dumspirospero

  • şekerpare (677)
  • 673
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

bora uzer

17 yasımın verdigi deli kan damarlarımda durmazken, bi bodrum gecesi "gece gezmelerini" benden daha iyi bilen bikac kız arkadasımla kangroove diye, daha once hic duymadıgım, ama cok guzel muzik yaptıgı solenen bi grubu meshur mavi'de dinlemeye gittik..tıkıs tıkıs oturduk, soradan yıllar yılı suregelecek olan bi gelenegin ilk adımını atıp cardinal melon soledik kendimize.. bekledik bekledik biraz..sora 4 tane adam cıktı sahneye..baya yakısıklı, baya cool, baya havalı 4 tane genc adam.. ilk duydugum sarkı stevie wonder, all i do oldu, hic unutmuyorum.. sora jamiroquai, sora michael jackson.. bana o gecenin gunduzunde en sevdigin 3 sarkıcı sole deseler bende bu ucunu solerdim zaten.. agzım acık, gozlerim acık, kulaklarım acık inanamadan dinledim bu adamı..

-bole insanlar mı varmıs, hemde turkiye'deler miymis, nası olmus da cok meshur olamamislar hala, aa ayakkabıları ne guzel, bu adam zıplamayı hic kesmicek mi, ay bi cardinal daha, ay bana da, saat kac, bize ne saatten ya, daha kac sarkı solerler acaba, hic bitmese bu gece?-

diye diye bitti gece.

konser bitti. herkes dagıldı, bu 4 genc adamın da anında bi kızlar sardı etrafını tabii..hadi toparlanalım gunes dogdu derken, ben bi dakka bi dakka tuvalet diye kıvranırken bi anda 17 yasımın ve kanımdaki alkolun bana verdigi yetkiye dayanarak tuvalet kuyrugunda bekleyen bora'nın yanına gidip gayet normal bi sekilde - "pardon siz gercek misiniz?" dedim . o da gulup "evet??" dedi..sanki etrafta herkes her gun bana stevie gibi all i do, jay kay gibi love foolosphy soluyomus gibi.. nası becerdigimi hatırlamıorum ama, tuvalet kuyrugundan geri dondugumde "ben borayla tanıstım" ego'm tavanlara vurmustu...

o yazın geri kalan her gecesi mavinin ayni masasında, ayni sarkıları dinleyerek gecti..
soraki bi suru yaz gibi..
butun bu gecen zamanda benim ego'm yerine geldi, borayla konusmak, sabahın 5inde acaip acaip seylerden bahsetmek normal oldu, en azından bora'nın da gercek oldugunu bana gosterdi..

sora zaman gecti, zaman degisti, bora londradan dondu, turkce albumunu cıkardı, ben universite mezunu oldum, parise yerlestim.. sora bi gun parise gelen bi arkadasım bana bavulundan bi album cıkartıp "iyi bi turkce album ister misin?" dedi. ben 10 metreden cdnin kapagındaki renklerden bora'nın albumu oldugunu anladım.
taktım, dinlemeye basladım..

yıllar sora bu muzik, bu ses tabi ki cok hosuma gitti. 17 yasım, cardinal melon tadına karıstı..
ama dinle dinle, sanki daha tam yerine oturmadı..
sanki onun olması gereken yer sahneymis gibi, onun sesini duydugumda karsımda zıplayıp durması gerekiomus gibi...sanki onun sesi elektronik bisilerin icine sıgmazmıs gibi...
ama gene de...
gene de guzel iste! ellerine saglık.

devamını okuyayım »
02.04.2009 21:25