dragonlady

  • 2276
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

2 nisan 2014 şili depremi

lise coğrafya bilgilerimle coğrafik açıdan kolayca açıklayabildiğim olay.

başa edit: önce şili haritasına bakmakta fayda var.

şili'nin deniz kıyısı tektonik hareketlere sahiptir, çünkü bir dalma-batma zonu bulunur. o yüzden şili'nin doğusu kuzey-güney ekseninde sıradağlardan oluşmaktadır. çünkü deniz kıyısının hemen altı keskin bir uçurumdur aslında, çünkü tektonik hareketler sebebiyle denizin altındaki levha, karanın altındaki levhaya batmaktadır ve bu durumda şili'nin doğusunun düzenli olarak yükselmesine sebebiyet verir. tıpkı everest'i oluşturan etken gibi, burada da latin amerika levhasının batısında böyle bir sıradağ bulunmaktadır. deniz kıyısından batan levhadır bunun sebebi belirttiğimiz üzere.

peki neden levhalar kıpırdar?

levhaların kıpırdaması aslında dünya çekirdeği ve çevresindeki magmanın sıcak ve sıvı şeklinde olmasındandır. eğer big bang teorisini kabul ediyor olursak(başka kuvvetli teori yok), dünya güneşten koptu ve hala çekirdeği yanmaya devam etmekte bu sebepten. fakat soğuklukla karşılaşan kabuk, katılaşmakta, ki biz de bu katı cisme toprak diyoruz.

fizikte ısı, molekülleri her zaman hareket ettirir. havayı nasıl ısıtınca yukarı yükseliyorsa aynı prensip burada da geçerli. toprak magmaya göre çok soğuktur. yerin altına girer, çekirdeğe yaklaşır, ısındıkça ısınır, magmaya dönüşür ve yukarı çıkmak ister. işte bunların yaşattığı kıpırdamalara deprem denilir.

bu bir döngüdür. bu döngünün yeryüzündeki kısmına işte levha denir. levhanın kıpırdaması, aslında bir enerji boşalmasıdır, nam-ı diğer depremdir. böylesine büyük kitlelerin hareket edebilmesi, sürtünme direncinin aşılmasıyla olur. o direnci aşacak güç, levhalarda devamlı birikir. daha sonra patlar ve deprem meydana gelir.

işte böyle büyük levhaların sınırlarında böylesine büyük depremler yaşanabilir. şili depremi de bunlardan biridir. türkiye'nin bulunduğu konum itibariyle bu kadar büyük deprem şiddetine rastlanması mümkün değil idi yanlış hatırlamıyorsam.

bu arada her an deprem oluyor küçük küçük ve biz bunları hissetmiyoruz. çünkü farklı farklı levha grupları var büyük küçük vs. kandilli rasathanesinin sitesinden bu depremlerin raporlarına bakabilirsiniz.

bu değerli bilgilerden sonra, beklenen büyük istanbul depremine değinmezsek olmaz.

efem şimdi bizde durum biraz daha farklı. biz nedense levha adını kullanmıyoruz, fay hattı diyoruz. belki kavramlar farklıdır bilemiyorum ama durumu izah edeyim naçizane.

bizim fay hattı, yani levhanın kırıldığı noktaların birleşmesiyle oluşan doğru, ülkenin doğu-batı ekseninde, karadeniz bölgemizin hemen altında. enerji boşalmaları da doğudan batıya doğru kaymakta. eskiden erzincan/erzurum civarlarında kırılan fay, artık en son gölcük civarında kırıldı ve şu an istanbul'a çok yakın bir yerde kırılması bekleniyor. bu deprem serisi böyle batıya doğru ilerliyor. doğu-batı eksenli bu deprem serisinin bu noktası istanbul'a denk gelmiş vaziyette. bu durumda aslında yukarıda anlattığım prosedür izlenecek. kıpırdamak isteyen toprak parçasına(levha) sürtünme kuvveti devamlı engel olmakta. levhanın kıpırdama isteği, sürtünmeden büyük olduğu zaman, çat diye deprem oluyor.

aslında deprem gibi mükemmel ve kusursuz bir doğa olayını yaşamak beni çok tatmin ediyor. bu endonezya'yı tsunami vurmasının sebebi, tamamen yukarıda anlattığım durumdur ve bu olayda avustralya kıtası 600 metre kuzeye kaymıştır. avustralya kıtasının bulunduğu levha kuzeyde hindistan'ın oralarda batmaya başlar ve everest tepesi'nin de bulunduğu himalayalar'ı oluşturur. allah aşkına ya bunlar ne güzel olaylardır :)

ama birkaç tane şerefsiz müteahhidin yediği bok yüzünden bu doğa olayını herkes başka türlü anıyor. bizim ülkemizde deprem ile ölüm iç içe geçmiş vaziyette ve ben bu duruma çok üzülüyorum. yine binlerce insan ölecek, onu da hepimiz biliyoruz. ama işte fakir ülke olmak böyle bir netice doğuruyor. yarını kurtarmak yerine insanlar günü kurtarıyor.

not: sağ ol ibrahim hoca, çok güzel öğretmişsin.

edit: temmuz soğuğu'ndan gelen mesaj:

"ellerine sağlık güzel olmuş ancak hatalar var. magmanın soğumasıyla oluşan yapı toprak değil kayaçtır. toprak ise kayaçların üzerini örten boşluklu bir tekstüre sahip, kalınlığı 30 m'yi bulan bir örtüdür. magmayla arasındaki geriye kalan 35 km'lik bölümü kayaçlar, yer altı suları vb şeyler doldurur.

fay ile levha aynı şeyler değil. levhalar ana kıta çekirdeklerini oluştururlar. fayın ise sözlük anlamı kırıktır. yani bu levhaların sınırlarında ya da üzerlerinde oluşan kırıklar. genellikle sınırlarda oluşurlar. yani dalma-batma zonlarında."

devamını okuyayım »
02.04.2014 04:47