verirsiniz diye korktum, bir yazi verin icim rahat etsin' dedi, butun o 'hasta, yasli ve haci teyze' ayaklariyla.
'ya teyze ne sacmalik, olur mu oyle sey, hem biz neyi yazili verdik de bunu yazili istiyorsun' dedim.
'ya zaten o cekmecede duracak, hem ben sizden ekim kirasi isteyecek kadar gaddar miyim canim, siz benim cocuklarimsiniz, gideceginize uzuluyorum bi taraftan, ziyaretime gelin e mi, bizim ev buyuk, bir odayi hazirlariz, kalirsiniz' falan fistan diye diye kestigi rolu bir gormeliydiniz.

yaziyi hazirlayip verdiiiim.
hacilar turkiye'ye gittiiii.
kizi ve damadi bizi anahtar teslimi icin aradi, ne zaman tasinacagimizi ogrenmek icin.
anahtar teslimini konustuk.
kendisiyle de konustuk, tesisatcilar bizi ekti, gelmediler ne yapalim falan fistan diye.
sonra agustos sonunda yeni evimizi tuttuk.
haci teyze 'evi tuttunuz mu?' diye sordu telefonda, evet dedik.
eylul basinda bize avukattan bir mektup geldi, muvekilleri haci teyze ve haci amca, kasim sonuna kadar kira istiyorlardi.

aradik kendisini, telefonlarini acmadi.
esim damadini aradi, 'anahtar teslimine siz mi geleceksiniz esiniz mi?' diye sordu once, adam kendisinin anahtar teslimi icin gelecegini teyit etti. esim, avukattan bir mektup aldigimizi ve sasirdigimizi, ev sahibine ulasamadigimizi, bizi aramasini, bir yanlis anlasilma var gibi durdugunu falan soyledi.

tabi bu ise yaramayinca biz de avukata gittik, olan biteni anlattik.
avukat, ev sahibimizin sorumsuzluklariyla, elektrik meselesiyle, sifon kapaklariyla, anahtar teslimi konusmalarimizla ilgili herseyi avukatlarina yazdi. kanunen anahtar teslimi istemek, ayrilma tarihimizi kabul etmek anlamina geliyormus. avukatimiz 'anahtar teslimine kimse gelmese de, zarfa koyun, sahitler huzurunda posta kutusuna birakin, ekimden itibaren de kira falan odemeyin' dedi. biz de aynen oyle yaptik.

dun karsi tarafin avukatindan bir mektup aldim.
haci teyze ve haci amca kira kontratini yasal suresinden once sonlandirmamizi 'asla' kabul etmemisler.
asla bize boyle birsey soylememisler.
asla 'iptal yazisi' istememisler, boyle birsey hic olmamis. tatillerinden once cocugumuzu da alip gitmisiz, soylemisiz, onlar da hic yorum yapmamislar.
anahtar teslimi konusunda hic konusmamisiz, gotumuzden atiyormusuz.
ayni sekilde, tadilatlar konusu da hic gundeme gelmemis.
haci teyze ve haci amca ekim ve kasim kirasini bu ayin 18ine kadar istiyorlarmis.
2012 faturasinin ayrintisini, yasal itiraz suresi gectigi icin vermek zorunda degillermis. (bkz: vermicem de vermicem)
sifon kapaklarini kendimiz killigina kirmisiz. dolayisiyla sifonlarin yenilenmesi konusunda maddi talepleri varmis.
esim damadini aradiginda cok kavgaci konusmus, damadi telefonu kapatmak zorunda kalmis, kizi ve damadi sahitmis.
elektrik meselesi de neymis, niye simdi bunu mevzubahis yapmisiz ki, anlamamislar.

yani dostlar, hacca gitmis birinin haci olmayi gunahlarina guzel bir ortu olarak kullandigini tecrubeyle biliyorum, inanmiyorum bak, biliyorum.

'islami asagiliyorsunuz' diye cemkiren dinibutun musluman, sen asil diliyle islami kullana kullana, dini ayaklari altina alan serefsizlere cemkir. islamin dusmanlari biz degiliz, onlar.

tanim: hacci hirsizlik yapabilmek, dolandirabilmek, yalan soyleyebilmek icin kilif gibi kullananlarin oldugu yerlerde normaldir.

debe ve ozel mesajlar editi: dunden bu yana pek cok gecmis olsun dilegi ve ozelden pek cok mesaj aldim. hepsini elimden geldigince cevaplamaya calistim. bu baslik, gercekten onlarin avukatina cevaben kendi avukatimiza iletmek uzere 4 sayfayi bulan bir mektup yazmamin hemen ardindan denk geldi. ne butun hacilar, ne butun turkler, ne butun almancilara haksizlik etmek istemedigim icin, soranlara 'bu gibi olaylari cok yasadigimizi' soyledim hep. hakkaten de almani, turku, ateisti, alevisi, muslumani, vs.si, bu ulkede dikkatli olmamanin bedelini odetiyorlar. boyle bir genelleme cikarmamayi buraya eklemesem icim rahat etmezdi. diger bir nokta, bu ulkede bu tip olaylara hic kimse sasirmiyor artik.

o yuzden bu kadar ilgi cekecegini, debeye girecegini, ozel mesajla bu sayida yazarin gecmis olsun diyecegini tahmin etmemistim, cok mutlu oldum ve cok umitlendim ulkem adina, bizler hala cok guzel insanlariz ve bizler sandigimizdan, sandiklarindan cokuz.

hepiniz sagolun, varolun, elinize, yureginize saglik.

devamını okuyayım »
08.11.2014 13:03